|
ÖZET: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun mülga 17. maddesi uyarınca kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı idare adına tescili üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf üzerine düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, davalıların davayı kabul etmemesi nedeniyle vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığını belirtmiştir.
Temyiz aşamasında, davalılar, mirasçı olduklarını ve davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini ileri sürerek yargılama giderleri ve vekâlet ücretine mahkum edilmelerinin hukuka aykırı olduğunu savunmuşlardır. Ancak Yargıtay, davalıların iddialarını reddederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediğini belirtmiştir. Sonuç olarak, temyiz itirazları reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3791 E. , 2024/10169 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1284 Esas, 2024/258 Karar
DAVA TARİHİ : 08.12.2020
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/544 Esas, 2021/416 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar … vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, …, … 515 parsel sayılı taşınmazın DSİ Genel Müdürlüğünün Sazlıdere projesi inşaatı kapsamında kaldığından kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedellerinin yatırıldığını, noter tebligatlarının gönderildiğini, tezyidi bedel davası açıldığını, bedeli yatırılan ve kamulaştırılması kesinleşen taşınmazın 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi gereğince davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul ettiğini, yargılama giderlerinin ve masrafların davacı üzerinde bırakılması gerektiğini belirtmiştir.
2. Davalılar … ve … cevap dilekçesinde özetle özetle; davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek, davayı kabul ettiğini ve masraflarla sorumlu tutulmak istemediğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kurumları lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi verilmesi ve taşınmazın takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın kabulüne, davalılar/murislerin adlarına olan payların iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, davalı … ile dahili davalılardan …, …, …, … ve … dışındaki davalılara dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen, davayı kabul yönünde bir beyanı olmadığı anlaşıldığından adı geçen davalılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi ve taşınmazın takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmemesi doğru görülmeyerek hüküm bu husustan düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar … vd. vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar … vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; muris …’nin mirasçısı olduklarını Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/107 Esas, 2019/291 Karar sayılı kararı ile ispat ettiklerini, kararın 23.09.2019 tarihinde kesinleştiğini, bu tarihten önce yapılan hiçbir işlemden haberdar olmadıklarını, dava ile gerçekleştirilen kamulaştırma işlemi 90’lı yıllarda gerçekleştirilmiş olup o tarihlerde murisin hanesinde görünmediklerinden herhangi bir kamulaştırma bedelini tahsil etmediklerini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, bu sebepten yargılama giderleri ve vekâlet ücretine mahkum edilmelerinin kararı kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davanın kabulüne ilişkin verilen kararda, davayı kabul etmeyen davalılar yönünden davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar … vd. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı … vd.’den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.