onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırma davasında irtifak hakkı bedelinin tespitine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, kamulaştırma bedelinin tespitine yönelik davayı kabul etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Temyiz aşamasında, davacı idare vekili, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda kesin karar verilemeyeceğini ve bilirkişi raporundaki hataları ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Yargıtay, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca irtifak hakkı bedelinin tespitinde izlenen yöntemin ve bilirkişi raporunun yerinde olduğunu belirlemiştir. Ayrıca, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediği sonucuna ulaşmıştır. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi’nin ek kararı ortadan kaldırılmış ve temyiz itirazları reddedilerek karar onanmıştır. Bu durum, kamulaştırma davalarında bilirkişi raporlarının önemini ve hukuki değerlendirmelerin titizlikle yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/3732 E.  ,  2024/10480 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/599 Esas, 2023/1633 Karar
    DAVA TARİHİ : 11.06.2021
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/189 Esas, 2022/502 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesince 02.01.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
    Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
    Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 02.01.2024 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, ek karar kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili, … ilçesi, Oklubalı Mahallesi 1887 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalılar davaya cevap vermemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artışı verilmesi hatalı bir değerlendirme olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı uygulandığını, irtifak sebebiyle meydana gelecek değer kaybının benimsenmesini kabul etmediklerini, hatalı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarım arazisi vasfındaki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’da öngörülen zirai net gelir yöntemine uygun şekilde değer biçen bilirkişi kurul raporuna dayanılarak hüküm kurulmasında, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesine göre irtifak hakkından dolayı taşınmazda meydana gelecek değer azalış oranı %3,69 olarak belirlendiğinden irtifak bedeli hesaplanması yöntemi doğru olmasına, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun oluşuna, taşınmazın kuru tarım arazisi olarak kabulünde bilirkişi kurul raporundaki değerlendirmelerin denetime elverişli ve yeterli bulunduğundan davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda kamulaştırma davalarında kesin olarak karar verilemeyeceğini, ek kararın kaldırılarak esasa ilişkin temyiz istemlerinin değerlendirilmesi gerektiğini, münavebe verilerinin doğru alınmadığını, masrafların düşük alındığını, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaza tesis edilen irtifak hakkı bedelinin tespitine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun’un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 02.01.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.