|
ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti üzerine davacı idare ile davalı tapu malikleri arasında ortaya çıkmıştır. İlk mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak Yargıtay, bilirkişi raporunun eksik olduğunu belirterek kararı bozmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama, kamulaştırma bedelinin tespitine yönelik yeni bir karar ile sonuçlanmıştır.
Davalı vekili, temyiz dilekçesinde bilirkişi raporundaki hataları, üretim masraflarının düşük belirlenmesini ve bazı yapıların hesaplamaya dahil edilmemesini eleştirmiştir. Ancak Yargıtay, temyiz itirazlarının, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına hükmetmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davacı idare vekilinin temyiz itirazlarını reddederek, mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğunu onamıştır. Bu karar, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin hukuki değerlendirmelerin önemini vurgulamaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3906 E. , 2024/10558 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/29 Esas, 2024/6 Karar
DAVA TARİHİ : 15.10.2014
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkeme bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın dahili davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili, …, Gökçebağ Köyü 1663 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.01.2015 tarihli ve 2014/885 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 21.01.2015 tarihli ve 2014/885 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz karışık meyve bahçesi niteliğinde kabul edilmesine rağmen, hakim olan meyve ağaçlarının cinsi bilirkişi raporunda belirtilmemiştir. Bu durumda; mahallinde bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak dava konusu taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarının cins ve adetleri ayrı ayrı belirtilmek suretiyle karışık meyve bahçesi veya kapama meyve bahçesi niteliği taşıyıp taşımadığı tespit edilip var olan meyve ağaçlarından elde edilecek ürün miktarı ve toplam kg. satış fiyatları ile dekara üretim giderleri ilgili İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden sorulup, araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.01.2014 tarihli ve 2020/29 Esas, 2024/6 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespitine, tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, dahili davalılar … ve … yönünden açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranın ve %10 objektif değer artış oranının hatalı olduğunu, münavebe belirlenirken yörede yaygın olarak yetiştirilen ve genelde münavebeye alınan ürünler yerine, yörede yaygın olarak yetiştirilmeyen ürünlerin dikkate alınmasının ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda üretim masrafları çok düşük belirlenmesinin doğru olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan taş duvar imalatının DSİ Kıymet Takdir Komisyonunun yerinde yaptığı incelemelerde ve uydu görüntülerinde tespit edilemediğini ve söz konusu duvarın askı ilan tarihinden sonra yapıldığından hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 rarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 ve 12 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.