TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/1078-S.1643

BAŞVURU NO : 2018/13243

KARAR TARİHİ : 18/04/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / :

TEMSİLCİSİ

KARAYOLLARI 14. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Kamulaştırma bedeline itiraz hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 26/10/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran vekili özetle, Yenice- Balya-Güngörmez Devlet Yolu (Yenice tarafı) yapımı çalışmaları kapsamında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi uyarınca yapılan uzlaşma görüşmelerinde müvekkili ile şikâyete konu idarenin kamulaştırma bedeli üzerinde anlaşmaya vardıklarını, ancak bugüne kadar satınalma tutanağı ile imza altına alınan bu bedelin ödenmediğini, Yenice Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili için açılan ve hâlihazırda görülmekte olan davalarda idare ile anlaşmayı kabul etmeyen aynı güzergâhtaki taşınmaz sahipleri için daha yüksek metrekare birim fiyatının belirlendiğini belirterek, Karayolları Genel Müdürlüğü Bursa 14. Bölge Müdürlüğünce kamulaştırma bedelinin Mahkeme kararları gözetilerek yeniden tespit edilmesini, bu bedele taşınmaza el atıldığı günden itibaren uygulanacak yasal faizin eklenmesiyle ulaşılacak yeni kamulaştırma bedelinin müvekkiline ödenmesi hususunda gereğini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Karayolları Genel Müdürlüğü 14. Bölge Müdürlüğünün 17/12/2018 tarihli ve E.435799 sayılı cevabi yazısı ile 21/03/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/

adresinden 0c2e-7ed7-68a0 kodu ile yapılabilir.

2.1. Söz konusu güzergâhta kamulaştırma pazarlık görüşmelerine 2015-2016 yıllarında başlandığı,

2017 yılında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün kamulaştırma işlemlerindeki uygulamada yaptığı

değişiklik sonucu tapu ferağ işlemlerinin resen idarelerince düzenlenen satın alma tutanağı ile yapılmaya başlandığı, bu değişiklik sonucu 2017 öncesi imzalanan uzlaşma tutanaklarının uygulanabilirliğini yitirdiği, evrakların yeniden düzenlenmesi için başvuru sahiplerine bilgilendirme yapıldığı, bu süreçte ilgili Tapu Kadastro Müdürlüğünce yapılan 22/A kadastro yenileme çalışmasının da tescil beyannamelerinin güncellenmesini gerektirdiği, bu sebeplerle kamulaştırma işlemlerinin geciktiği; 2.2. Kamulaştırmaya tabii tutulan taşınmazların kamulaştırma bedellerinin 2942 Sayılı Kamulaştırma

Kanununun 11. maddesi uyarınca oluşturulan komisyonca ve esaslara göre belirlendiği, bağımsız mahkemenin bilirkişi yoluyla tespit ettiği bedelin idarelerine emsal teşkil etmeyeceği; 2.3. Kamulaştırma bedellerinin tarımsal nitelikli taşınmazlarda gelir yöntemi esasına göre hesaplandığı, her taşınmazın verim, topoğrafik yapı, toprak kalitesi, lokasyon vb. özellikleri göz önünde bulundurularak hesaplandığı ve kendi içinde farklılık gösterdiği, ayrıca başvuranın taşınmazına pazarlık görüşmeleri öncesinde fiilen el konulduğuna dair idareleri nezdinde bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, 2.4. Çanakkale İli, İlçesi, Mahallesi parselde taşınmaz hissedarı olan, ile anlaşma sağlanarak 24.11.2015 tarihinde Satınalma Tutanağının imzalandığı, ancak o tarihteki tapu tüzüğüne göre taşınmaz hissedarının ilgili tapu müdürlüğüne giderek ferağ işlemi yapmadığı, Müdürlüklerine başvuruda bulunmaları halinde Satınalma Tutanağının yenilenerek tapu müdürlüğünde resen tescil işlemlerinin yapılacağı hususunda başvuran vekili

20.11.2018 tarih ve sayılı yazı ile bilgilendirme yapıldığı, bilgilendirme sonrası taşınmaz

hissedarı Müdürlüklerine herhangi bir başvurusunun olmadığı, başvuruda bulunmaması veya anlaşma sağlanmadığı takdirde 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi (Değişik 4650 sayılı kanunun 5.maddesi) gereğince kamulaştırılan taşınmazın bedelinin tespiti ve idareleri adına yola terkini için dava açılacağı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması başlıklı 13 üncü maddesinde (Değişik: 3/10/20014709/2 md.),

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 3.3. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”; 3.4. “Kamulaştırma” başlıklı 46 ncı maddesinde, “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.

Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.

Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.

İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.”; 4. 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 4.1. “Satın alma usulü” başlıklı 8 inci maddesinde (Değişik: 24/4/2001 – 4650/3 md.); İdarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamaları esastır.

Kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırmayı yapacak idare, bu Kanunun 11 inci maddesindeki esaslara göre ve konuyla ilgili uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan da rapor alarak, gerektiğinde Sanayi ve Ticaret Odalarından ve mahalli emlak alım satım bürolarından alacağı bilgilerden de faydalanarak taşınmaz malın tahmini bedelini tespit etmek üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonunu görevlendirir.

Ayrıca idare, tahmin edilen bedel üzerinden pazarlıkla satın alma ve trampa işlemlerini yürütmek ve sonuçlandırmak üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla uzlaşma komisyonunu görevlendirir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

İdare, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz mal, kaynak veya bunların üzerindeki irtifak haklarının bedelinin peşin veya bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılıyor ise, bu fıkradaki usullere göre taksitle ödenmesi suretiyle ve pazarlıkla satın almak veya idareye ait bir başka taşınmaz malla trampa yoluyla devralmak istediğini resmi taahhütlü bir yazıyla malike bildirir.

(Değişik beşinci fıkra: 20/8/2016-6745/31 md.) Malik veya yetkili temsilcisi tarafından, bu yazının tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde, kamulaştırmaya konu taşınmaz malı pazarlıkla ve anlaşarak satmak veya trampa isteği ile birlikte idareye başvurulması hâlinde; komisyonca tayin edilen tarihte pazarlık görüşmeleri yapılır, tespit edilen tahminî değeri geçmemek üzere bedelde veya trampada anlaşmaya varılması hâlinde, yapılan bu anlaşmaya ilişkin bir tutanak düzenlenir ve anlaşma konusu taşınmaz malın tüm hukuki ve fiili vasıfları ile kamulaştırma bedelini, malikin kimlik bilgilerini ve taşınmazların tapuda tesciline veya terkinine dair kabul beyanlarını da ihtiva eden tutanak, malik veya yetkili temsilcisi ve komisyon üyeleri tarafından imzalanır. Bu tutanak malikin ferağ beyanı ve tapuda idare adına yapılacak tescilin hukuki sebebi sayılır.

(Değişik altıncı fıkra: 20/8/2016-6745/31 md.) İdarece, anlaşma tutanağının tanzim tarihinden itibaren en geç kırk beş gün içinde, tutanakta belirtilen bedel hazır edilerek, idarenin anlaşma tutanağı ve kamulaştırma öncesi taşınmaz üzerindeki tüm takyidat ve haklardan arındırıldığını bildiren yazıya istinaden idare adına tapuya resen tescil veya terkin edilir. Tapuya resen tescil veya terkinden sonra kamulaştırma bedeli kendilerine ödenir.

Bu madde uyarınca satın alınan veya trampa edilen taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibinden kamulaştırma yolu ile alınmış sayılır ve bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz.

Anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10 uncu maddesine göre işlem yapılır.

(1)(4)

4.2. “Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları: ” başlıklı 11 inci maddesinde (Değişik: 24/4/2001

– 4650/6 md.)

15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın

bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın; a) Cins ve nevini, b) Yüzölçümünü.

c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsarlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini, d) Varsa vergi beyanını, e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın (…)(2) mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini.(2)

g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini, h) Yapılarda, (…)(3) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını, ı) (Değişik: 19/4/2018-7139/27 md.) Bu fıkrada belirtilen unsurlara göre tespit edilen arazi bedelinin yarısını geçmemek ve her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri, Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.(4)

Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz.

Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir.

(1) Bu madde başlığı; “Kıymet takdiri esasları” iken, 24/4/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

(2) Bu bentte yer alan “kamulaştırma tarihindeki” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 26/5/2016 tarihli ve E.: 2015/55, K.: 2016/45 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.

(3) Bu arada yer alan “kamulaştırma tarihindeki” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 9/4/2003 tarihli ve E.:2002/79, K.:2003/29 sayılı Kararı ile iptal edildiğinden metinden çıkarılmıştır.

(4) 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasına

“ilgililerin beyanını da dikkate alarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun,” ibaresi eklenmiştir.

5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

6. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Tavsiye kararı” başlıklı 32 nci maddesinde, “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olduğu kanaatine varılması hâlinde tavsiye kararı verilir…”; Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi inceleme ve araştırması neticesinde, malikin rızası aranmaksızın yapılabilecek bir işlem olan kamulaştırma nedeniyle bedelin ödenmesinde gecikme yaşandığı durumlarda, idarenin, hissedilir bir değer kaybına neden olan unsurların varlığını dikkate almasının, Anayasanın 46 ncı maddesinde öngörülen kamulaştırmanın anayasal öğelerinden biri olan “gerçek karşılık” ölçütünün bir gereği olduğunu değerlendirilmiştir. Kamulaştırılan taşınmazın enflasyon sonucu değerinde meydana gelen aşınma gözetildiğinde, piyasa değerinden daha düşük bir bedel teklif edilmesini haklı gösterecek kamu yararına yönelik meşru bir amaç da dosyasından tespit edilememiştir. Bu tespitler ışığında Kamu

Denetçisi, kamulaştırma bedelinin benzer mevkii, konum ve ekonomik değerdeki taşınmazlar için

Mahkeme bilirkişi heyetince belirlenen emsal değerler dikkate alınarak ve enflasyon farkı gözetilerek rayiç bedel üzerinden yeniden belirlenip satınalma tutanaklarının güncellenmek suretiyle başvuranın pazarlık görüşmesine davet edilmesi hususunda idareye tavsiyede bulunulmasını önermiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran vekili özetle, Yenice- Balya-Güngörmez Devlet Yolu yapımı çalışmaları kapsamında,

2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi uyarınca yapılan uzlaşma görüşmelerinde müvekkili

ile şikâyete konu idarenin anlaşmaya vardıklarını ancak satınalma tutanağı ile imza altına alınan kamulaştırma bedelinin bugüne kadar ödenmediğini iddia ve ifade ederek, satınalma tutanaklarının imzalandığı tarihten sonra aradan geçen zamanda kamulaştırma bedelinin değerinde azalma meydana gelmesi ve aynı güzergâhtaki taşınmazlar için kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili için açılan davalarda Mahkeme Bilirkişi heyetince daha yüksek metrekare birim fiyatının belirlenmiş olması sebepleriyle kamulaştırma bedelinin yeniden hesaplanarak müvekkiline ödenmesi hususunda gereğini talep etmektedir.

9. İdarenin ve başvuranın dosyasına sunduğu bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Yenice- BalyaGüngörmez Devlet Karayolu Km: 86+500.00-120+936.92 arasında yer alan Çanakkale İli, Yenice

İlçesi, Seyvan, Çakır, Umurlar, Sameteli, Başkoz, Gündoğdu, Engeci (Kayatepe), Koruköy, Çırpılar, Boynanlar, Alancık, Kuzupınarı ve Hacıyusuflar Köyleri sınırları içerisinde kamulaştırma sahasına rastlayan gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulundukları tespit edilen taşınmazların yol inşaat ve emniyet sahası tesisi amacı ile kamulaştırılmasına 2942 sayılı Kanunun 5. maddesinin (b) bendi gereğince 2016/60 sayılı kamu yararı kararı ile 16/03/2016 tarihinde karar verildiği;

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

Çanakkale İli, İlçesi, Mahallesi, parselde taşınmaz hissedarı olan, ile anlaşma sağlanarak 24.11.2015 tarihinde Satınalma Tutanağının imzalandığı, ancak o tarihteki tapu tüzüğüne göre taşınmaz hissedarının ilgili tapu müdürlüğüne giderek ferağ işlemi yapmadığı, Müdürlüklerine başvuruda bulunmaları halinde Satınalma Tutanağının yenilenerek tapu müdürlüğünde resen tescil işlemlerinin yapılacağı hususunda başvuran vekilinin 20.11.2018 tarih ve sayılı yazı bilgilendirildiği, bilgilendirme sonrası taşınmaz hissedarı satınalma tutanağını imzalamaktan ve tapuda ferağ vermekten imtina ettiği hususları anlaşılmıştır.

10. Bilindiği üzere, Anayasanın 35. maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmış, 46. maddesinde ise özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamının veya bir kısmının kamu yararının gerektirdiği hallerde, kanunla gösterilen esas ve usullere göre ve “gerçek karşılığın” kural olarak peşin ve nakden ödenmesi suretiyle kamulaştırılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasanın 46. maddesinde öngörülen kamulaştırma, 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkına getirilmiş anayasal bir sınırlama olup, 46. maddede belirtilen kamulaştırmanın anayasal öğelerine uygun bir düzenleme 35. maddede düzenlenen mülkiyet hakkına saygı ilkesinin de bir gereğidir. Bu çerçevede Anayasanın 46. maddesinde kamulaştırma bedelinin tespitinde kamulaştırmanın anayasal öğelerinden biri olarak sayılan “gerçek karşılık” ölçütüne uygun bir bedelin belirlenmesi halinde ancak, kamulaştırma işlemi sonucunda kamu yararı ile bireyin katlanmak zorunda olduğu külfet arasında adilane bir denge kurulabilmesi mümkün olabilecek ve böylelikle mülkiyet hakkına saygı ilkesi korunabilecektir.

11. 2942 sayılı Kanuna göre idarelerin tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacakları kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamaları esas olup, kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırmayı yapacak idare, aynı Kanunun 11 inci maddesindeki esaslara göre taşınmaz malın tahmini bedelini tespit etmek üzere kendi bünyesi içinde kıymet takdir komisyonu görevlendirmektedir. Kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin esaslar 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanunun 11. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre kamulaştırmada taşınmaz mal veya kaynağın; cins ve nevi, yüzölçümü, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurları ve her bir unsurun ayrı ayrı değeri, varsa vergi beyanı, kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdiri, arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir, arazi bedelinin yarısını geçmemek ve her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüler ve ilgililerin beyanı da dikkate alınarak Sermaye

Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değeri tespit edilmektedir.

12. Bu çerçevede idare nezdinde oluşturulan kıymet takdir komisyonlarınca yukarıda yer verilen kıstaslar gözetilmek suretiyle kamulaştırma bedeli tespit edilmekte olup, başvuran vekilinin kamulaştırma bedelinin usulüne uygun bir şekilde belirlenmediği yönünde bir iddiası bulunmamaktadır. Şikâyete konu husus, satınalma tutanaklarının imzalandığı tarihten sonra aradan geçen zamanda kamulaştırma bedelinin değerinde meydana gelen azalma nedeniyle ve benzer mevkii, konum ve ekonomik değerdeki taşınmazlar için Mahkeme Bilirkişi heyetince daha yüksek metrekare birim fiyatının belirlenmiş olması dolayısıyla mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

13. Başvuruya konu somut olayda, başvuran ile 24/11/2015 tarihinde satınalma tutanağı imzalanmış olup, o tarihteki tapu tüzüğüne göre taşınmaz hissedarı, ilgili tapu müdürlüğüne giderek ferağ işlemi yapmamıştır. Bu süreçte 07.09.2016 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 20.08.2016 tarih ve 6745 sayılı “Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun Ve

Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanununda yapılan değişiklik neticesinde, 01.01.2017 tarihinden itibaren kamulaştırma işlemlerine ilişkin başvurularda, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8 inci maddesi 5 ve 6 ncı fıkraları gereği anlaşma tutanağının varlığı aranılarak işlem tesis edilmesi gereği ortaya çıkmıştır, bir başka anlatımla tapu ferağ işlemleri resen idare tarafından düzenlenen satın alma tutanağı ile yapılmaya başlanmıştır.

Kamulaştırma süreci devam ederken, bölgede Tapu ve Kadastro Müdürlüğünce yürütülen 22/A kadastro yenileme çalışmaları neticesinde tescil beyannamelerinin güncellenmesi gereği de ortaya çıkmış, tüm bu gelişmeler kamulaştırma işlemlerinin gecikmesine neden olmuştur. Başvuran, bu süreçte ilgili mevzuatı çerçevesinde meydana gelen değişiklikler neticesinde güncellenen satın alma tutanaklarını imzalamaya 20/11/2018 tarihli ve sayılı yazı ile davet edilmişse de, satınalma tutanağında teklif edilen kamulaştırma bedelinin aradan geçen yaklaşık 3,5 seneye karşın pazarlık görüşmeleri sırasında teklif edilen bedel ile aynı olduğu gerekçesiyle satınalma tutanağını imzalamaktan ve tapuda ferağ vermekten imtina etmiştir.

14. Anayasa Mahkemesine kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğraması ile ilgili yapılan başvurular incelendiğinde, Mahkemenin başvuruları mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülülüğü çerçevesinde incelediği görülmektedir. Gerek AYM’ye yapılan bireysel başvurular gerekse de AİHM’ye yapılan başvurular (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B.No:2013/817, 19/12/2013; Ali

Şimşek ve diğerleri, B.No:20174/2073, 6/7/2017, Selma Arıcan, B.no:2013/7841,21/5/2015; Sporrong ve Lönnroth/İsveç, B.No:7151/75 ve 72/52/75, 23/9/1982) incelendiğinde, mahkemelerin Anayasanın ve Sözleşmenin ortak koruma alanında olan mülkiyet hakkı açısından devletin, “kamulaştırılan taşınmazın gerçek değerinin usulüne uygun ve ulaşılmak istenen kamu yararı ile orantılı bir bedel ödemesi gerektiğine” vurgu yaptıkları, aksi yönde başvuranların mülklerinin değeriyle orantılı makul bir bedel ödenmeden mülklerinden mahrum bırakılmaları nedeniyle yapılan müdahalenin ölçülü olmadığına karar verdikleri görülmektedir.

15. AİHM, kamulaştırma bedelinde meydana gelen değer kaybına ilişkin Türkiye aleyhine yapılan başvurularda (Aka/Türkiye, B.No:19639/92, 23/12/1998; Akkuş/Türkiye, B.No: 19263/92, 9/7/1997; Yetiş/Türkiye, B.No: 40349/05, 6/7/2010), Türkiye’de kamulaştırma bedellerinin geç ödenmesi ve enflasyon sonucu bedelin değerinde aşınma olması ile arada geçen sürede bedele faiz ödenerek durumun telafi edilmemesi veya ödenen faizin enflasyonun oldukça altında olması nedenleriyle başvuranların üzerine meşru kamu yararıyla haklı gösterilemeyecek orantısız ve aşırı bir yük bindiği ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği sonucuna varmış, benzer nitelikte başvurularda Anayasa

Mahkemesi de (Nebahat Tanrıverdi B.No:2012/1313, 6/3/2014, Mehmet Akdoğan ve diğerleri başvurusu, B. No:2013/817, 19/12/2013) söz konusu kararlara atıfla ihlal kararı vermiştir. Anayasa

Mahkemesi ayrıca, kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle arada geçen sürede enflasyon nedeniyle paranın değerinde meydana gelen aşınma ile mülkiyetin gerçek değerinde meydana gelen azalmanın yanı sıra, bu bedelin tasarruf veya yatırım aracı olarak da getirisinden yararlanmak imkânından mahrum kalmak suretiyle kişilerin bir kez daha haksızlığa uğratıldıklarını kararlarında

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

(AYM, E.2008/58, K.2011/37, 10/2/2011, Mehmet Akdoğan ve diğerleri başvurusu, B. No:2013/817, 19/12/2013) vurgulamıştır.

16. Başvuran vekili, benzer güzergâhta olup, bedel tespit ve tescil davası açılan taşınmazlar için mahkemece atanan bilirkişilerce tespit edilen metrekare birim fiyatının emsal alınarak idare tarafından yeniden bir kamulaştırma bedelinin tespiti yoluna gidilmesini talep etmektedir. 2942 sayılı Kanunun satın alma usulünü ve kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin esasları düzenlediği 8. ve 11.

maddelerinde bu yönde bir kıstasa yer verilmemekle birlikte, aynı mevkii, konum ve ekonomik değerdeki taşınmazlar için Mahkemece görevlendirilen bilirkişilerin Kanunun 11. maddesi çerçevesinde hazırladıkları raporların idare tarafından dikkate alınmasının hakkaniyet gereği olduğu değerlendirilmiştir.

17. Başvuruya konu somut uyuşmazlıkta başvuran ile 24/11/2015 tarihinde Satınalma Tutanağı imzalanmış, idare tarafından ilgili mevzuatı çerçevesinde meydana gelen değişiklikler doğrultusunda güncellenen yeni satın alma tutanaklarında, pazarlık tarihinde üzerinde uzlaşılan kamulaştırma bedeli, “enflasyon farkı” yansıtılmaksızın yeniden önerilmiştir. Merkez Bankası tarafından Türkiye İstatistik

Kurumu’nun (TÜİK) hesapladığı tüketici fiyat endeksine (TÜFE) göre oluşturulan “Enflasyon

Hesaplayıcısı” kamuoyunun bilgisine açık olup, talep edilen tarih aralığındaki en yeni mal ve hizmet sepetini kullanarak oranlama ile hesaplama yapılmasına imkân tanımaktadır. Bu bağlamda, Merkez

Bankası verileri ile ulaşılan “enflasyon karşısında uğranılan değer kaybı”nın kamulaştırma bedeline yansıtılmaksızın yeniden başvurana önerilmesinin malikin Anayasanın 46. maddesi ile güvence altına alınan taşınmazın “gerçek karşılığı”nın ödenmesi suretiyle kamulaştırılabileceğini öngören güvence ölçütüne aykırılık teşkil edeceği kanaati ve sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan kamulaştırılan taşınmazın enflasyon sonucu değerinde meydana gelen aşınma gözetildiğinde, idarenin piyasa değerinden daha düşük bir bedeli teklif etmesini haklı gösterecek kamu yararına yönelik meşru bir amaç dosyasından tespit edilememiştir.

18. Başvuranın iddiaları, idarenin dosyasına sunduğu bilgi ve belgeler, yüksek mahkemenin benzer uyuşmazlıklara ilişkin verdiği kararlar çerçevesinde, malikin rızası aranmaksızın yapılabilecek bir işlem olan kamulaştırma nedeniyle bedelin ödenmesinde gecikme yaşandığı durumlarda, idarenin, hissedilir bir değer kaybına neden olan unsurların varlığını dikkate almasının Anayasanın 46.

maddesinde öngörülen kamulaştırmanın anayasal öğelerinden biri olan “gerçek karşılık” ölçütünün bir gereği olduğu; kamulaştırılan taşınmazın enflasyon sonucu değerinde meydana gelen aşınma gözetildiğinde piyasa değerinden daha düşük bir bedel teklif edilmesini haklı gösterecek kamu yararına yönelik meşru bir amacın dosyasından tespit edilemediği; hususları birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, kamulaştırma bedelinin benzer mevkii, konum ve ekonomik değerdeki taşınmazlar için Mahkeme bilirkişi heyetince belirlenen emsal değerler dikkate alınarak ve enflasyon farkı gözetilerek rayiç bedel üzerinden yeniden belirlenip, satınalma tutanaklarının güncellenmek suretiyle başvuranın pazarlık görüşmesine davet edilmesi hususunda idareye tavsiyede bulunmak gerekmiştir.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin

Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, makul

“sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı, öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere idarenin aradan geçen sürede kamulaştırma bedelinde meydana gelen azalmayı dikkate almasının “haklı beklenti” ilkesinin bir gereği olduğu, değerlendirilmekle, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Çanakkale Asliye Hukuk

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ ile 1. İdarenin malikin rızasını aramaksızın yapabileceği bir işlem olan kamulaştırma nedeniyle bedelin ödenmesinde gecikme yaşandığı durumlarda hissedilir bir değer kaybına neden olan unsurların varlığının dikkate alınmasının, Anayasanın 46 ncı maddesinde öngörülen kamulaştırmanın anayasal öğelerinden biri olan “gerçek karşılık” ölçütünün bir gereği olduğunun tespitine; 2. Kamulaştırma bedelinin benzer mevkii, konum ve ekonomik değerdeki taşınmazlar için Mahkeme bilirkişi heyetince belirlenen emsal değerler dikkate alınarak ve enflasyon farkı gözetilerek rayiç bedel üzerinden yeniden belirlenip, satınalma tutanaklarının güncellenmek suretiyle başvuranın pazarlık görüşmesine davet edilmesi hususunda KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE ve

KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 14. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek

işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, BAŞVURAN VEKİLİNE, KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE ve

KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 14. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/

adresinden 0c2e-7ed7-68a0 kodu ile yapılabilir.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.