onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı idare, Kocaeli ili, Kısalar Mahallesi’ndeki taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini talep etmiş, davalı ise taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak tarafların istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk kararı esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine uygun olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, bilirkişi raporunun yeterli olduğu ve mahkemenin bu raporu esas alarak hüküm kurmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ifade edilmiştir. Temyiz aşamasında, tarafların ileri sürdüğü itirazlar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, temyiz itirazlarını reddetmiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde emsal karşılaştırmasının önemini ve bilirkişi raporlarının rolünü vurgulamaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3971 E.  ,  2024/10303 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1293 Esas, 2024/153 Karar
    DAVA TARİHİ : 22.01.2021
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/46 Esas, 2022/21 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinde kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, …, Kısalar Mahallesi 1324 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın etrafının son derece gelişmiş olduğunu, ulaşım imkanlarının iyi olduğunu, etrafında organize sanayi bölgelerinin bulunduğunu, arsa vasfında olduğunu ve emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazlar için belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulduğunu, yargılamanın uzamasında müvekkili idareye atfedilecek bir kusur olmadığından kararın kaldırılması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında tarla vasfında yer aldığını, arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal taşınmazın doğru bir emsal olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
    2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın özelliklerinin yeterli incelemeye tabi tutulmadığını ve objektif ölçütler dikkate alınmadan taşınmazın bedelinin olması gerekenden oldukça düşük tutarda takdir edildiğini, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa niteliği dikkate alınmadan bedel tespiti yapılarak hüküm kurulduğunu, emsal taşınmazın uygun olmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan ve yol yapımı sırasında yıkılan çeşme ile ilgili bilirkişi raporlarında hiçbir değerlendirme yapılmadığını belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, mahkemenin bu raporu esas alarak hüküm kurmasında isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeden Dairemize yansıyan benzer dosyalarda belirlenen bedellerin uyumlu olduğu belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
    2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 12 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.