|
ÖZET: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na dayanarak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili konusundadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespitine karar vermiş, ancak bu karar istinaf yoluyla kısmen değiştirilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde yapılan hesaplamaların ve kesintilerin hukuka uygun olduğunu, ayrıca vekalet ücretinin belirlenmesinde de hatalar bulunduğunu tespit etmiştir.
Mahkeme, taşınmaz üzerindeki yapılar için yıpranma payı düşülerek değer biçildiğini ve bu hesaplamaların yerinde olduğunu belirtmiştir. Ancak, davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğunu, fakat davalı lehine vekalet ücretinin belirlenmesinde hatalar bulunduğunu ifade etmiştir. Nihayetinde, davacı idarenin temyiz itirazları reddedilmiş, ancak davalıların sıfatlarının düzeltilmesi gerektiği yönünde karar verilmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı, davalıların sıfatlarının düzeltilmesi suretiyle onanmış ve temyiz harçları Hazineye irat kaydedilmiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde hukukun uygulanabilirliğini ve tarafların haklarının korunmasını sağlamaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3939 E. , 2024/10412 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/4659 Esas, 2024/429 Karar
DAVA TARİHİ : 14.04.2022
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/175 Esas, 2023/408 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, …, Eğnez Mahallesi 170 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin yüksek hesaplandığını, idarece belirlenen bedelle arasında fahiş fark bulunduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %6 alınması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini, davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu, aksi halde seri dava olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda mükerrer düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığını, emsal taşınmazın hatalı seçildiğini, değer artışı değerlendirmesi yapılmamasının hatalı olduğunu, yerel mahkemece taleplerinin değerlendirilmediğini, seçenekli bilirkişi hesaplaması yaptırılmadan tekdüze bir inceleme ile bilirkişinin raporunun taraflarına dayatıldığını belirterek kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Davalılar … vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün düşük bedellerle kurulduğunu, alternatif hesaplama yapıldığını, eksik rapor uyarınca karara çıkıldığını, yerel mahkeme tarafından verilen faiz kararı ve avukatlık asgari ücret tarifesi gereği vekâlet ücretlerine ilişkin hükmün kabul edilemez olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içinde mevcut Soma Belediye Başkanlığının 04.10.2023 tarihli yazısı ile taşınmazın çevresinde imar uygulaması yapılan taşınmaz bulunmadığı bildirildiğinden, dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 nci maddesine uygun şekilde %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının doğru olduğu, taşınmazın üzerindeki yapılara, dava tarihi itibarıyla yayımlanmış bulunan 2022/3 dönem Yapı Yaklaşık Maliyet Cetveli esas alınıp, bilirkişi raporuna ekli fotoğraflarda belirli yaş ve özelliklerine uygun oranda yıpranma payı düşülerek, ağaçlara yaş, cins ve verim durumlarına uygun maktu değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, ancak taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı idareye aidiyetine dair hüküm kurulmamış olması ve aynı tarihte duruşma yapılan 29 dava bulunduğu anlaşıldığından seri dava kabul edilerek davalı yararına hükmedilecek vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 22 nci maddesine göre belirlenmemiş olması yerinde görülmediğinden; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile hükmün bu yönden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 22 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu Manisa ili, …, Mahallesi 170 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya aynı Kanun’nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca maddesi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulması yerindedir.
3. Dava dosyasının seri nitelikte açılan davalardan biri olduğu kabulüne göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirtilen maktu vekâlet ücretin yarısına hükmedilmesi yerindedir.
4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
5. Dava konusu taşınmaza malik olmayan …, …, …, …, …’un mahkemece sehven davalı olarak kaydının yapıldığı; yargılamanın 10 uncu duruşmasında sehven eklenen kişilerin kayıtlarının silinmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen düzeltme işleminin yapılmadığı anlaşılmış olup bu husus bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine
2.Kamu düzeni gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının, başlık kısmında davalı olarak yer alan …, …, …, …, …’un davalı sıfatlarının kaldırılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.