onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili üzerine kuruludur. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vererek, kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın Hazine adına tesciline hükmetmiştir. Davalı taraf, taşınmazın değerinde yüksek artış olduğunu ve kamulaştırma sonrası kalan arazinin tarımsal faaliyet için yetersiz olduğunu öne sürerek, kamulaştırma bedelinin yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddederek, taşınmaza biçilen değerin 2942 sayılı Kanun’un hükümlerine uygun olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile değer artırıcı unsurların uygun olduğunu değerlendirerek, davacı idarenin temyiz başvurusunu da reddetmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, kamulaştırma bedelinin tespitinde yapılan değerlendirmenin hukuka uygun olduğunu ve temyiz itirazlarının yerinde görülmediğini belirtmiştir. Bu durum, kamulaştırma süreçlerinde taşınmazın değerinin belirlenmesinde dikkate alınması gereken unsurların önemini vurgulamaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/2672 E.  ,  2024/8877 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2122 Esas, 2023/2395 Karar
    DAVA TARİHİ : 23.12.2021
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/483 Esas, 2022/289 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, …, … 3263 ada 46 parsel (eski 269 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinde yüksek derecede artış olduğunun açık olduğunu, bu sebeple acele kamulaştırma bedeline muvafakat etmenin mümkün olmadığını, taşınmazın tarla vasfında ve toplamda 13.088,38 m² olduğunu, taşınmazın kamulaştıran alanının 12.080,28 m² olduğunu, kamulaştırma sonrası ise taşınmazdan geriye 1.008,1 m² kaldığını, kamulaştırma sonrası tarla vasıflı taşınmazın, küçük bir kısmının kaldığını, bu denli küçük bir arazide tarım yapmanın oldukça zahmetli olacağını ve satışının güçleşeceğini kamulaştırma sonrasında kalan arazide, kamulaştırma sebebiyle değer kaybı yaşandığının son derece açık olduğunu, Mahkemece resen nazara alınacak hususlar ile güncel piyasa fiyatları ve kamulaştırma sonrasında kalan arazide yaşanan değer kaybı dikkate alınarak kamulaştırma bedelinin tespitine, kamulaştırma bedeline ise kamulaştırma tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, yargılama harç ve giderleriyle yasal vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın çıplak değeri ile kapitalizasyon faizinin çarpılması suretiyle kamulaştırma bedeline uluşıldığı hâlde, objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, taşınmazın çıplak değerinin hesaplanmasında esas alınan buğday ve kavuna ait gelir, gider ve verime ilişkin verilerin hatalı alındığını, bedelin yüksek belirlendiğini, davalı lehine vekâlet ücreti takdirine ilişkin yasal koşulların oluşmadığını ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının uygun olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.