onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın göl alanı olarak terkini üzerine odaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmaz üzerindeki yapıların değer kaybını etkileyen eksik imalatların detaylı bir şekilde incelenmediğini belirterek, kıymet takdir raporundaki çelişkiler nedeniyle kararı bozmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi, yapıların iç ve dış özelliklerinin yanı sıra, elektrik, su ve kanalizasyon tesisatlarının varlığının da değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yapmıştır. Bu eksikliklerin giderilmesi için ek rapor alınması gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde daha titiz bir inceleme yapılması gerektiğine karar vermiştir.

Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde taşınmazların değerinin belirlenmesinde eksik imalatların ve yapıların özelliklerinin dikkate alınmasının önemini ortaya koymaktadır. Yargıtay, hukuki değerlendirmelerde detaylı ve gerekçeli raporların gerekliliğini vurgulamıştır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3910 E.  ,  2024/8699 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/533 Esas, 2024/255 Karar
    DAVA TARİHİ : 31.08.2016
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, …, İnkaya Mahallesi 233 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tarım arazilerinin son derece kıymetli olduğu bir bölgede yer aldığını, davacı idarece satın alma için teklif edilen taşınmaz ve meyve ağaçlarına ilişkin bedellerin piyasa rayiç bedelinin çok altında olduğunu, dava konusu taşınmaz başında yapılacak keşif esnasında özellikle bölgedeki sulu tarım arazilerinden yılda iki kez ürün alındığının tespit edilmesi gerektiğini, gerçekçi olmaktan uzak veriler yerine uzman bilirkişinin arazinin yapısına, önemine, köyde yetiştirilen ürünlere ve bunlara ilişkin gerçek verim miktarları ile ürünlerin gerçek piyasa değerleri esas alınarak taşınmazın değerinin belirlenmesi gerektiğini, yapı ve eserlerin de niteliklerine göre gerçek değerlerinin hesaplanmasını talep ettiğini, ayrıca ekonomik anlamda çiftçinin tamamen toprağa bağlı oluşu, tarım arazilerinin azlığı ve nitelikleri dikkate alındığında yöreye uygun kapitalizasyon değerinin tespiti ile hesaplamanın buna göre yapılması gerektiğini beyan etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2019 tarihli ve 2018/356 Esas, 2019/343 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli ve 2020/1782 Esas, 2022/1617 Karar sayılı kararıyla; sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza kapitalizasyon faiz oranı % 4 olarak uygulanmak suretiyle arazi yapısına uygun olarak buğday, sebze (domates, biber, patlıcan) ve dane mısır ürünleri münavebeye alınarak net gelir yöntemine göre sonuç metrekare değerinin 29,87 TL olarak tespit edilerek, derhâl ödeme ve davacı idare harçtan muaf tutulduğundan yatırılan harcın iadesine ilişkin hükümler yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapı yönünden, kıymet takdir raporunda eksik imalatlar nedeniyle %15 değer azalışı verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise yapının yapıldığı bölge ve yapım şartlarının zorluğu gibi hukuki olmayan gerekçelerle eksik imalatların neler olduğu ve taşınmazda oluşturacak değer kaybının hesaplanmadığı, böylelikle kıymet takdir raporu ile hükme esas alınan raporda çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle söz konusu yapıların iç ve dış özellikleri ayrıntılı olarak incelenip elektrik, içme suyu, kanalizasyon tesisatlarının olup olmadığı, su ve elektrik aboneliklerinin bulunup bulunmadığı, ıslak ve kuru zemin kaplamaları, mutfak dolabı, banyo, tuvalet, çatı kaplaması vs gibi bir meskende olması gereken unsurlardan hangilerinin bulunmadığının tek tek ayrıntılı olarak açıklanarak bulunan eksik imalatların dava konusu taşınmaz üzerinde oluşturacağı değer kaybını gerekçeli olarak açıklayacak şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli 2023/533 Esas, 2024/255 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda kullanılan Kulp İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin Tarım ve Orman Bakanlığının Tarımsal Maliyet Sistemi (TAMSİS) veri tabanında yer almayan denetimden geçmemiş veriler olması nedeniyle mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, bu veriler ortalama değerleri içermediğinden yapılan hesaplama ile kamulaştırma bedelinin taşınmaz değerinden daha fazla hesaplandığını, 2016 yılı Kulp İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin geriye dönük son 5 yılın verilerinin ortalama üç kat üzerinde olduğunu, dava konusu taşınmaz büyük bir arazi olduğundan tamamında sebze ürünlerinin üretilmesi mümkün olmadığı gibi 500 m²den büyük arazilerde sebze münavebesinin uygulanabilmesi için hal faturalarının bulunması gerektiğini, taşınmazın kuru tarla vasfında olduğunu, bağ, badem ve dut gibi ürünler için sulu ve kuru olmak üzere iki farklı maliyet cetveli oluşturulması gerekirken, bu yönde herhangi bir ayrıma gidilmediğini, net gelir analizinde esas alınan verimlerde en az son üç ya da beş yılın ortalamasının alınması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının %8 alınması gerektiğini, kamu yararı kararının son ilan tarihindeki uydu fotoğraflarında görülmeyen ürün ve mütemmim cüzler için bilirkişilerce hesaplama yapıldığını, taşınmaz üzerindeki omca henüz verime yatma döneminde olduğundan, verim verme yaşına gelmeyen ağaçların değerlendirilmesinde kullanılan maliyet yönteminin kullanılması gerektiğini, yapı bedellerinin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmazın tamamı ekili olmadığı hâlde, tamamının bağ ve bahçe olarak kabul edilmesinin bilimsel verilere ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 12 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlara ise maktuen ve taşınmaz üzerindeki yapıya ise resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yerindedir.
    3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    4. Davacı idare tarafından fazla depo edilen bedelin miktarının hatalı gösterilmesi ve fazla depo edilen bedelin varsa işlemiş faizi ile birlikte davacı idareye iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
    Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

    VII. KARAR
    1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;
    a) 3 üncü bendinin” tesbit edilen kamulaştırma bedelinin var ise işlemiş tüm neması ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile davalı hak sahibine ödenmesine, varsa tapu kaydında bulunan tüm takyidatların bedele yansıtılmasına” ibaresinin hükümden çıkartılması,
    b) 5 inci bendinin hükümden çıkartılması, yerine “Davacı kurum tarafından depo edilen 182.349,55 TL bedelden, kamulaştırma bedeli olan 159.071,92 TL’nin mahsubu ile fazla yatırılan 23.277,63 TL bedelin, davalı tarafından bankadan çekilmişse varsa ödenen nemaları ile birlikte davalı hissesi oranında alınarak davacı idareye verilmesine, bedel alınmamışsa fazla yatan bedelin işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.