|
ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin olup, davacı Hazine temsilcisi, Adana ili Tufanbeyli ilçesindeki taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve tescili talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vererek, kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın Maliye Hazinesi adına tesciline hükmetmiştir. Ancak, davacı Hazine temsilcisi, yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddederek, bilirkişi raporunda belirlenen sulu tarım arazisi niteliği ve uygulanan %10 objektif değer artışının hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kullanılan yöntemlerin yerinde olduğunu ve kararın, daha önceki benzer davalarla tutarlı olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, bankada nemalandırılan bedel ile yasal faiz arasında hukuka aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir. Sonuç olarak, temyiz başvurusu da reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma bedelinin tespitinde izlenen yöntemlerin ve bilirkişi raporunun geçerliliğini ortaya koymaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4493 E. , 2024/10135 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/228 Esas, 2024/226 Karar
DAVA TARİHİ : 16.12.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tufanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/675 Esas, 2020/306 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde özetle; Adana ili, Tufanbeyli ilçesi, … Mahallesi 134 ada 51 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, mahkeme kararında kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen bedelden bakiye kalan bedele, kararın kesinleşmesine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu bedelin bankaya 3’er aylık vadeli olarak nemalandırılacak şekilde bloke edildiğini, bu şekilde karar verilmesi ile mükerrer faiz işletilmesine neden olduğunu, Anayasa’nın “gerçek karşılıkları” ibaresi gereğince kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davalarında mahkemelerce belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz” bedelinin yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporunda % 10 objektif değer artışı uygulanmasının bilimsel esaslara ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda sayılan hususların Çukurova bölgesinde çok verimli tarım arazileri için geçerli olduğunu, özellikle Tufanbeyli bölgesinde tarım arazilerinin rayiç değerinin yüksek olduğu ifadesinin doğru olmadığını, yine bilirkişi raporunda münavebeye esas alınan ürünlerin verim ve birim miktarlarının yüksek alındığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza yörede mutad ekilen patates, buğday, şeker pancarı ve nohut münavebesi ile kapitalizasyon faiz oranı %4 alınarak, %10 objektif değer artışı uygulanmak suretiyle 20,66.TL/m² birim fiyat tespit edildiği, dava konusu taşınmazın vasfının sulu arazi olarak kabulü ile net gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, taşınmazın yerleşim yerlerine uzaklığı ve konumu değerlendirildiğinde heyetçe belirlenen %10 objektif değer artışının isabetli olduğu, seçilen münavebe desenin daha önce aynı yöreden Yargıtay’a intikal eden dosyalar ile tutarlılık gösterdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi raporuna göre hüküm tesisinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davacı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın Seyhan Nehri’nin ana kollarından cazibeli olarak sulandığı anlaşıldığından, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sulu arazi niteliğinde kabul edilerek uygulanan kapitalizasyon faiz oranı doğru olduğu gibi tespit edilen bedel aynı kamulaştırma kapsamında kalan benzer özellikteki Dairemiz denetiminden geçen dosyalarda tespit edilen metrekare birim fiyatı ile uyumludur.
4. Karar kesinleştiğinde davalıya ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verilen bedele bankaca faiz ödemesi yapıldığı halde, ayrıca faiz hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüşse de, banka tarafından ödenen faiz ile Kanun gereği ödenen yasal faizin birbirinden farklı nitelikte olduğu ve hukuka aykırılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine temsilcisinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.