onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı idare, İzmir Kemalpaşa’da bulunan bir taşınmazın kamulaştırılması için bedel talep ederken, davalı taraf taşınmazın değerinin yüksek olduğunu ve kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini öne sürmüştür. Mahkeme, ilk olarak davayı kabul etmiş, ancak Yargıtay, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kullanılan %6’lık kapitalizasyon faiz oranının %5 olarak düzeltilmesi gerektiğini ve değer artırıcı unsurların yeterince dikkate alınmadığını belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay, ayrıca, kamulaştırma bedelinin tespitinde yasal faiz uygulamasının da eksik yapıldığını vurgulamıştır. Sonuç olarak, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, bu süreçte taraf vekillerinin temyiz itirazları reddedilmiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde değer tespitinin titizlikle yapılması gerektiğini ve hukukun öngördüğü kriterlerin uygulanmasının önemini ortaya koymaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/2894 E.  ,  2024/8771 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2020/133 Esas, 2021/608 Karar
    DAVA TARİHİ : 28.06.2013
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, Ulucak Mahallesi 1180 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan kısmının bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Kemalpaşa Belediye sınırları içerisinde kaldığını, tüm belediye hizmetlerinden yararlandığını, davacı kurum tarafından taşınmazın tüm nitelikleri göz ardı edilerek pazarlık komisyonu kurulduğunu, taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, değerinin oldukça yüksek olduğunu, davanın 4 ay içinde sonuçlanmaması halinde faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 22.05.2014 tarihli ve 2013/516 Esas, 2014/319 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kapama bağ niteliğindeki Ulucak köyü 1180 parsel sayılı taşınmazın zeminine gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak taşınmazın kuru tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 uygulanması gerekirken, bu oranın % 6 kabulü ile az bedel tespiti, dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak, tespit edilen metrekare birim fiyatına ilave edilecek objektif değer artırıcı unsurun % 300 oranında olacağı gözetilmeden, daha düşük objektif değer artış oranı kabul eden bilirkişi raporuna göre az bedele hükmedilmesi, tespit edilen bedele dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin dolduğu tarihi takip eden 29.10.2013 gününden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği hâlde, faiz bitiş tarihi hüküm fıkrasında açıkça gösterilemeyerek infazda tereddüte yol açılması, dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 14.116,43 m²lik kısmın konumu, yüzölçümü ve geometrik durumu nazarı alındığında, değer azalışı olmayacağı gözetilmeden bir kısmında değer azalışı olacağından bahisle fazla bedel tespiti doğru olmadığı gibi 7139 sayılı Kanun’la değişik 2942 Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, objektif değer artış oranının yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu kaldı ki tarla vasfıyla değerlendirmenin de hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, aynı kamulaştırma kapsamında kalan tüm taşınmazlar için imar planlarının mevcut olduğunu ancak ilgili Belediyenin yargılama aşamasında imar planlarının olduğunu belirtmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    3. Buna karşın; davalılardan …’ün 13.04.2015 tarihinde öldüğü, mirasçılarının davaya dahil edildiği ve dahili davalıların vekille temsil edildiği halde karar başlığında gösterilmemesi hatalıdır.
    Ne var ki; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine,
    2. Kamu düzeni gereği yapılan inceleme gereği Kemalpaşa 2. Asliye Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ve 2020/133 Esas, 2021/608 Karar sayılı kararının karar başlığında davalılar bölümünden …’ün ad, soyad ve adresinin çıkartılması, yerine dahili davalı olarak “…, …, …, …’ın vekilleri Av….” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.