onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın davacı idare adına tesciline karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararı kaldırarak yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi, yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise davacı idare vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kullanılan kapitalizasyon faiz oranı ve değer artış oranının uygun olduğunu belirtmiş, ayrıca davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğunu ifade etmiştir. Temyiz aşamasında, davacı idare vekilinin itirazları, hukuki nitelendirme ve uygulanan hukuk kurallarına göre yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kısmen kabul ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu süreçte, hukuki değerlendirmeler ve bilirkişi raporları esas alınarak, kamulaştırma bedelinin tespitinde herhangi bir isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmıştır.

5. Hukuk Dairesi         2024/4508 E.  ,  2024/10570 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1721 Esas, 2024/483 Karar
    DAVA TARİHİ : 03.11.2016
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/498 Esas, 2023/430 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve Kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kilis ili, …, Demirciler köyü 886 ada 63 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bedelinin davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptaline ilk kararın kesin olarak karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın nitelikleri göz önüne alındığında kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, müvekkil idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu kapama zeytin bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilip, Yargıtay İçtihatlarına uygun olarak %4 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanarak, taşınmazın konumu ve diğer özellikleri itibarıyla objektif değer artışı uygun görülerek sonuç metrekare birim değerinin 74,74 TL olarak tespiti ile bu metrekare bedeline göre kamulaştırma değerinin belirlenmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın nitelikleri göz önüne alındığında kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, müvekkil idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Sulu kapama zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
    3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
    4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
    5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    6. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin ilk kararının tamamen ortadan kalktığı gözetilerek tescil yönünden yeniden hüküm kurulması gerekirken, eski hükmün kesin olduğundan bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
    Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci fıkrası uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    3. İlk Derece Mahkemesinin kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine “Dava konusu taşınmaz olan Kilis ili, …, Demirciler köyü 886 ada 63 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına kayıt ve tesciline, ” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.