|
ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların tapudan terkini ile ilgilidir. Davacı idare, Karacaköy Mahallesi’ndeki taşınmazların kamulaştırılması için belirlediği bedelin yetersiz olduğunu savunan davalılar, taşınmazların gerçek değerinin bilirkişi raporuyla belirlenmesini talep etmiştir. Mahkeme, ilk kararında davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespitine karar vermiş, ancak bu karar Yargıtay tarafından bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, mahkeme yeniden davanın kabulüne karar vermiştir.
Yargıtay, taşınmazların değerinin belirlenmesinde yapılan bilirkişi raporunun geçersiz olduğunu ve taşınmazların arsa niteliğinde olduğunu tespit etmiştir. İlk kararın temyiz edilmediği davalılar yönünden kesinleşmesi, davacı idare lehine kazanılmış hak oluşturduğundan, bu durumun dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, temyiz itirazları reddedilmiş ve mahkeme kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde taşınmazların değerinin doğru bir şekilde belirlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4322 E. , 2024/9889 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/516 Esas, 2023/85 Karar
DAVA TARİHİ : 23.12.2015
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ve davalılar … vd. ve davalı … tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, …, Karacaköy Mahallesi 163 ve 165 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar … vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin teklif ettiği bedelin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişiler tarafından hazırlanacak raporda taşınmazın gerçek değerinin hesap edileceğini, taşınmazların gerçek bedelinin hüküm altına alınması gerektiğini, taşınmazların uydu fotoğrafında görüldüğü gibi denize nazır olduğunu, hazırlanacak raporda taşınmazın üstün vasıflarının dikkate alınarak gerçek değerinin hesaplanmasını, gerçek bedelin faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.12.2015 tarihli ve 2015/369 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 28.12.2015 tarihli ve 2015/369 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar Nigar Durkan vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Şile Belediye Başkanlığının 29.01.2016 gün ve 199569 sayılı cevabi yazısında, dava konusu Karacaköy Mahallesi 163 ve 165 parsel sayılı taşınmazların belediye sınırları içerisinde ve belediye hizmetlerinden faydalandığı bildirilmiş ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün Parsel Sorgulama Uygulama sitesinden edinilen bilgilerden etrafının meskun olduğu görülmüş olup, dava konusu taşınmazların arsa vasfında olduğu halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazlara arazi niteliği ile değer biçildiğinden alınan raporun geçersiz olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar Nigar Durkan vd. vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 01.03.2018 tarihli ve 2016/18499 Esas, 2018/3319 Karar sayılı bozma kararına “7139 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kanun’un 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden”, cümlesinin eklenmesine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.05.2021 tarihli ve 2019/6 Esas, 2021/231 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 21.05.2021 tarihli ve 2019/6 Esas, 2021/231 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar Nigar Durkan vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki İstanbul ili, …, Karacaköy Mahallesi 163 ve 165 parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak ilk karar davacı idare ile davalılar … vd. vekilleri tarafından temyiz edilmiş olup, ilk kararda tespit edilen kamulaştırma bedeli, kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden kesinleşmiş, bu durumda ilk kararı temyiz etmeyen davalı … yönünden kesinleşen bedel davacı idare lehine usûli kazanılmış hak oluşturduğundan, bozmadan sonra sadece ilk kararı temyiz eden davalının payı hesaplanarak bu miktarın bloke ettirilip adı geçene ödenmesine yönelik hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, bozmadan sonra tespit edilen bedel üzerinden tüm davalıların payını kapsar şekilde karar verilmesi ve davalılar … ve … kendisini vekille temsil ettirdiği hâlde karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca lehine 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.800,00 TL’ye hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 01.03.2023 tarihli ve 2022/516 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar … vd. vekilleri ile davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmaz karşılaştırmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar … vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Şile’nin turistik bir ilçe olduğunu, bölgeye talebin pandemi döneminden sonra arttığını, bedelin düşük belirlendiğini, arta kalan kısmın bariyerli otoban tipi yol kenarında kaldığını, müvekkilerin beyanı alınarak değer kaybı verilmesi gerektiğini, uygulanan faiz oranının düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalılar … temyiz dilekçesinde özetle; idareye 58.471,92 TL tutarın iadesine karar verilmesinin yanlış olduğunu, taşınmazda hissedar olduğundan değer artışından yararlanması gerektiğini, bölgede meterkare birim fiyatının 2000 TL civarında olduğunu, arta kalan kısmın bariyerli otoban tipi yol kenarında kaldığını, kendisine sorularak değer kaybı verilmesi gerektiğini, uygulanan faiz oranının düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la değişik 428 inci maddesi.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare ve davalılar … vd. vekilleri ile davalı …’in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.