|
ÖZET: Uyuşmazlık, Manisa ili, Deniş Mahallesi 495 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. Davalı taraf, taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini savunurken, davacı taraf ise belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerinin belirlenmesinde 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca net gelir esas alınarak değerlendirilmesinin uygun olduğuna karar vermiştir. Ayrıca, taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı idareye ait olduğuna dair hüküm kurulmadığı ve vekalet ücretinin belirlenmesinde hatalar bulunduğu tespit edilmiştir. Nihayetinde, temyiz itirazları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. Sonuç olarak, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili konusundaki uyuşmazlık, ilgili hukuki düzenlemeler ve içtihatlar ışığında değerlendirilmiş, tarafların iddiaları doğrultusunda karar verilmiştir. Bu süreçte, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları da dikkate alınmıştır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3938 E. , 2024/10411 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/4264 Esas, 2024/424 Karar
DAVA TARİHİ : 06.12.2022
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/681 Esas, 2023/331 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, …, Deniş Mahallesi 495 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli belirlenirken net gelir üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini, objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, taşınmazın konumu itibarıyla değerli olduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin yüksek hesaplandığını, idarece belirlenen bedelle arasında fahiş fark bulunduğunu, kapitalizasyon faiz oranının % 6 alınması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini, davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, aksi halde seri dava olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın ve üzerindeki muhdesatların bedellerinin düşük hesaplandığını, Yapı Yaklaşık Maliyet Cetvelinin güncel halinin rapora esas alınması gerektiğini, yıpranma payının hatalı alındığını, objektif unsurun yüksek uygulanması gerektiğini, kapitalizasyon faizinin düşük alınması gerektiğini, taşınmazın konumunun merkeze yakın olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içinde mevcut Soma Belediye Başkanlığının 04.10.2023 tarihli yazısı ile taşınmazın çevresinde imar uygulaması yapılan taşınmaz bulunmadığı bildirildiğinden, dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 nci maddesine uygun şekilde % 45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının doğru olduğu, taşınmazın üzerindeki yapılara, dava tarihi itibarıyla yayımlanmış bulunan 2022/3 dönem Yapı Yaklaşık Maliyet Cetveli esas alınıp, bilirkişi raporuna ekli fotoğraflarda belirli yaş ve özelliklerine uygun oranda yıpranma payı düşülerek, ağaçlara yaş, cins ve verim durumlarına uygun maktu değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23/10/2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, ancak taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı idareye aidiyetine dair hüküm kurulmamış olması ve aynı tarihte duruşma yapılan 29 dava bulunduğu anlaşıldığından seri dava kabul edilerek davalı yararına hükmedilecek vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 22 nci maddesine göre belirlenmemiş olması yerinde görülmediğinden; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile hükmün bu yönden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 22 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kuru tarım arazisi niteliğindeki Manisa ili, …, Deniş Mahallesi 495 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.