|
ÖZET: Uyuşmazlık, İstanbul ili, …, … 3327 ada 38 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Davacı idare vekili, kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu ve gerekli pazarlıkların yapılmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporunda belirlenen değerlerin, taşınmazın niteliği ve konumuna uygun olduğunu, kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun şekilde belirlendiğini ifade etmiştir. Ayrıca, yapılan değerlendirmelerin hukuka aykırılık taşımadığını vurgulamıştır. Sonuç olarak, temyiz başvurusu da reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde bedel tespitinin hukuka uygunluğunu ve tarafların iddialarının değerlendirilmesinin önemini ortaya koymaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3036 E. , 2024/10221 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/864 Esas, 2024/50 Karar
DAVA TARİHİ : 16.02.2022
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/49 Esas, 2023/34 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, …, … 3327 ada 38 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için davacı idare tarafından teklif edilen bedelin düşük olduğunu, idarece görevlendirilen komisyon ile bir satın alma pazarlığının yapılmadığını, bu nedenle dava şartı bu yönde yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, idarece takdir edilen bedel düşük olduğundan taşınmazın bulunduğu bölgedeki gerçek arazi satış fiyatları değerlendirilerek bedel tespitinin yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırılan kısmın yol olarak Hazine adına tescili talep edildiği hâlde müvekkili Hazine adına tescili ile yetinilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, değerlendirme tarihi olarak acele el koyma kararının verildiği tarih yerine dava tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, münavebeye alınan kavun ürünü verim miktarının soyut olarak yüksek alındığını, taşınmaz kuru arazi olduğu halde sulu tarım arazisi verilerinin esas alındığını, dava konusu taşınmaz için uygulanan objektif değer artışı oranının yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak zeminine, resmi birim fiyatı esas alınarak yapıya değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bilirkişi raporunda uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranlarının taşınmazın nitelik ve konumuna uygun düştüğü, değerlendirmeye esas alınan ürün verilerinin resmi verilerle uyumlu ve yörenin münavebe sistemine uygun bulunduğu, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, yapılan değerlendirmede usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki İstanbul ili, …, … 3327 ada 38 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.