|
ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin olup, davacı idare ve davalıların itirazları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmiştir. Davacı idare, kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunurken; davalı taraf, belirlenen bedelin düşük olduğunu ve emsal taşınmazlarla kıyaslamanın hatalı yapıldığını ileri sürmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesi, emsal karşılaştırmasının 2942 sayılı Kanun’a uygun olduğunu belirterek, taşınmazın değerinin usulünce belirlendiğini ve arta kalan kısım için değer düşüklüğü hesabı yapılmamasının isabetsiz olmadığını vurgulamıştır. Mahkeme, tarafların iddialarını değerlendirerek, istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Sonuç olarak, temyiz başvuruları da reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde emsal karşılaştırmasının önemini ve hukukun gerekliliklerini ortaya koymaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3569 E. , 2024/9756 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1948 Esas, 2023/4229 Karar
DAVA TARİHİ : 18.03.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/158 Esas, 2021/53 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalı … vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı … vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, …, Koyundere köyü 1418 parsel sayılı taşınmazın 2.917,13 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar … vekili cevap dilekçesinde özetle; acele el koyma dosyasına belirlenen metrekare birim bedelinin düşük olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalılar …, … ve … cevap dilekçesinde özetle; acele el koyma dosyasına belirlenen metrekare birim bedelinin düşük olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın 2.917,13 m²lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline ve tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı … vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedelinin yüksek takdir edildiğini, eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda verilen kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin maddi gerçeklikten uzak ve hukuka aykırı olduğunu, tespit edilen bedelin taşınmazın çevresindeki rayiç değerlere aykırı olduğunu, bedelin çok düşük kaldığını, emsal olarak belirlenen taşınmazın gerek dava konusu taşınmaza uzaklığı açısından gerekse kıyaslama değerleri açısından dava konusu taşınmaza uygun olmadığını, bilirkişi raporunun denetimden uzak olduğunu, kamulaştırma bedelinin emsal taşınmaz bedellerine göre oldukça düşük ve gerçek piyasa değerini yansıtmadığını, düzenleme ortaklık payı kesintisi oranının yüksek belirlendiğini, arta kalan kısımda değer kaybı oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, emsal karşılaştırılmasının uygun olduğu sonucuna varılmakla dava konusu taşınmaza usulünce değer biçilmesinde ve taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü ile kamulaştırma öncesine nazaran geometrik şeklinin bozulmamış olması nazara alındığında, arta kalan kısım için değer düşüklüğü hesabı yapılmamasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı idare ve davalı … vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı … vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare ve davalı … vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı …’dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.