onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı idare, Gaziantep’teki taşınmazlarda kamulaştırma bedelinin belirlenmesini talep ederken, davalılar ise taşınmazların değer kaybının uzman bilirkişilerce tespit edilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespitine karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararı kaldırarak yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazların değerinin belirlenmesinde gelir metodu ve enerji nakil hattının etkilerini dikkate alarak, irtifak hakkı bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik olmadığını belirtmiştir. Ayrıca, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığını ifade etmiştir. Nihayetinde, temyiz başvuruları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır.

Sonuç olarak, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının belirlenmesi sürecinde, ilgili mevzuat ve içtihatlar doğrultusunda yapılan değerlendirmeler, mahkeme kararının hukuka uygunluğunu ortaya koymuştur.

5. Hukuk Dairesi         2024/3616 E.  ,  2024/10482 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1220 Esas, 2024/119 Karar
    DAVA TARİHİ : 04.04.2019
    KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/66 Esas, 2023/120 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, …, Çakal Mahallesi, 111 ada 10 parsel ve 112 ada 11 parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedellerinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; mahallinde uzman bilirkişiler marifeti ile keşif yaparak parsellerin gerçek değer kayıplarının tespit edileceğini, dava dilekçesinde konu edilen parsellerin içinden geçen enerji nakil hatları sebebi ile taşınmazlarda meydana gelen değer kayıplarının uzman bilirkişiler eliyle tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremler nedeniyle zeminde kaymalar olduğunu, bu nedenle taşınmazın köşe koordinatları ve sınırlarının, mevcut köşe koordinatlarında değişiklikler meyadana geldiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazlara yüksek objektif değer artışı uygulandığını, değer düşüklüğü oranının yüksek alındığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
    2. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinde aynı güne aynı nitelikte birçok keşif konulduğundan bilirkişilerce doğru değerlendirme yapılamadığını, dava konusu taşınmazların bedelinin düşük tespit edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu kuru kapama zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazların niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı ile irtifak hakkı karşılığının belirlenmesinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.05.2019 tarihli ve 2019/5-241 Esas, 2019/560 Karar sayılı ilamında yapılan belirlemelere göre davanın niteliği ve mahiyetine göre davacı idare yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar davalı vekili istinaf dilekçesinde; Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremde dava konusu taşınmazın köşe koordinatları ve sınırlarının mevcut köşe koordinatları ve sınırları ile uyuşmadığı verilen hükmün infaz kabiliyetinin kalmadığı iddialarını ileri sürmüş ise de Gaziantep tapu kadastro müdürlüğü ile yapılan yazışmalardan; dava konusu taşınmazlarla  ilgili  en  son  06.06.2016  tarihinde  3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22 nci maddesinin (a) bendi uyarınca  uygulama  yapılmış  olduğu bu  tarihten  sonra kayıtlarda  herhangi bir  değişiklik  yapılmamış olduğunun belirtildiği, yine UYAP üzerinden yapılan TAKBİS sonucunda dava konusu taşınmazın tapu kaydında taşınmazın yüz ölçümünde bir değişikliğin bulunmadığı, bu hususlara ilişkin şerhin yer almadığı anlaşıldığından irtifak hakkı karşılığının hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığını, ancak Mahkemece 05.11.2020 tarihli ilk kararında kamulaştırma bedelinin 75.142,45 TL olarak tespit edildikten sonra, idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedel olan 67.950 TL bedelden acele el koyma dosyasında bloke edilen 35.828,48 TL’ nin mahsubundan sonra oluşan 32.121,52 TL’nin davalılara derhal ödenmesine, bakiye kısmın karar kesinleştikten sonra ödenmesine karar verildiğinden; 05.11.2020 tarihli ilk kararında tespit edilen 75.142,45 TL kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasında bloke edilen 35.828,48 TL’nin mahsubundan sonra oluşan 39.313,97 TL’ nin 32.121,52 TL’ sine 05.08.2019 tarihinden ilk karar tarihi olan 05.11.2020 tarihine kadar, 7.192,45 TL’ sine 05.08.2019 tarihinden son karar tarihi olan 11.05.2023 tarihine kadar, Mahkemece 11.05.2023 tarihli kararı ile tespit edilen fark kamulaştırma bedeli olan 94.713,07 TL’ ye 05.08.2019 tarihinden son karar tarihi olan 11.05.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğinden istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. 2942 sayılı Kanun’un 4 üncü, 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Kuru kapama zeytin bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun’un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
    3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan değer düşüklüğü oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
    4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
    5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.