|
ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespitine karar vermiştir. Davacı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak, kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin uygun olduğunu, bilirkişi raporunun kanuna uygun olarak hazırlandığını ve belirlenen bedelin yerinde olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, arta kalan taşınmazların değer artışının hesaplanması gerektiği yönündeki itirazların da yerinde görülmediği belirtilmiştir. Sonuç olarak, temyiz başvurusu, tarafların iddiaları ve belgeleri doğrultusunda usul ve kanuna uygun bulunarak reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde değer tespitinin nasıl yapılması gerektiğine dair önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
5. Hukuk Dairesi 2024/2775 E. , 2024/8880 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2206 Esas, 2024/34 Karar
DAVA TARİHİ : 06.07.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/369 Esas, 2022/195 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bartın ili, …, Çukurbük köyü 106 ada 9 parsel ile Kayadibiçavuş köyü 105 ada 10 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların kamulaştırılan kısımlarının tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna uyularak verilen yerel mahkeme kararını kabul etmediklerini, arta kalan kısımda değer azalışına yönelik yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, ek raporda değer artışının neye göre %30’a yükseldiğinin belirtilmediğini, ayrıca arta kalan kısmın yola cepheli hale gelmesiyle kazanacakları değerin %10 oranının çok çok üzerinde olduğunu, bu nedenle değer azalışının aksine %30 değer artışı hesaplanması gerektiğini, silajlık mısır ve buğdayın verim değerlerinin yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporunda objektif değer artış unsurlarının aynı olduğu gözetilmeden %40 ve % 10 objektif artış uygulandığını, taşınmazların arta kalan kısımlarının yüzölçümleri dikkate alındığında tarım için elverişli olduğunu, uygulanan değer azalışının hatalı olduğunu, bu sebeple değer artışının hesaplanması ve kamulaştırma bedelinden düşülmesi gerektiğini, daha önce yolu olmayan ve kamulaştırma işlemi sonucu yola kavuşacak bir taşınmazdan arta kalan arazide değer artışı olmasının kaçınılmaz olduğunu, örnek birçok Yargıtay kararları ışığında değer artışının hesaplanması gerektiğini, kararın bu yönden hatalı olduğunu, yerel mahkemece lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının incelenerek müvekkili idare yararına kaldırılmasını ve itirazları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi oranının yerinde olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler ve gelirleri dikkate alınarak, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçildiği anlaşılmakla mülkiyet kamulaştırmasına konu yerin kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa hükmün kesinleşmesi beklenmeden ödenmesine karar verilmesi ve davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru görüldüğünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 12 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür
2. Tarım arazisi ve kapama kavaklık niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.