|
ÖZET: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayanarak kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vererek irtifak hakkı bedelinin tespitini ve tescilini sağlamıştır. Ancak, davacı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporunun ve değer artışının hukuka uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın niteliği ve bilirkişi raporundaki değerlendirmeleri dikkate alarak, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını vurgulamıştır. Ayrıca, temyiz aşamasında davacı idarenin itirazları, temyiz nedenleri açısından yeterli görülmemiştir. Sonuç olarak, temyiz itirazları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde bilirkişi raporlarının önemini ve hukuki değerlendirmelerin titizlikle yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/2951 E. , 2024/9542 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2075 Esas, 2023/2442 Karar
DAVA TARİHİ : 20.12.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/602 Esas, 2022/371 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili, …, Küçüksır Mahallesi 155 ada 22 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi kurulunun doğru oluşturulmadığını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini değer artışını gerektiren hiçbir neden olmadığı halde değerin artırılmasının kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde münavebe sisteminde belirtilen tarım ürünlerinin zaten yetiştirildiğini, elektrik tesisinin ürünlerin yetiştirilmesine engel teşkil etmeyeceğini, taşınmazın el atma tarihindeki niteliği esas alınarak değerinin belirlenmesi gerektiğini, metrekare birim fiyatının yüksek belirlendiğini, irtifak hakkı karşılığının yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın keşif gözlemine uygun şekilde kuru arazi olarak değerlendirilip, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu niteliğine uygun olarak buğday, buğday samanı, nohut ve nohut samanı münavebesi alınarak, olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre %5 objektif değer artışı % 50 uygulanmak suretiyle eklenmek suretiyle 24,91 TL/m² değer üzerinden toplam kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Kahramanmaraş ili, …, Küçüksır Mahallesi 155 ada 22 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun’un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilerek davacı idare adına tapuda tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygundur.
4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.