|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti üzerine yapılan yargılama ele alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davacı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, istinafı esastan reddetmiştir. Davalı taraf, kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu ve emsal değerlendirmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesi, dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesinde 2942 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine uygun hareket edildiğini, taşınmazın niteliği ve geometrik durumunun dikkate alındığını belirtmiştir. Mahkeme, irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespitinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. Sonuç olarak, temyiz itirazları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma işlemlerinde değer tespitinin hukuka uygunluğunu ve tarafların iddialarının değerlendirilmesinin önemini vurgulamaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4096 E. , 2024/10021 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2569 Esas, 2024/235 Karar
DAVA TARİHİ : 08.08.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/337 Esas, 2022/214 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, …, … Mahallesi 1334 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/50 Değişik iş sayılı dava dosyasıyla açtığı acele kamulaştırma davasıyla 352,656,00 TL kıymet takdir edildiğini, bedelin itiraz kaydıyla alındığını, ödenen miktarın yüksek olduğu düşürülmesi gerektiği iddiasının yersiz olduğunu, davaya konu taşınmaz Organize Sanayi Bölgesi, Kuzey Marmara Otoyolu, İstanbul Havalimanı yakınında olup değerinin oldukça yüksek olduğunu, beher metrekare sinin 700-900 TL civarında olduğunu, değerlendirmenin buna göre yapılması gerektiğini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın ve pilon yerinin davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için tespit edilen bedel ile kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen bedel arasında fahiş fark olduğunu, emsal değerlendirmesinin hatalı olduğunu, enerji nakil hattının yüksekliğinin taşınmazın amacına uygun kullanılmasında herhangi bir kısıtlama ve sınırlama getirmediğini, değer düşüklüğü oranının yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmaz için uygulanan objektif değer artışı oranının yüksek olduğunu, müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü ve geometrik durumu dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun’un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle mülkiyet kamulaştırmasına konu olan pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulması yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.