onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti üzerine yapılan bir davada, İlk Derece Mahkemesi’nin kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi yapılmıştır. Davacı idare, kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve vekalet ücreti verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı taraf ise taşınmazın değerinin düşük hesaplandığını ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirtmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın kuru tarım arazisi olarak kabul edilmesi ve net gelir yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespitinde kullanılan yöntemlerin isabetli olduğunu belirtmiştir. 2021 yılı verilerinin kullanılması ve değer düşüklüğü oranının belirlenmesi gibi hususlar, mahkeme tarafından yerinde görülmüştür. Ayrıca, vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünde de hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, taraf vekillerinin temyiz itirazlarını kısmen kabul ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına hükmetmiştir. Bu durum, kamulaştırma bedelinin tespitinde izlenen yöntemlerin ve kullanılan verilerin önemini vurgulamaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3347 E.  ,  2024/9337 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/3729 Esas, 2023/2449 Karar
    DAVA TARİHİ : 09.06.2022
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/265 Esas, 2022/546 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, …, … Mahallesi 176 ada 22 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu daimi irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın değerli bir yer olduğunu, acele kamulaştırma dosyasında taşınmaz için hesaplanan tutarın davalı müvekkiline ödendiğini, hesaplanan tutarın düşük olduğunu, taşınmazın ikiye bölündüğünü, kullanımının zorlaştığını ve değerinin düştüğünü, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu daimi irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek tespit edildiğini, değer düşüklüğü oranının yüksek belirlendiğini, bu nedenle kamulaştırma irtifak bedelinin yüksek hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranın %4 olarak yüksek alındığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ürün gelirlerinin yüksek giderlerin ise düşük gösterildiğini, lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
    2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, objektif değer artışı uygulanmamasının nedeninin raporda açıklanmadığını, m² birim bedeli ile kamulaştırma bedelinin düşük hesaplandığını, ek rapor aldırılmasına ilişkin itirazlarının dikkate alınmamasının yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi vasfında kabul edilerek net gelir yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, münavebe desenin o yörede yetişen yaygın olarak yetişen ürünlerden oluşturulduğu, net gelirin hesabında karar tarihi itibarıyla 2022 yılı verileri oluşmadığından 2021 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin kullanılmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi vasfında kabul edildiğinden kapitalizasyon faiz oranının % 5 olarak alınmasının ve buna göre taşınmazın m² birim fiyatının 2021 yılı için 71,45 TL olarak hesaplanmasının ve enerji nakil hattının güzergahı ile dava konusu taşınmazda kapladığı alan dikkate alınarak 4,16 değer düşüklüğü oranı tespit edilip kamulaştırma irtifak bedelinin belirlenmesinin ve pilon alanının değerinin tespit edilip kamulaştırma bedeline eklenmesi davacı idare adına tesciline karar verilmesinin yerinde olduğu belirtilerek; mahkeme hükmünde usul ve kanuna aykırılık tespit edilemediğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
    2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca değer biçilmesi ve aynı Kanun’un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yöntem itibarıyla doğrudur.
    3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
    4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    5. 2942 sayılı Kanun’un 4650 sayılı Kanun ile değişik 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için aynı Kanun’un 4650 sayılı Kanun ile değişik 15 inci maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gün itibarıyla dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü verilerinin esas alınması gerekmektedir.
    6. Dairemiz yerleşik uygulamasına göre; arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir yöntemine göre değer tespitinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün dava tarihindeki verim miktarları dikkate alınarak taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek; bir önceki yılın verileri dikkate alınmak suretiyle hüküm tesisi bozmayı gerektirir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.