|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı idare, Bartın ilindeki bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve tescili için dava açmış, İlk Derece Mahkemesi bu talebi kabul etmiştir. Ancak, davacı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, istinafı esastan reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporunu esas alarak, taşınmazın değerinin adil ve hakkaniyete uygun şekilde belirlendiğine, kapitalizasyon faiz oranının yerinde olduğuna ve ağaçların değerlemesinin doğru yapıldığına karar vermiştir. Davacı idare vekilinin itirazları, taşınmazın özellikleri ve değerleme yöntemleri üzerine odaklanmış, ancak mahkeme bu itirazları yeterli görmemiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde uygulanan yöntemlerin hukuka uygun olduğunu ve davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetsiz olmadığını belirtmiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde değerleme yöntemlerinin önemini vurgulamaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/2777 E. , 2024/9233 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1930 Esas, 2024/38 Karar
DAVA TARİHİ : 12.04.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/58 Esas, 2022/161 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bartın ili, …, Şarköy köyü 130 ada 66 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz özelliklerinin farklılık gösterdiği yörede, hiçbir geçerli sebep olmadan kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının taşınmazın değerinin haksız yere yükseltilmesine sebep olduğunu, belirlenen kapitalizasyon faiz oranının yöredeki arazilerde birbirleri arasında olan farklılıklara rağmen değerlerinin aynı olmasına sebep olduğunu, değer artış nedenlerinin objektif şekilde ayrı ayrı belirtilerek rapor düzenlenmesi gerektiğini, gelir metodunda münavebeye alınan ürünlerin verim değerlerinin yüksek, masrafların ise düşük alındığından net gelirlerin yüksek hesaplandığını, değerlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yörede yüksek verimlerin alınmasının mümkün olmadığını, parseller içerisindeki ağaçların değerlemesi yapılırken bakımları tam yapılmış kültür ağaçları gibi değerleme yapılmasının hatalı olduğunu, bu şekilde yapılan değerlendirmenin haksız yere değer artışına neden olduğunu, ağaç bedellerine itiraz ettiklerini, kıymet takdir komisyonlarının belirlediği bedellerin kanuna uygun olduğunu, bu bedellerin uygulanması gerektiğini, idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi oranının yerinde olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler ve gelirleri dikkate alınarak ve üzerindeki ağaçlara yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçildiği ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, üzerindeki yapılara resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle maktuen değer biçilerek adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20 .11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.