onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı idare ile davalı tapu maliki arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın kamulaştırma bedelini belirleyerek davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılmıştır. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın sulu tarım arazisi niteliği göz önünde bulundurularak, net gelir esas alınarak değer biçilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alınması ve %4 kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsurların uygulanması gerektiği vurgulanmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerinin adil ve hakkaniyete uygun bir şekilde tespit edilmesi gerektiğine karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi’nin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, dolayısıyla davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir durum olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvuruları esastan reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır.

5. Hukuk Dairesi         2024/4429 E.  ,  2024/10254 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1943 Esas, 2024/391 Karar
    DAVA TARİHİ : 06.07.2018
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Gelibolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/577 Esas, 2023/53 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Çanakkale ili, …, Sütlüce köyü 111 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın çok değerli bir bölgede bulunduğunu, sulu tarım yapıldığını, en az % 50 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiğini belirterek taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranının %25 olarak alınmasının hatalı olduğunu, taşınmaz kuru tarım arazisi özelliği göstermesine rağmen kapitalizasyon faiz oranın %4 olarak alınmasının yanlış olduğunu, arta kalan kısımda değer düşüklüğü olacağı kanaatinin doğru olmadığını, üretim giderlerinin toplam gelirin 1/3′ ünden fazla olamayacağına ilişkin kuralın uygulanmasının hatalı olduğunu, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
    2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın çok değerli bir konumda yer aldığını ve İlk Derece Mahkemesince takdir edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmaza uygulanan objektif değer artış oranının çok düşük olduğunu, hesaplanan değer azalış miktarının çok düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi, değer biçilirken de yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilmek suretiyle dava tarihinde geçerli olan resmi veri listesi ile taşınmazın bulunduğu yer İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağının değerlendirilip üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alınması, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faizi ile makul oranda objektif değer artırıcı unsur oranı uygulanması, taşınmazın kamulaştırmadan geriye kalan alanı için bu alanın geometrik şekli, yüz ölçümü, ulaşım durumu nazara alınarak makul oranda değer azalışı uygulanması, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı taraf adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerinde olup, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 12 nci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
    3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 2018 yılı Gelibolu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin uygulanması, dava konusu taşınmazın belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre belirlenen kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışı uygun görülmüştür.
    4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.
    5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.