onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. Yargıtay, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, taşınmazın değerinin tespitinin dava tarihindeki resmi verilere göre yapılması gerektiğine hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın değerini belirlerken 2017 yılı verilerini kullanmış, bu durum Yargıtay tarafından hatalı bulunarak kararın bozulmasına neden olmuştur.

Yargıtay, taşınmazın değerlendirilmesinde 2018 yılı resmi verilerinin dikkate alınması gerektiğini vurgulamış, ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınan raporların eksik inceleme ile değerlendirildiğini belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesi, bozma ilamına uygun olarak yeniden yargılama yaparak davanın kabulüne karar vermiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacı idarenin fazladan depo ettiği bedelin hatalı gösterilmesi nedeniyle kararı düzelterek onamış, temyiz itirazlarını ise genel olarak reddetmiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde resmi verilerin önemini ve doğru değerlendirme yapılmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3095 E.  ,  2024/9101 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2023/10 Esas, 2023/596 Karar
    DAVA TARİHİ : 28.03.2018
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, Ergani ilçesi, Boğaz Mahallesi 123 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/152 Esas, 2021/459 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 ve 08.07.2022 tarihli ve 2022/1050 Esas, 2022/1955 Karar sayılı kararlarıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirme; aynı Kanun’un 15 inci maddesi uyarınca dava tarihindeki resmi verilere göre yapıldığı, bu nedenle karar tarihi itibarıyla resmî verilerin oluştuğu gözetilerek dava konusu taşınmaza değerlendirme tarihi olan 2018 yılı resmi verilerine göre değer biçilmesi gerekirken 2017 yılı resmî verileri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, kavak ağaçlarının değerlendirme tarihi olan 2018 yılı itibarıyla yaş, cins ve verim durumlarına göre maktu değerlerine ilişkin resmî veriler Tarım ve Orman Bakanlığı İlçe Müdürlüğünden getirtilip rapor denetlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını, dekara meyve ağacının fazla alındığını, kıymet takdir raporundaki ağaç sayısı dikkate alınmadan daha fazla meyve ağacı üzerinden değerlendirme yapıldığını, üretim masrafının düşük alındığını, meyve ağaçlarından enkaz bedelinin düşürülmediğini, kapitalizasyon faiz oranının %6 alınması gerektiğini, objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olmadığını, kavak ağaçları kesim yaşında olduğu için değer takdiri yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Ergani İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün verilerinin kullanılmadığını, İl ortalaması verilerine göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, objektif değer artış oranının %50 ve kapitalizasyon faiz oranının ise %2-3 alınması gerektiğini, tespit edilen bedelin davalılara ödenmesine karar verilmesi gerekirken banka şubesinden istenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tespit edilen bedelin düşük olduğunu, günümüz enflasyon oranı dikkate alındığında faiz oranının yasal faiz olarak belirlenmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Kapama erik bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zemininin 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak bozma ilamı doğrultusunda tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki husus dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    4. Davacı idare tarafından fazladan depo edilen bedelin kararda hatalı gösterilmesi bozmayı gerektirir.
    Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (3) numaralı bendinde yer alan “İkinci karar ile işbu karar arasındaki fark bedel olan 21.816,64” ibaresinin hükümden çıkartılması yerine “Davacı idare tarafından fazladan depo edilen 41.163,57” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat olarak kaydedilmesine, davalıdan alınması gereken 2.107.80 TL temyize başvurma harcından peşin alınan 788,00 TL’nin mahsubu ile kalan 1.369,80 TL’nin alınmasına,25.11.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
    KARŞI OY YAZISI
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.
    Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Davalılar vekilinin bila tarihli dilekçesindeki; “Anayasa Mahkemesince faize ilişkin hükmün iptal edildiğine, yıllık enflasyon oranı dikkate alındığında yasal faiz oranının müvekkilinin uğramış olduğu hak kaybını karşılamayacağına” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.
    Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun “Düzeltilerek Onanma Kararı”na, açıkladığımız nedenlerle katılmıyoruz. 25.11.2024