|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin belirlenmesine ve taşınmazın yol olarak terkine karar vermiştir. Taraf vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporunun denetimi ve emsal taşınmazların uygunluğu açısından yeterli araştırma yapılmadığını tespit etmiştir. Ancak, yapılan incelemelerde emsal taşınmazın uygun olduğu sonucuna varılmış ve istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.
Temyiz aşamasında, taraf vekilleri, istinaf başvurusunda ileri sürdükleri hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. Ancak Yargıtay, temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onamıştır. Bu karar, kamulaştırma bedelinin tespitinde emsal taşınmazların değerlendirilmesi ve bilirkişi raporlarının denetimi açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
5. Hukuk Dairesi 2024/2789 E. , 2024/10265 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2500 Esas, 2023/4443 Karar
DAVA TARİHİ : 14.02.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/64 Esas, 2021/137 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, …, Asarlık Mahallesi 408 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, emsalin uygun olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen metrekare birim bedelinin düşük olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, faiz alacakları konusundaki haklarını saklı tuttuklarını, ödeme tarihine kadar paranın alım gücündeki düşüş nedeniyle mülkiyet haklarının ihlal edildiği gözetilerek enflasyon farkının da ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile emsal taşınmaza ilişkin belgeler getirtilerek bilirkişi raporunun denetlemesi gerekirken bu hususlarda yeterli araştırmanın yapılmadığı ve bilirkişi raporu ile yetinildiği görüldüğünden, emsal olarak alınan 475 ada 2 parselin tapu kaydı, satışa esas resmî senedi, imar durumu istinaf incelemesi için gönderilen başka bir dosyadan tedarik edilerek dosya arasına alınmış ve dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastral parsel mi olduğu hususu belirlenerek bilirkişi raporunun denetimi yapılmış, hükme esas alınan bilirkişi raporunda Asarlık Mahallesi 475 ada 2 parsel sayılı taşınmazın emsal olarak alınmasında bir olumsuzluk görülmemiş, aynı kamulaştırma kapsamında bu emsalin istinaf incelemesi için gelen başka dosyalarda da uygulanmış olması nedeniyle değerlendirmede birlik sağlayacağından aynı emsal ile sonuca gidilmesi uygun bulunmuş olup dosyada bulunan 10.11.2020 havale tarihli asıl ve 11.02.2021 havale tarihli ek bilirkişi kurulu raporunun uygun olduğu, dosya kapsamında dava konusu taşınmaz ve emsale ilişkin kayıtların toplandığı ve alınan emsalin uygun olduğu görülmüş, gelen müzekkere cevaplarına göre, dava konusu taşınmaz dava tarihi itibarıyla, emsal alınan taşınmaz ise satış tarihi itibarıyla imar uygulaması sonucu oluşmuş imar parseli olduğundan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadan taşınmazın birim zemin bedelinin belirlenmesinde usul ve kanuna aykırılık tespit edilmemiş, taşınmazında yer alan zemin üstü yapı bedellerinin 2020 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ’e uygun olarak belirlendiği görüldüğünden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.