|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma bedelinin tespiti konusunda davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki uyuşmazlığı ele almaktadır. Mahkeme, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu ve değer tespitinin 2942 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca yapılması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, davacı idarenin, taşınmazda yapılan yenileme çalışmaları ve yüzölçümündeki değişiklikler göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi, eksik inceleme olarak değerlendirilmiştir.
Mahkeme, yenileme sonrası oluşan yeni tapu kaydı ve kadastro krokisinin dikkate alınması gerektiğini vurgulamış, ayrıca kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde maddi hata yapıldığını tespit etmiştir. Bu bağlamda, tarafların temyiz itirazlarını kabul ederek, mahkeme kararının bozulmasına ve eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğuna hükmetmiştir. Karar, kamulaştırma süreçlerinde dikkat edilmesi gereken hukuki ilkeleri ve inceleme gerekliliklerini ortaya koymaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4321 E. , 2024/9899 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/8 Esas, 2021/235 Karar
DAVA TARİHİ : 23.12.2015
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, …, Karacaköy Mahallesi 162 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin teklif ettiği bedelin kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişiler tarafından hazırlanacak raporda taşınmazın gerçek değerinin hesap edileceğini, taşınmazın gerçek bedelinin hüküm altına alınması gerektiğini, taşınmazın uydu fotoğrafında görüldüğü gibi denize nazır olduğunu, hazırlanacak raporda taşınmazın üstün vasıflarının dikkate alınarak gerçek değerinin hesaplanmasını, gerçek bedelin faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.03.2016 tarihli ve 2015/375 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 30.03.2016 tarihli ve 2015/375 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Şile Belediye Başkanlığının 29.01.2016 tarihli ve 199568 sayılı cevabi yazısında, dava konusu Karacaköy Mahallesi 162 parsel sayılı taşınmazın belediye sınırları içerisinde ve belediye hizmetlerinden faydalandığı bildirilmiş ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün Parsel Sorgulama Uygulama sitesinden edinilen bilgilerden etrafının meskun olduğu görülmüş olup, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunun anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaza arazi niteliği ile değer biçildiğinden, alınan raporun geçersiz olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 01.03.2018 tarihli ve 2016/18499 Esas, 2018/3319 Karar sayılı bozma kararına 7139 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kanun’un 10/8 fıkrası gereğince bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedel bakımından; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden”, cümlesinin eklenmesine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.05.2021 tarihli ve 2019/8 Esas, 2021/235 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi uyarınca yenilemeye tabi tutulduğunu, 3103 ada 14 parsel sayısını aldığını ve yüz ölçümü 2.660,00 m² iken 2.654,15 m² olarak değiştiğini, dava konusu taşınmaz hakkında kısmi kamulaştırma söz konusu olduğundan yeni tapu alanı gözetilerek karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın vasfının arsa olarak kabulünün mümkün olmadığını, emsal karşılaştırmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini, gerekçeli kararda gerekçe kısmında kamulaştırma bedelinin 294.833,80 TL olarak gösterildiği halde hüküm kısmında maddi hata sonucu 297.933,80 TL olarak tespit edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Şile’nin turistik bir ilçe olduğunu, bölgeye talebin pandemi döneminden sonra arttığını, bedelin düşük belirlendiğini, arta kalan kısmın bariyerli otoban tipi yol kenarında kaldığını, müvekkilerin beyanı alınarak değer kaybı verilmesi gerektiğini, uygulanan faiz oranının düşük olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan alanda değer azalışı verilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la değişik 428 inci maddesi.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci ve 12 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Davacı idarece, dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kanun’un 22/A maddesi uyarınca yenileme çalışmaları yapıldığının ve yüzölçümünün değiştiğinin ileri sürüldüğü, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün Parsel Sorgulama uygulama sitesinden edinilen bilgilere göre yenileme çalışmalarının yapıldığının tespit edildiği gözetildiğinde; yenileme sonucu oluşan yeni tapu kaydı ile yeni kadastro krokisi ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilip, yeni duruma göre kamulaştırılan alanın ölçekli kroki üzerinde gösterilmesi için fen bilirkişisinden ve kamulaştırma bedelinin yenileme sonrası oluşan yüzölçümüne göre yeniden tespiti için ise bilirkişi kurulundan ek rapor alınması sağlanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
5. Gerekçeli kararda tespit edilen kamulaştırma bedeli 294.833,80 TL olduğu hâlde, hüküm kısmında maddi hata sonucu 297.833,80 TL olarak gösterilmesi doğru değildir.
6. Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki hacizlerin hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
7. Kabule göre de; kamulaştırmadan arta kalan alana imar planına göre yapılaşma izni verilip verilmeyeceği, verilecekse önceki duruma göre kısıtlama getirilip getirilmediği hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden sorulup, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,16.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.