onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma konusu taşınmazın irtifak hakkı bedelinin tespitine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Mahkeme, taşınmazın değeri için bilirkişi raporuna dayanarak arazi olarak belirlenen 61.92 TL/m² birim fiyatı üzerinden hüküm kurması gerekirken, arsa olarak 59.85 TL/m² üzerinden karar vermiştir. Bu durum, mahkemenin bozma ilamına aykırı bir uygulama olarak değerlendirilmiştir.

Mahkeme, taşınmazın niteliğini belirlemede ve kamulaştırma bedelinin tespitinde gerekli olan teknik bilirkişi keşfini yapmamış, bu da kararın hatalı olmasına yol açmıştır. Ayrıca, yeni oluşan parsellerin irtifak hakkı ve mülkiyet bedelinin hesaplanması için ek rapor alınması gerektiği göz ardı edilmiştir.

Sonuç olarak, davacı idare ve bir kısım davalıların temyiz itirazları yerinde görülerek, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde hukuki ve teknik değerlendirmelerin önemini vurgulamaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/4582 E.  ,  2024/9955 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2023/410 Esas, 2024/31 Karar
    DAVA TARİHİ : 17.06.2014
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı davacı idare ve davalılar … vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Van ili, …ilçesi, …. Mahallesi 1021 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; kamulaştırma bedelinin hakkaniyete göre tespit edilmesini, dava konusu taşınmazın Van Organize Sanayi Bölgesinin hemen yanı başında, ticari alanda olduğunu, bu sebeple arsa vasfıyla bedel tespitinin yapılmasını talep etmiştir.

    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 23.06.2015 tarihli ve 2014/216 Esas, 2015/417 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu irtifak hakkı bedelinin davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Birinci Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi olan 17.06.2014 gününde 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içinde olup, olmadığı, değilse belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun mahal olup olmadığı, en yakın yerleşim birimlerine, kamu kurum ve kuruluşlarına olan uzaklığının ne olduğu hususları Belediye Başkanlığından sorulup, alınacak yazı cevabına göre, taşınmazın vasfı belirlendikten sonra taşınmazın niteliğine göre oluşturulacak bilirkişi eşliğinde mahallinde keşif yapılarak; arsa ise emsal karşılaştırması yapılarak, arazi ise net gelirine göre bedel belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, bu yönteme uyulmadan soyut ifadelerle değer biçen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması, hatalı olduğu gibi kamulaştırma bedeline 18.10.2014 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin gözetilmemesi, davanın niteliği gereği kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve davalı … mirasçılarının gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi doğru olmadığından ve tapu kaydında davalılar … ve … hisseleri üzerinde bulunan haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
    Mahkemenin 07.05.2019 tarihli ve 2017/170 Esas, 2019/188 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu irtifak hakkı bedelinin davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    C. İkinci Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davacı idare tarafından düzenlenen kıymet takdir raporunda ve Dairemiz bozma ilamı öncesi mahkemece verilen ilk kararda taşınmaz üzerinden geçen enerji nakil hattının emniyet ve salınım mesafesi esas alınarak belirlenen 2.406,80 m²lik irtifak alanının hesaplanması suretiyle irtifak bedelinin tespitine karar verildiği halde, bozma ilamı sonrası davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek 1.283,22 m² üzerinden irtifak hakkı karşılığına hükmedilmesi, doğru olmadığı gibi davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
    Mahkemenin 10.01.2024 tarihli ve 2023/410 Esas, 2024/31 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu irtifak hakkı bedelinin davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ifrazen 3036 ve 3037 parsellere daha sonra da 9346 ada 15 ve 2 nolu parsellere ayrıldığını, bu nedenle yerel mahkemece bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak yeni oluşan irtifak alanına göre bedel tespitinin yapılması ve alınacak rapora göre hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın vasfının arsa niteliğinde olduğunu, belirlenen bedelin düşük olduğunu, kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince yasal faiz uygulanması yerindedir.
    3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare ve bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    4 . Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye göre; dava konusu 1021 parsel sayılı taşınmazın 9346 ada 15 ve 2 parsel sayılı taşınmazlara ifraz edildiği anlaşılmaktadır.
    5. Bu durumda, mahallinde teknik bilirkişi eşliğinde yapılacak keşif ile kamulaştırma krokisi uygulanmak suretiyle yeni oluşan parsellerde kamulaştırmaya konu alan ile enerji nakil hattı alanı tespit edilip, irtifak hakkı ve mülkiyet kamulaştırma bedelinin hesaplanması için ek rapor alınarak sonucuna uygun, taşınmazın yenileme sonrası oluşan yeni ada ve parsel numaraları üzerinden hüküm tesis edilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    6. Mahkemece verilen ikinci kararda, dava konusu taşınmaza arazi olarak değer belirleyen 15.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 61.92 TL/ m² birim fiyatı üzerinden hüküm kurulduğu ve Dairemiz bozma ilamında bu husus bozma konusu yapılmadığı hâlde, bozma ilamı sonrası, Mahkemece taşınmazın arazi olarak belirlenen bu metrekare birim fiyatı üzerinden değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığına hükmedilmesi gerekirken Mahkemece taşınmaza arsa olarak değer belirleyen 59.85 TL /m² birim fiyatı üzerinden karar verilmesi hatalıdır.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı idare vekilinin ve bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Mahkeme kararının BOZULMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.