onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, Hatay ili, Kumlu ilçesinde bulunan bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın davacı idare adına tesciline karar vermiştir. Davacı idare vekili, istinaf başvurusunda bulunarak, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporundaki verim ve maliyet hesaplamalarının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını onaylayarak, bilirkişi raporundaki kapitalizasyon faiz oranı ve değer artış oranının uygun olduğunu belirtmiştir.

Mahkeme, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, taşınmazın değerinin net gelir esasına göre belirlendiğini ve bu değerlendirmenin adil olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı bir yönü bulunmadığını ifade etmiştir. Sonuç olarak, temyiz başvurusu reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde bilirkişi raporlarının ve değerleme yöntemlerinin önemini ortaya koymaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/1594 E.  ,  2024/9244 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/966 Esas, 2023/1258 Karar
    DAVA TARİHİ : 22.10.2019
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Reyhanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2019/648 Esas, 2021/167 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, Kumlu ilçesi, Doğu Ayrancı Mahallesi 55 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yüksek kamulaştırma bedeline hükmedildiğini, dava konusu taşınmaz için kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak düşük alınmasının, arazi değerine hükmedilirken afaki olarak %20 objektif değer artışı uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi heyetinin dava konusu taşınmaza birim fiyat takdir ederken verim miktarlarını yüksek, üretim masraflarını ise düşük aldığını, dava konusu taşınmaz için askeri yasak bölge içinde olması sebebiyle değer düşüklüğü öngörülmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değer biçilmesinde taşınmazın konumu, ana yollara ve yerleşim alanlarına uzaklığı gözetilerek gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına % 20 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilmesinde mülkiyet bedelinin tespiti ile davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesi dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
    3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
    4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
    5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.