|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Mahkeme, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde emsal kıyaslaması yapıldığını ve bu süreçte bir isabetsizlik olmadığını belirtmiştir. Dava, 01.08.2023 tarihinden önce açılmış olduğundan, Anayasa’nın iptal kararlarının geriye yürümez ilkesi gereği, 2942 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca yasal faizin, davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından itibaren uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkeme, tarafların iddia ve savunmalarını, dayandıkları belgeleri ve yargılama kurallarını dikkate alarak, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını tespit etmiştir. Sonuç olarak, temyiz itirazları reddedilmiş ve mahkeme kararı onanmıştır. Bu durum, kamulaştırma süreçlerinde emsal değerlerin dikkate alınmasının önemini vurgulamaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4006 E. , 2024/9954 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/217 Esas 2024/42 Karar
DAVA TARİHİ : 29.08.2014
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Karabağlar ilçesi, … 688 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.08.2015 tarihli ve 2014/405 Esas, 2015/308 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması halinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazın çevresinde düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak alınacak cevaba göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen metrekare birim fiyatından %40 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle hesap yapılması nedeniyle ve taşınmaza değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin benzer yüzölçümlü olması gerektiği hâlde, dava konusu taşınmaza göre küçük yüzölçümlü taşınmaz emsal alındığından bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığından bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 07.09.2021 tarihli ve 2019/209 Esas 2021/235 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaza yakın mesafede olan 689 parsel sayılı taşınmaza İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/382 Esas, 2019/613 Karar sayılı dosyasında, Kasım 2014 değerlendirme tarihi itibarıyla 420,00 TL/m² değer biçildiği ve bu kararın Dairemiz denetiminden geçerek 2020/5171 Esas, 2021/8478 Karar sayılı ilamı ile onandığı yine, 692 parsel sayılı taşınmaza İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/614 Esas, 2020/3 Karar sayılı dosyasında, Ekim 2014 yılı değerlendirme tarihi itibarıyla 366,00 TL/m² değer biçildigi ve bu kararın Dairemiz denetiminden geçerek 2020/7140 Esas, 4179 Karar sayılı kararı ile onandığı anlaşılmış olup , dava konusu taşınmaz ile yakın ve benzer konumda bulunan taşınmazlar için belirlenen metrekare bedelinden ayrılma nedenleri konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olduğundan ve hüküm fıkrasının faize ilişkin bendi yerinde olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 17.01.2024 tarihli ve 2023/217 Esas, 2024/42 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalıya derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yasal faize ilişkin hükmün iptal edildiğini, dava tarihinden ve mevduat faizi oranında faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki İzmir ili, Karabağlar ilçesi, … 688 parsel sayılı taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.