onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın tapu kaydının iptaline karar vermiştir. Taraf vekilleri, bu karara itiraz ederek, bilirkişi raporundaki eksiklikler ve belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurularını esastan reddederek, taşınmazın değerinin belirlenmesinde yapılan kıyaslamaların ve hesaplamaların isabetli olduğunu belirtmiştir.

Mahkeme, 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca emsal taşınmazların değerinin belirlenmesinde eksiklik görülmediğini, ayrıca kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanmasının gerekliliğini vurgulamıştır. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının geriye yürümeyeceği ve davanın açıldığı tarihteki hukuki durumun esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, temyiz itirazları kısmen kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

5. Hukuk Dairesi         2024/3202 E.  ,  2024/10318 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1055 Esas, 2023/1830 Karar
    DAVA TARİHİ : 07.04.2021
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/156 Esas, 2022/37 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, Yalıncak/Merkez Mahallesi 143 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ve emsal taşınmazın tüm olumlu ve olumsuz yönleri tek tek incelenerek üstün ve eksik yanların açıklanması gerekirken bilirkişi raporunda emsal taşınmazın tüm olumlu ve olumsuz yönlerinin incelenmediğini, emsal taşınmaz olarak alınan taşınmazın uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
    2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, raporda arta kalan alandaki değer düşüklüğünün, taşınmaz üzerindeki yapı bedellerinin ve yine taşınmaz üzerindeki makine ve ekipmanın taşınma maliyetinin eksik hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince Pelitli Mahallesinde bulunan 470 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 23.10.2017 tarihli satışının üstün ve eksik yanları gösterilerek, taşınmazın üzerindeki yapılara ise resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde değer biçilmesinde; taşınmazın tapu kaydındaki TEK Genel Müdürlüğü lehine tescilli irtifakın neden olduğu değer düşüklüğü belirlenerek metrekare bedelinden indirilmesinde, taşınmazın üzerindeki taşınabilir nitelikteki makine ve teçhizat için montaj ve demontaj bedellerinin hesaplanarak kamulaştırma bedeline ilave edilmesinde, benzin istasyonu olarak kullanılan taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünde alan küçülmesi nedeniyle daha az sayıda araca hizmet vereceği gerekçesiyle yüzde 5 değer düşüklüğü uygulanmasında ve davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
    2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesince kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın 4 ay içinde sonuçlandırılamaması halinde tespit edilen bedele bu sürenin bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilmesi hükmünün iptal edildiğini ve kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesi bedelin enflasyon etkisiyle yitirdiği değerini karşılamadığını, bu nedenle kamu alacaklarına uygulanan faizden az olmamak üzere faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2.2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; ”İptal kararları geriye yürümez” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; ”Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme itiraz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; ” Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır” genel hukukî prensibin hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 10.05.1017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasında başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.
    4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    5. Hükme esas alınan Fen bilirkişi raporunun hüküm fıkrasında açıkça belirtilmemesi doğru görülmemiştir.
    Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA
    3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak “04.06.2021 tarihli fen bilirkişi raporunun eki sayılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.