|
ÖZET: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na dayanarak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın tapu kaydının iptaline karar vermiştir. Ancak, davacı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını esastan reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kullanılan kapitalizasyon faizi ve değer artırıcı unsurların yerinde olduğunu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca, kamulaştırma bedelinin tamamının ödenmesine ve davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, temyiz başvurusu, usul ve kanuna uygun bulunmuş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde bedel tespitinin hukuka uygunluğunu ve tarafların yükümlülüklerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3625 E. , 2024/9312 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1755 Esas, 2024/45 Karar
DAVA TARİHİ : 29.07.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/183 Esas, 2022/154 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bartın ili, …, Kayadibiçavuş köyü 105 ada 9 parsel (ifrazla 105 ada 96 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kuru tarım arazi vasfında olan dava konusu taşınmazda kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulandığını, objektif değer artışı oranı uygulanmak suretiyle metrekare birim değerinin artırıldığını, değer azalışının aksine arta kalan kısımda yola cepheli olması nedeniyle değer artışı gerçekleştiğini, müvekkili idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler ve gelirleri dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, taşınmazın kamulaştırılan kısmının geometrik durumu ve toplam yüzölçümüne oranı dikkate alındığında belirlenen değer düşüklüğü oranı da gözetilerek taşınmazın tamamının kamulaştırılmasının yerinde olduğu, ayrıca kamulaştırma bedelinin tamamının ödenmesine karar verildiği ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamında netice olarak verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, mülkiyet kamulaştırmasına konu yerin kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve 2942 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi gereğince yargılama giderlerinden davacı idare sorumlu olduğundan, ayrıca davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi halinde Anayasa’nın 46 ncı maddesinde düzenlenen “gerçek karşılığın ödenmesi” ilkesi ve dolayısıyla da mülkiyet hakkı ihlali söz konusu olacağından davanın niteliği gereğince davacı idare lehine, davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, her ne kadar kamulaştırmadan arta kalan 105 ada 95 parsel sayılı taşınmazın davacı idare adına tescili yerine terkinine karar verilmiş ise de bu husus mahallinde düzeltilebilir hata olduğundan eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci ve 12 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Bartın ili, …, Kayadibiçavuş köyü 105 ada 9 parsel (ifrazla 105 ada 96 parsel) sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmı olan 105 ada 95 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü, geometrik şekli ve kamulaştırma amacı dikkate alındığında kullanılamaz hale geldiği anlaşıldığından, bu kısmın bedeline hükmedilmesinin uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.