onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespitine karar vermiştir. Ancak, davacı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde bazı hususların göz önünde bulundurulmadığını tespit ederek, yeniden hesaplama yapılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın niteliği ve diğer özellikleri dikkate alınarak değer biçilmesinin doğru olduğunu belirtmiş, ancak davalıların hisse oranlarının dikkate alınmadan tam paya göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu vurgulamıştır. Anayasa Mahkemesi’nin kararına atıfta bulunarak, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalarda temyiz yolunun açık olduğunu belirtmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin ek kararını kaldırarak, temyiz itirazlarını reddetmiş ve usul ve kanuna uygun olan kararı onamıştır. Bu durum, kamulaştırma davalarında hisse oranlarının dikkate alınmasının önemini ortaya koymaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3233 E.  ,  2024/10467 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/3413 Esas, 2023/3365 Karar
    DAVA TARİHİ : 07.08.2022
    KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Gördes Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/266 Esas, 2023/144 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesince kararın kesin olduğu gerekçesiyle 25.12.2023 tarihli ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
    Ek karar davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.

    Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2023 tarihli ve 2023/3413 Esas, 2023/3365 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, Gördes ilçesi, Oğulduruk Mahallesi, 121 ada 65 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davalı olarak sadece Gülsüm Okkalı’nın yer aldığını, ancak 30.11.2022 tarihli dilekçe ile …’nın veraset ilamı uyarınca eksik olan davalıların davaya dahil edildiğini, Gülsüm Okkalı hariç diğer kişilerin kendi hisseleri bakımından kurumla anlaşma sağladığını, …’nın mirasçıları oldukları için onun payı yönünden davaya dahil edildiklerini, hisse oranlarına göre hesaplama yapılırken Gülsüm Okkalı’nın hem kendi hissesi hem de … mirasçısı olması, diğer kişilerin ise sadece … mirasçısı olması hususunun göz önünde bulundurulmadığını, kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, net gelir hesap edilirken ürün miktarı ve gelirinin fazla alındığını, değer kaybının %35’den daha düşük alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın vasfı, konumu, bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve aynı bölgeden intikal eden dava dosyaları gözetilerek kapitalizasyon faizinin % 4 oranında alınmasında, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak belirlenen irtifak değer düşüklüğü oranında bir isabetsizlik görülmediği, ancak dava konusu taşınmaza 3/20’şer hisse ile malik olan …, Hatice Okkalı, … Okkalı ve …’nın dava açılmadan önce kendi hisseleri yönünden davacı idare ile uzlaşması sebebiyle eldeki davanın davacı idarece sadece taşınmaza 3/20 hisse ile malik olan Gülsüm Okkalı ile 5/20 hisse ile malik olan ölü tapu maliki … mirasçılarına karşı açıldığı, bu nedenle kamulaştırma bedelinin davalı olarak gösterilen paydaşların dava konusu edilen hisseleri yönünden tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden tam paya göre hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden yapılan hesaplama neticesinde belirlenen bedel üzerinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı gözönüne alınarak temyiz yoluna başvurulması gerekliliğinin hasıl olduğunu, ayrıca istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri de tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu ve 11 inci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelirine göre değer biçilmesi ve yine aynı Kanun’un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 25.12.2023 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2.Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.