|
ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tescili üzerine kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin belirlenmesine ve taşınmazın davacı idare adına tesciline karar vermiştir. Ancak, bu karar istinaf edilerek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılmış ve dosya yeniden İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesi davayı tekrar kabul etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurularını esastan reddederek, bilirkişi raporunda belirtilen değerleme yöntemlerinin uygun olduğunu belirtmiştir. Dava konusu taşınmazın değerinin net gelir esas alınarak belirlendiği, kapitalizasyon faiz oranının ve objektif değer artış oranının yerinde olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca, davalı tarafın itirazlarının yetersiz olduğu ve davacı idarenin vekalet ücreti talebinin reddedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacı idarenin temyiz itirazlarını reddetmiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde bilirkişi raporlarının ve değerleme yöntemlerinin önemini ortaya koymaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4113 E. , 2024/10622 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/977 Esas, 2024/68 Karar
DAVA TARİHİ : 20.12.2016
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/155 Esas, 2023/245 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Batman ili, … Irmak köyü 378 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, baraj gölü sahasında kaldığından tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda son beş yıla ait verilerin kullanılması gerektiğini, bilirkişi raporlarında verim miktarları ve ürün fiyatlarının yüksek, üretim masraflarının düşük alındığını, birim fiyata %15 objektif değer artışı eklenerek kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, % 4 oranında alınan kapitalizasyon faizinin uygulanmasında taşınmazın değerini etkileyen unsurların tümünün değerlendirilmediğini, sonradan yapıldığı açık olan yapıların değerlerinin hesaplamalara dâhil edilmemesi gerektiğini, tel örgü sökülüp götürülebilen bir menkul mal olduğundan bedeline hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artışının %15 oranında hesaplanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, taşınmazın kapama meyve bahçesi olarak hesaplanması gerekirken arazi olarak hesaplandığını, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların değerlendirilmesinde hata yapıldığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak; üzerindeki yapıya resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi davalı dava açmaya sebebiyet vermediğinden ve yargılama giderlerinden davacı idare sorumlu olduğundan davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.