|
ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının tesciline ilişkin olup, davacı idare vekili, Hatay ili Yeşilköy Mahallesi’nde bulunan taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporunu değerlendirerek, irtifak bedelinin mülkiyet bedelinin %50’sini geçemeyeceği ve harç iadesinin yapılması gerektiği yönünde hatalı bir karar verildiğini belirlemiştir.
Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunu kabul ederek, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırmış ve düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm tesis etmiştir. Yargıtay, temyiz itirazlarını reddederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamış ve davacı idarenin harçtan muaf olduğuna karar vermiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde bilirkişi raporlarının ve harç uygulamalarının önemini vurgulamaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4716 E. , 2024/10301 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/895 Esas, 2023/908 Karar
DAVA TARİHİ : 07.06.2016
KARAR : Düzetilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/187 Esas, 2021/111 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, …, Yeşilköy Mahallesi 981 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararında, tapu kaydında olabilecek şerh ve tahditlerin bedele yansıtılmasının ödeme sırasında banka tarafından gözetilmesine ve karardan bir suretin kararın kesinleşmesi beklemeksizin gereği için Dörtyol Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesi hükümlerinin karara eklenmesi gerektiğini, yine kararda tapuya gönderilmesi için dosyanın kesinleşmesinin beklenmesinin hatalı olduğunu, yasal faizin davacı idareden tahsili ile davalılara ödenmesine şeklindeki hükmün hatalı olduğunu, fen bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılması ve idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece dava konusu taşınmazın arsa vasfına göre, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı üzerine yeniden rapor alınarak hüküm tesis edilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan satış serbest satış olmayıp başka bir taşınmazın kamulaştırma bedeli olduğundan bu rapora göre hüküm tesisi mümkün olmadığı gibi mahkemece verilen ilk karar davalılarca istinaf edilmediğinden davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak ikinci karar ile ihlal edilerek daha fazla bir kamulaştırma bedeline hükmedilmesinin de hatalı olduğu anlaşıldığından Dairece aynı kamulaştırma kararı kapsamında Yargıtay’a intikal eden ve dava konusu taşınmaz ile 150 m mesafede olan, dava konusu taşınmazla kıyaslandığında sokak cephesi de bulunmayan Yeşilköy Mahallesi 416 parsel için 2015 yılı temmuz ayı itibarıyla biçilen 165,00 TL/m² birim bedel idare temyizi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 2017/19289 Esas, 2018/24194 Karar sayılı kararı ile onandığı, bu durumda dosya içinde bulunan ve taşınmazın bedelini Haziran 2016 tarihi itibarıyla 173,00 TL/m² olarak belirleyen 11.09.2017 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler, istinaf eden idare aleyhine olmayıp, hüküm vermeye elverişli olarak değerlendirilmiş ve hüküm tesisinde dikkate alınmış, her ne kadar bilirkişi raporunda irtifak bedeli 45.643,45 TL olarak tespit edilmiş ise de taşınmazın niteliğine göre, irtifak bedeli mülkiyet bedelinin %50’sini geçemeyeceğinden, yeniden yapılan hesaplamada irtifak değer düşüklüğü oranı hesabında yapılan hata giderilerek, irtifak kamulaştırma bedelinin 45.420,02 TL olarak tespiti ile davacı idare yargılama sırasında harçtan muaf hale geldiği halde başlangıçta alınan harçların iadesine karar verilmemesi hatalı olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde yetişen ürünlere ilişkin fiyatın yıllık ortalaması alınması gerkirken sadece en yüksek fiyatın baz alınarak taşınmaz bedelinin belirlendiğini, dava konusu taşınmaza birim fiyat takdir ederken verim miktarının ve ürün satış fiyatlarının yüksek, üretim masraflarının ise düşük alındığını, kapitalizasyon faiz oranının düşük değerlendirildiğini, kamulaştırma bedeline faiz uygulanmasının doğru olmadığını, Mahkemece kararda tapu kaydındaki haciz,ipotek vs gibi her türlü tasarrufu kısıtlayıcı şerh ve kayıtların kaldırılmasına yönelik hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesi,
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.