|
ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin olup, davacı idarenin talebi üzerine İstanbul Bayrampaşa’daki taşınmazın bir kısmının kamulaştırılmasıyla ilgilidir. İlk mahkeme kararı, taşınmazın kamulaştırılan kısmının bedelini belirleyerek davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, davalılar vekilinin temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede, taşınmazın kalan kısmının değeri ile ilgili eksik inceleme yapıldığı ve kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanmaması gerektiği tespit edilmiştir.
Bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda, mahkeme davanın kabulüne karar vermiştir. Temyiz incelemesi, mahkeme kararının hukuka uygun olduğunu ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediğini ortaya koymuştur. Ancak, mahkemece verilen hükmün düzeltilmesi gerektiği belirtilmiş ve karar, düzeltilerek onanmıştır. Bu süreç, kamulaştırma hukuku açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3699 E. , 2024/9455 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/451 Esas, 2017/34 Karar
DAVA TARİHİ : 12.04.2012
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Bayrampaşa ilçesi, Yıldırım Mahallesi 21141 parsel sayılı taşınmazın 71,40 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız açılan davanın reddine karar verilmesi, aksi takdirde kamulaştırma kararına karşı açılacak iptal davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca davacı idare tarafından dava dilekçesinde belirtilmeyen değeri kabul etmediklerini, fazlaya ilişkin haklar ve keşif sonrası sunulacak bilirkişi incelemesi neticesinde her türlü değere itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi incelemesi ardından karar verilecek olursa söz konusu bedele dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. Davanın devamı sırasında davalılar vekili söz konusu … mirasçısı …’in kendisine intikal eden taşınmazdaki hissesini 05.03.2013 tarihi itibarıyla 2609 yevmiye numarasıyla davalılar F, …, …’a devir ettiğinden davanın bu aşamadan sonra davalılar …, , … ve … hakkında devamını talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.06.2013 tarihli ve 2012/316 Esas, 2013/302 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak zeminine, binaya ise resmî birim fiyatları esas alınarak ve yıpranma payıda düşülerek değerlerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak dava konusu taşınmazın kısmi kamulaştırma nedeniyle arta kalan ve işe yaramazlığından bahisle bedeline hükmolunan bölümünün dosyada mevcut 14.08.2012 havale tarihli İmar Müdürlüğünün cevabi yazısına göre ticaret alanında kaldığı ve bitişik 21140 parsel ile tevhitli olduğu, davacıların bu kısmın kamulaştırılarak bedelinin ödenmesi yönünde bir taleplerinin de ayrı olmadığı dikkate alınmadan eksik inceleme ile kalan kısmın da bedeline hükmedilerek, idare adına tesciline karar verilmesi ve 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da gözönüne alınarak, kamulaştırma bedeline 13.08.2012 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 13.04.2017 tarihli ve 2015/451 Esas, 2017/34 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen taşınmaz bedelinin düşük olduğunu, usul ve kanuna aykırı bedel belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 437 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Buna karşın, mahkemece verilen hüküm bozma kararı ile ortadan kalktığı hâlde, tescil yönünden daha önce karar verildiğinden bahisle yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni gereği yapılan inceleme ile Mahkeme gerekçeli kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine “Davalılar adına kayıtlı bulunan İstanbul ili, Bayrampaşa ilçesi, Yıldırım Mahallesi 2/7 pafta 21141 parsel sayılı 84,50 m² alanlı taşınmazın 71,40 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.