|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin olup, İstanbul’daki bir taşınmazın değerinin belirlenmesi üzerine odaklanmaktadır. Mahkeme, taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitinde net gelir metodu kullanarak bir isabetsizlik görmemiştir. Temyiz incelemesi sonucunda, mahkeme kararının bozulmasına gerek olmadığına ve temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Kararda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici maddeleri ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili hükümleri dikkate alınarak, taşınmazın niteliği ve değer tespiti sürecindeki hukuki değerlendirmeler yapılmıştır. Mahkeme, eksik inceleme yapıldığına dair itirazları da değerlendirerek, önceki kararların hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kullanılan yöntemlerin geçerliliği onaylanmıştır. Sonuç olarak, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediği, dolayısıyla mahkeme kararının onanmasına hükmedilmiştir. Bu durum, kamulaştırma süreçlerinde değer tespitinin önemini ve hukuki çerçevesini vurgulamaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3594 E. , 2024/9156 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/353 Esas, 2022/93 Karar
DAVA TARİHİ : 03.02.2015
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonucu verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, …, Yeniköy mahallesi, 184 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar … vd. vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz için çok düşük bir bedelle acele el koyma kararı verildiğini, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile davalılara ödenmesini, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar vekili … vd. cevap dilekçesinde; acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelin taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğunu, bu nedenle bu bedeli kabul etmediklerini, taşınmazın yerleşim yerlerine çok yakın olduğunu, tüm belediye hizmetlerinden yararlandığını, bilirkişiler tarafından imar planlarının dikkate alınmadığını beyanla, bedellerin hisseleri miktarında pay sahiplerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.02.2016 tarihli ve 2015/30 Esas 2016/10 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz kamulaştırma kararından sonra düzenlenen 1/1000 ölçekli imar planı içinde ise de, söz konusu imar planı kamulaştırma amacına uygun yapıldığından taşınmazın arsa olarak kabul edilemeyeceği gözetilip, taşınmaza ekilebilir net ürün gelirine göre arazi olarak değer biçilmesi ve biçilen değere objektif değer artırıcı unsur oranı ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme sonucu bedel tespiti hatalı olduğundan, davalı …’in tapu malikleri ile hukuki ilişkisini gösterir veraset ilamı vs belgeler temin edilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığından, dava konusu taşınmazda hak sahibi olan … ve …’ın dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmedikleri gibi davaya da dahil edilmedikleri anlaşıldığı halde, mahkemece gerekçesi gösterilmeden adı geçenlerin payını da kapsar şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 05.04.2022 tarihli ve 2017/353 Esas 2022/93 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalılara derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, objektif değer artırıcı unsurun yüksek hesaplandığını, ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar … vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, objektif değer artırıcı unsurun düşük oranda hesaplandığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki İstanbul ili, …, Yeniköy mahallesi 184 ada, 11 parsel sayılı taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.