|
ÖZET: Uyuşmazlık, Siirt ili, Yerlibahçe köyünde bulunan bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve tescili yönünde karar vermiş, ancak bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılmıştır. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın kapama nar bahçesi niteliği göz önünde bulundurularak, gelir metoduna dayalı olarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacı idare ve bir kısım davalıların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Temyiz aşamasında, taraflar çeşitli sebeplerle itirazda bulunmuş, ancak Yargıtay, kamulaştırma bedelinin tespitinde kullanılan bilirkişi raporunu uygun bulmuş ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının geriye yürümeyeceği ilkesine dayanarak, kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. Sonuç olarak, temyiz itirazları kısmen kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3505 E. , 2024/9548 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1419 Esas, 2024/179 Karar
DAVA TARİHİ : 14.09.2018
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/436 Esas, 2022/111 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili, …, Yerlibahçe köyü 144 ada 2 parsel (eski 488 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, göl alanı olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kapama meyve bahçesi olarak değerlendirilmesinin haksız kazanca sebebiyet vereceğini, askı ilan tarihinden sonra dikilen ağaçların ve yapılan yapıların bedellerinin ödenmeyeceğini, kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken dikkate alınan unsurların objektif değer artışı da hesaplanırken dikkate alınmasının mükerrer artışa sebebiyet vereceğini, ekilmesi gereken mutat ürünlerin İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden sorularak tespit edilmesi gerektiğini, verim miktarları ve ürün fiyatlarının yüksek, üretim masraflarının düşük alındığını, kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranın %5 alınmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.
2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın üzerindeki yapının Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedelleri cetveline göre 3. sınıf A grubu yapılar arasında olduğunu, taşınmazın m² birim bedelinin düşük alındığını, yapı bedeli hesaplanırken %53 oranında kesinti yapılmış olması ve buna ilaveten %12 oranında amortisman payı kesilerek hesaplama yoluna gidilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kapama meyve bahçesinin birim fiyatının eksik hesaplandığını, dava konusu taşınmaza dava tarihi esas alınarak değer biçilmesi gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının %4 alınması gerekirken %5 alındığını, objektif değer artışının düşük uygulandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre belirlenen m² birim fiyatına uygun objektif değer artış oranı uygulanarak kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca faizin eksik hesaplandığını, fark bedele karar kesinleşinceye kadar faiz uygulanmasını ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereği dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu ve 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kapama nar bahçesi niteliğindeki dava konusu Siirt ili, …, Yerlibahçe köyü 144 ada 2 parsel (eski 488 parsel) sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla, üzerinde bulunan yapıya aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, üzerinde bulunan tel çite niteliğine göre değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 2018 Siirt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri uygulanarak, dava konusu taşınmazın belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.
5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; bir kısım davalılar vekilinin tüm davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6. Mahkemece verilen hüküm kaldırma kararı ile ortadan kalktığı hâlde, tescil yönünden daha önce karar verildiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bir kısım davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden çıkarılması, yerine “Siirt ili, … Yerlibahçe köyü 144 ada 2 parselde (eski 488 nolu parselde) kayıtlı taşınmazın tamamının tapusunun İPTALİ İLE, davacı DSİ Genel Müdürlüğü adına TAPUYA TESCİLİNE ve baraj göl sahası içinde kalması nedeniyle 3402 sayılı Kanunla 16/C maddesi uyarınca tapudan TERKİNİNE, bu konuda Tapu Müdürlüğüne yazı yazılmasına,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı … vd.den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.