onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazların tescili üzerine yapılan bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı idare, Bartın ilinde bulunan taşınmazların kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini ve bu bedelin artırılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Mahkeme, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca gelir metodunun uygulanmasının uygun olduğuna ve bilirkişi raporunun adil bir değer tespiti sağladığına hükmetmiştir. Taşınmazların değerinin belirlenmesinde, ağaçların yaş, cins ve verim durumu gibi unsurların dikkate alındığı belirtilmiştir. Ayrıca, davanın bazı parseller yönünden konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına da karar verilmiştir.

Sonuç olarak, temyiz başvurusunun reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmış, davacı idare harçtan muaf tutulmuştur. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde değer tespitinin nasıl yapılması gerektiğine dair önemli bir içtihat oluşturmuştur.

5. Hukuk Dairesi         2024/2779 E.  ,  2024/10088 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2590 Esas, 2024/28 Karar
    DAVA TARİHİ : 12.04.2021
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/225 Esas, 2021/683 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bartın ili, …, Şarköy köyü 115 ada 48 ve 58 parseller 128 ada 20 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece takdir edilen bedelin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, Bartın ili, …, Şarköy Köyü 119 ada 50 parsel ve 128 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine diğer parseller yönünden kabulü ile kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz özelliklerinin farklılık gösterdiği yörede, hiçbir geçerli sebep olmadan kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının taşınmazların değerinin haksız yere yükseltilmesine sebep olduğunu, belirlenen kapitalizasyon oranının yöredeki arazilerde birbirleri arasında olan farklılıklara rağmen taşınmaz değerlerinin aynı olmasına sebep olduğunu, değer artış nedenlerinin objektif şekilde ayrı ayrı belirtilerek rapor düzenlenmesi gerektiğini, gelir metodunda münavebeye alınan ürünlerin verim değerlerinin yüksek masrafların ise düşük alındığından net gelirlerin yüksek hesaplandığını, değerlemeye alınan taşınmazların bulunduğu yörede yüksek verimlerin alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişilerce yapılan hesap yöntemi ile fiyattan değere gidildiğini, yöredeki taşınmazların genellikle yüksek üretim maliyetleri nedeniyle üretim amaçlı kullanılmadığını, parsel içerisindeki ağaçların değerlemesi yapılırken bakımları tam yapılmış kültür ağaçları gibi değerleme yapıldığını, ağaç bedellerinin yüksek hesaplandığını ve haksız değer artışına neden olduğunu, taşınmazda bina değerinin belirlenmesinde yıpranma yapının düşük tutulduğunu, idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi oranının yerinde olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler ve gelirleri dikkate alınarak ve üzerindeki ağaçlara yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçildiği, her ne kadar davaya konu 119 ada 50 parsel ve 128 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar bakımından uzlaşmanın dava tarihinden önce gerçekleşmiş olması nedeniyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de dava konusu taşınmazların tapu kaydı itibari ile dava tarihinde davalı … adına kayıtlı oldukları, yargılama aşamasında taraflar arasındaki uzlaşma tutanaklarına istinaden tapuda rızai ferağ verildiği anlaşıldığından bu parseller yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmekte ise de anılan hususun davanın niteliği itibari ile sonuca etkili olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazların zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, üzerindeki yapılara resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilerek adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.