onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. Davacı idare, Yozgat ili, …, Mahallesi’nde bulunan taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve tescili için dava açmıştır. Davalılar ise, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek gerçek değerinin tespitini talep etmişlerdir. Mahkeme, ilk aşamada davayı kabul etmiş, ancak Yargıtay tarafından yapılan inceleme sonucunda, emsal taşınmazların değerlendirilmesinde eksik inceleme yapıldığı ve emsal karşılaştırmalarının yeterince dikkate alınmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, mahkeme davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, davacı idare vekilinin temyiz itirazları sonucunda, Yargıtay, kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınması gereken unsurların eksik değerlendirildiğini belirterek, bazı sayıları düzelterek kararı onamıştır. Bu durum, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde emsal taşınmazların uygun şekilde değerlendirilmesinin önemini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, mahkeme kararının düzeltilerek onanması, hukuki süreçteki eksikliklerin giderilmesi açısından önemli bir adım olmuştur.

5. Hukuk Dairesi         2024/2855 E.  ,  2024/8764 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2014/842 Esas, 2015/463 Karar
    DAVA TARİHİ : 14.06.2012
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Yozgat ili, …, Mahallesi 206 ada 592 parsel (ifraz öncesi 206 ada 149 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    1. Davalılar … vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından dava konusu taşınmaza takdir edilen bedelin düşük olduğunu, gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

    2. Davalı … cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.
    3. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 28.02.2013 tarihli ve 2012/282 Esas, 2013/172 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Mahkemenin 28.02.2013 tarihli ve 2012/282 Esas, 2013/172 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki taşınmaza değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlar incelenip karşılaştırma yapılarak değer biçilmesi gerekirken, kesinleşmiş mahkeme kararlarına esas bilirkişi raporlarında belirlenen metrekare birim fiyatları emsal alınarak değer biçildiği, bu durumda, taraflara emsal göstermeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak emsal karşılaştırması suretiyle değerinin tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, kabule göre de dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazların ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Sicil Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak, dava konusu taşınmazın kadastro parseli somut emsal alınan taşınmazların ise imar uygulaması sonucu oluşan parseller olduklarının anlaşılması durumunda düzenleme ortaklık payı düşülerek hesaplama yapılması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile % 30 oranında düzenleme ortaklık payı indirimi yapılması, dava konusu taşınmaza ilişkin imar plan durumu getirtilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi, somut emsal taşınmaza ilişkin Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas metrekare değeri getirtilip bilirkişi raporu denetlenmeden hüküm kurulması, tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele el koyma kararı ile tespit edilen bedelin mahsubundan sonra kalan fark bedelin davalı tarafa ödenmesine hükmedilmemiş olması doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
    3. Dairemizin yukarıda belirtilen bozma kararına karşı davalı … Doğan vekili süresi içinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
    4. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; adı geçen davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin bozma kararına 6 ncı bent olarak “2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10 ncu maddesine 6459 sayılı Kanunu’nun 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, tespit edilecek kamulaştırma bedelinden acele el koyma davasında tespit edilen bedelin mahsubu ile fark bedele 15.10.2012 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmemesi doğru görülmemiştir” ibaresinin eklenmesine karar verilmiştir.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal taşınmazların uygun olmadığını, dava konusu taşınmazın değerinin tespit edilmesinde emsal taşınmazların metrekare birim değerlerinin aritmetik ortalamasının alınmasının hatalı olduğunu, yakın parsellere daha düşük değer belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
    2.2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 ve 12 nci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı idare vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    4. Bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda kamulaştırmadan arta kalan alan yönünden değer azalışı hesaplanmadığı ve ilk kararın da davalılar tarafından temyiz edilmediği anlaşılmakla; bu kararda kamulaştırmadan arta kalan alan yönünden hesaplanan değer azalışı bedelinin davacı idare yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının (2) numaralı bendinde yer alan “548.885,76”, “211.044,18” ve “1.585,83” sayısının hükümden çıkarılarak yerlerine sırasıyla “528.885,76”, “189.462,35” ve “21.585,83” sayıları yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.