onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini konusundaki hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vererek kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın tapu kaydının iptaline hükmetmiştir. Ancak, davacı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, bilirkişi raporundaki değer azalışı ve kamulaştırma sürecine ilişkin değerlendirmelerin hukuka uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Mahkeme, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde kullanılan net gelir esasının 2942 sayılı Kanun’un hükümlerine uygun olduğunu, ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesinin de hukuka aykırı olmadığını ifade etmiştir. Davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, mülkiyet hakkının ihlaline yol açabileceği gerekçesiyle doğru bulunmuştur. Sonuç olarak, temyiz başvurusu da reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde değer tespitinin nasıl yapılması gerektiğine dair önemli bir içtihat oluşturmaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/2859 E.  ,  2024/9313 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2090 Esas, 2024/46 Karar
    DAVA TARİHİ : 23.06.2021
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/339 Esas, 2022/194 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bartın ili, …, Kayadibiçavuş köyü 105 ada 48 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalılar vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetinin kök raporunda herhangi bir değer azalışından söz edilmemişken, ek raporda kamulaştırmadan arta kalan kısımlar için değer azalışı hesaplanmasının çelişki oluşturduğunu, değer azalışının aksine arta kalan kısımlarda en az %30 oranında değer artışı gerçekleştiğini, kuru tarım arazi vasfında olan dava konusu taşınmazda kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulandığını, objektif değer artışı oranı uygulanmak suretiyle metrekare birim değerinin artırıldığını, arta kalan alanların gerek büyüklükleri, gerekse kapama kavak niteliğinde olup tarım makinelerine ihtiyaç duymamaları nedenleriyle değer azalışı uygulanmasının bilimsellikten uzak olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, davanın dört aylık yasal süre içerisinde neticelendirilememesi nedeni ile karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesinde kanuna aykırı bir durum bulunmadığı, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizinin ve objektif değer artışının yerinde olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, raporda kapama kavak bahçesi geliri dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, kamulaştırmadan arta kalan kısımların yüzölçümü ve geometrik durumu dikkate alınarak belirlenen değer azalışının da yerinde görüldüğü, ayrıca davacı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle yapılan itirazın incelenmesinde, davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve 2942 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi gereğince yargılama giderlerinden davacı idare sorumlu olduğundan, ayrıca davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi halinde Anayasa’nın 46 ncı maddesinde düzenlenen “gerçek karşılığın ödenmesi” ilkesi ve dolayısıyla da mülkiyet hakkı ihlali söz konusu olacağından davanın niteliği gereğince davacı idare lehine, davalı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci ve 12 inci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Kapama kavaklık niteliğindeki Bartın ili, …, Kayadibiçavuş köyü 105 ada 48 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.