|
ÖZET: Başvuru, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde bulunan taşınmazların kamulaştırılması ve bu süreçte yasal mirasçılara kamulaştırma bedelinin ödenmesi talebine ilişkindir. Başvuran, elektrik direkleri ve nakil hatlarının bulunduğu taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığını ve idarenin hatalı tespitlerde bulunduğunu öne sürmektedir. İlgili idareler, başvurana yapılan ödemelerin ve kamulaştırma işlemlerinin yasal çerçevede gerçekleştirildiğini belirtmiş, ayrıca başvuranın iddialarının asılsız olduğunu ifade etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini değerlendirerek, kamulaştırma işlemlerinin yasalara uygun bir şekilde tamamlandığı sonucuna ulaşmıştır. Başvuranın, taşınmazlar üzerindeki diğer hissedarların hisselerini satın almış olması ve bu süreçte herhangi bir itirazda bulunmamış olması, başvurusunun reddi yönünde önemli bir etken olmuştur. Ancak, başvuranın yeni bir başvuru yapması durumunda, taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği tavsiye edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi kısmen kabul edilmiş, ancak kamulaştırma bedelinin yasal mirasçılara ödenmesi yönündeki talebi reddedilmiştir. Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü’ne, başvuranın yeni başvurusu üzerine gerekli işlemlerin yapılması için tavsiyede bulunulmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/2679-S.24.4286
BAŞVURU NO : 2023/15270
KARAR TARİHİ : 11.03.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın, başvuru konusu taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin
BAŞVURUNUN KONUSU :
tamamlanarak kamulaştırma bedelinin yasal mirasçılara ödenmesi talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 22.09.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza tarihinde tarafından yapılan başvuruda başvuran
özetle; Malaya İli, Yeşilyurt İlçesi, Mahallesi ada-parsellerde bulunan taşınmazlar üzerine yüksek gerilim elektrik direkleri ve elektrik nakil tellerinin yapıldığını, ancak söz konusu taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığını, konuyla ilgili idareye başvurduğunu, ancak idare tarafından ve ada-parselde kayıtlı taşınmazlarda herhangi bir tesis bulunmadığının bildirildiğini, ayrıca 241/12 ve 246/3 (eski 463) ada parselde kayıtlı taşınmazlar üzerine
154 KW Malatya 1 – Enerji İletim hattının isabet ettiğinin bildirildiğini, bununla birlikte bu
taşınmazlara ilişkin kamulaştırma işlemlerinin tamamlanarak kamulaştırma bedelinin 24.11.1986 tarihinde ( oğlu) adına yatırıldığının ifade edildiğini, ancak yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, zira ve ada-parsellerde elektrik direğinin mevcut olduğunu ve ayrı bir hattın tellerinin geçtiğini, öte yandan malik ’in sadece oğlu olarak bildirildiğini oysa oğlunun da aynı kişi olduğunu, son olarak ödeme yapıldığı beyan edilen tarihten 17 yıl önce malik
’in vefat ettiğini ifade etmekte; kamulaştırma işlemleri tamamlanarak kamulaştırma bedelinin yasal mirasçılara ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 02.10.2023 tarihli ve 23.19926 sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben
Yeşilyurt Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü’nün 13.10.2023 tarihli ve sayılı yazısı ekinde ilgili bilgi ve belgeler gönderilmiş olup, yapılan açıklamada;
2.1) Başvuru konusu ada parsel, ada parsel, ada parsel ve ada
parsellerin imar uygulaması ile oluşmayıp Oğlu; adına kadastro çalışmaları neticesinde tescil edildiği,
2.2) Bahse konu taşınmazlardaki irtifak hakkına yönelik kamulaştırma evrakları, direklerin ve hattın
geçtiği yeri gösterir değişiklik beyannamesi, takyidatlı tapu kayıtları ve taşınmazların edinim evraklarının yazı ekinde sunulduğu
ifade edilmiştir.
3) Kurumumuzun 02.10.2023 tarihli ve 23.19924 sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben Enerji
ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Çevre ve
Kamulaştırma Dairesi Başkanlığı’nın 23.10.2023 tarihli ve sayılı yazısı ekinde ilgili bilgi ve belgeler gönderilmiş olup, yapılan açıklamada;
3.1) Başvuranın taşınmazlarının bir kısmına elektrik direği ve elektrik nakil hattı için bedeli
ödenmeksizin el atıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı,
3.2) Başvuruya konu enerji iletim hattına ilişkin kamu yararı kararı, kamulaştırma işleminin tescil
edildiğine dair tapu senedi, kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair banka dekontunun ilişikte sunulduğu,
3.3) Başvuranın, taşınmazlarına elektrik direği ve elektrik nakil hattı yapıldığı halde Teşekkülleri
tarafından hatalı tespitte bulunulduğu iddiasına istinaden yeniden yapılan incelemeler neticesinde, başvuru sahibine daha önce de bildirildiği gibi, Malatya ili, Yeşilyurt ilçesi, Mahallesi, ada parsel ve ada parsel numaralı taşınmazlarda herhangi bir enerji iletim tesislerinin bulunmadığı, ada parsel ve ada parsel (eski sayılı taşınmazlar üzerinde ise Teşekküllerine ait 154 kV Malatya I – Enerji İletim Hattının isabet ettiği ve anılan taşınmazlarda herhangi bir elektrik direği bulunmadığının tespit edildiği, anılan taşınmazlar üzerindeki enerji iletim hattına ait krokilerin yazı ekinde gönderildiği,
3.4) Diğer taraftan, başvuranın başvurusu ekinde dosyaya sunduğu fotoğraflardaki direklerin yüksek
gerilim hattı direk tipi olmadığı, dolayısıyla Teşekkülleri tarafından kullanılmadığı tespit edildiğinden bahisle anılan fotoğraflardaki direkler için TEDAŞ Genel Müdürlüğünden görüş sorulması gerektiği,
3.5) Başvuranın, Teşekkülleri tarafından kamulaştırma bedeli ödendiği belirtilen
( Oğlu) ile ’in ( Oğlu) aynı kişi olduklarına ilişkin olarak MERNIS üzerinden yapılan incelemeler neticesinde başvuranın, ( Oğlu’nun) soyundan geldiği ve bu isimlerin Teşekkülleri kayıtlarında yer alan isimlerle uyuştuğunun tespit edildiği, söz konusu sistemden alınan aile listesi kayıt örneğinin de yazı ekinde sunulduğu,
3.6) Başvuranın, Teşekkülleri tarafından kamulaştırma bedeli ödendiği belirtilen ’in
( Oğlu) ödeme yapıldığı beyan edilen tarihten 17 yıl önce vefat ettiği iddiasına ilişkin olarak, söz konusu tarihte anılan kişinin ikamet adresine çekilen tebligatın 24.12.1986 tarihinde aynı hane içerisinde yaşayan ’ya tebliğ edildiği,
3.7) Anılan tebligatta, söz konusu tebligatın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Teşekküllerine
rızaen tapu muamelesi yaptırılmadığı takdirde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 16’ıncı ve 17’inci maddesi tatbik edilerek taşınmaz mala el konulacağı hususunun hak sahibine bildirildiği,
3.8) Başvuranın taşınmazının kamulaştırması ilgili Kamulaştırma Kanunu hükümleri çerçevesinde
yapılmış olup yeniden bir kamulaştırma yapılmasının mümkün olmayacağı,
3.9) Başvuranın taşınmazlarının yatırım programına (kamulaştırma planı) dâhil edildiği ve Kamu Yararı
Kararının ekte sunulduğu
ifade edilmiştir.
4) Kurumumuzun 30.10.2023 tarihli ve 23.21813 sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben Enerji
ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Basın ve
Halkla İlişkiler Müşavirliği’nin 25.01.2024 tarihli ve sayılı yazısı ekinde ilgili bilgi ve belgeler gönderilmiş olup, yapılan açıklamada;
4.1) ada parsel (eski no.lu taşınmaz üzerine TEİAŞ Genel Müdürlüğüne ait EİH ile Genel
Müdürlüklerine ait Malatya- ENH’nın isabet ettiği, Genel Müdürlüğe ait hattın kamulaştırma işlemlerine mülga TEK Yönetim Kurulunun 20.10.1973 tarih ve sayılı kararı ile başlanıldığı, taşınmaz maliki oğlu ’e kamulaştırma bedelinin 1979 yılında ETİBANK Malatya Şubesine ödendiği ve fakat tescilinin tamamlanmadığı, yalnızca taşınmazın tapu kaydı üzerine şerh bırakıldığı,
4.2) ada parsel (eski no.lu taşınmaz üzerine TEİAŞ Genel Müdürlüğüne ait EİH ile Genel
Müdürlüklerine ait Malatya- ENH’nın isabet ettiği, Genel Müdürlüğe ait hattın kamulaştırma işlemlerine mülga TEK Yönetim Kurulunun 20.10.1973 tarih ve sayılı kararı ile başlanıldığı, taşınmaz malikleri oğlu ile oğlu ’e kamulaştırma bedelinin 1979 yılında ETİBANK Malatya Şubesine ödendiği ve fakat tescilinin tamamlanmadığı, yalnızca taşınmazın tapu kaydı üzerine şerh bırakıldığı,
4.3) ada parsel (eski no.lu taşınmaz üzerine Genel Müdürlüklerine ait Malatya-
ENH’nın isabet ettiği, söz konusu hattın kamulaştırma işlemlerine mülga TEK Yönetim Kurulunun
20.10.1973 tarih ve sayılı kararı ile başlanıldığı, taşınmaz malikleri oğlu ile
oğlu kamulaştırma bedelinin 1979 yılında ETİBANK Malatya Şubesine ödendiği ve fakat tescilinin tamamlanmadığı, yalnızca taşınmazın tapu kaydı üzerine şerh bırakıldığı,
4.4) ada 15 (eski no.lu taşınmaz üzerine Genel Müdürlüklerine ait Malatya TM-
ENH’nın isabet ettiği, söz konusu hattın kamulaştırma işlemlerine mülga TEK Yönetim
Kurulunun 14.09.1993 tarih ve sayılı kararı ile başlanıldığı ve fakat kamulaştırma işleminin tamamlanmadığı,
4.5) Bu bağlamda, başvuranın ilgili taşınmazlardan ada parsel ve ada parsel no.lu
taşınmazlara, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 31/b maddesinde yer alan hükme aykırı olarak satış yoluyla hissedar olduğu, ayrıca bu taşınmazlara isabet eden elektrik dağıtım tesislerine ilişkin kamulaştırma bedel ödemelerinin daha önceden yapıldığı hususu da sabit olduğundan herhangi bir alacağının olmadığı, yalnızca tapuda ferağ verme suretiyle kamulaştırmanın tamamlanmasını müteakip kendisinin tasarruf hakkını kısıtlayan şerhlerin kaldırılabileceği,
4.6) Diğer yandan, başvuranın ada parsel (eski no.lu taşınmaza yönelik talebinin ise bedel
ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı dikkate alındığında, 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilebileceği
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5) 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,
5.1) “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu
haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”;
5.2) “Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu
yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.”;
5.3) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve
dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
6) 14.6.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
7) 31.08.1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlak Kanunu’nun,
7.1) “İstimlak şartları umumiyetle” başlıklı 3. maddesinde; “İstimlâk, ancak bunu yapacak idarenin
kanunen ilacına memur bulunduğu âmme hizmetinin veya teşebbüsün yürütülmesine lüzumlu gayrimenkullerin ve kaynakların bu kanun hükümleri dairesinde değer pahası peşin verilmek şartiyle yapılabilir.”
7.2) “İrtifak hakkı tesisi” başlıklı 4. maddesinde; “İstimlâk ile kastedilen gayenin yerine getirilmesi
için gayrimenkulün mülkiyetinin istimlâki yerine, kâfi geldiği takdirde gayrimenkulün muayyen kısım ve irtifaı veya kaynaklar üzerinde istimlâk yolu ile irtifak hakkı tesis olunabilir.”
7.3) “İstimlâke takaddüm eden muameleler” başlıklı 7. maddesinde, “İstimlâki yapacak idare,
istimlâk veya istimlâk yolu ile üzerlerinde irtifak hakkı tesis olunacak gayrimenkullerin ve kaynakların hudut, mesaha ve cinsini gösterir ebatlı plân veya krokisini yaptırarak tapu ve vergi kayıtları üzerinden veya haricen yaptıracağı araştırma ile mal sahiplerini ve tapu kaydı yoksa zilyedlerini ve bunların adreslerini tesbit ettirir.”
7.4) “Tebligat” başlıklı 13. maddesinde, “ İstimlâki kararlaştırılan yerlerin tapu ve tapu kaydı yoksa
vergi kayıtları ile ve ayrıca haricen yapılacak tahkikatla tesbit edilen mal sahibi, zilyed ve diğer alâkalılarından ikametgâhı tesbit edilmiş olanlara istimlâk olunacak gayrimenkulün plân veya ebatlı krokisi, İstimlak Kararı ve takdir olunan Kıymeti ve istimlâkin hangi idare lehine yapıldığı ve açılacak dâvalarda husumetin kime tevcih edileceği 15 gün içinde noter marifetiyle tebliğ olunur. Tebligatta Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri tatbik olunur. Noterler tarafından tebligat masraflarından başka yalnız yüz kuruş maktu ücret alınır. Köy lehine istimlâklerde, tebligat ihtiyar meclisi huzurunda şahsa yapılır. Tevsik edilen tebliğ muteberdir.
Doğrudan doğruya tebligat ile beraber yukarda yazılı hususlar ayrıca ilan olunur.
İlan:
A) İstimlâki kararlaştırılan yerin umuma mahsus mahallerinden birine ve belediye dairesi veya köy odasına on beş gün müddetle talik edilmek suretiyle;
B) Gazete çıkan mahallerdeki gazetelerden birisinde evrak hulasalarının on beş gün ara ile en az iki defa neşri suretiyle, yapılır.
Köy lehine istimlâklerde yalnız (A) bendi hükmü tatbik olunur.
Açılacak dâvalarda hangi idareye husumet tevcih edileceğinin tebliğ varakasında açıkça gösterilmemiş veya yanlış gösterilmiş olması yüzünden dâvada husumet yalnış tevcih edilmiş ise hakiki hasma tebligat icrası suretiyle dâvaya devam olunur …”;
7.5) “Müddetler ve merci” başlıklı 14. maddesinde; “İstimlâk olunacak gayrimenkulün sahibi zilyed
ve diğer alâkalılar veya istimlâki yapan idare tarafından 13 üncü madde gereğince ikametgâhlarında tebligat yapılmış olanlar tebliğ tarihinden itibaren 15 gün, bunlar haricindekiler son ilân tarihinden itibaren 30 gün içinde istimlâk muamelesine karşı Şûrayı Devlette ve takdir edilen bedel ile maddi hatalara karşı da gayrimenkulün bulunduğu mahal asliye hukuk mahkemesinde dâva açabilirler. Şu kadar ki, Şûrayı
Devlete müracaat edildiği takdirde mahkemeye müracaat müddeti Şûrayı Devlet kararının katîleştiği tarihten, bu karar aleyhine karar tashihi istenmiş ise bu talebin reddine dair ilâmın tebliği tarihinden cereyana başlar.
Altıncı maddenin son fıkrasında gösterilen ve umumi menfaat kararı alınmasına ve tasdikına lüzum olmıyan hususlardan dolayı Şûrayı Devlete dâva açılamaz.
İstimlâk dâvaları diğer dâvalara tercihan basit muhakeme usulü ile görülür.”
7.6) “Katileşen istimlaklerde idare adına tescil: Tapulu Gayrimenkul Hakkında” başlıklı 17.
maddesinde; “İstimlâk olunan gayrimenkulün takdir edilen kıymetine, kanuni müddet içinde mahkemeye müracaat ile itiraz edilmediği ve tapu dairesinde rıza ile ferağ muamelesi yaptırılmadığı hallerde takdir edilen kıymetin tamamı millî bankalardan birisine ve bulunmıyan yerlerde malsandığına yatırılarak makbuzu alâkadar evrak suretleriyle birlikte mahkemeye tevdi edilir. Mahkeme iki tarafı derhal davet ederek, gelmeseler dahi gıyaplarında o gayrimenkulün lehine istimlâk yapılan idare adına tescilini tapu dairesine tezkere ile bildirir.”
8) 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun,
8.1) Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanun; kamu yararının
gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, …karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.”;
8.2) “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3. maddesinde, “İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı
kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler. … Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanların bedeli, her halde peşin ödenir.”;
8.3) “İrtifak hakkı kurulması” başlıklı 4. maddesinde; “Taşınmaz malın mülkiyetinin kamulaştırılması
yerine, amaç için yeterli olduğu takdirde taşınmaz malın belirli kesimi, yüksekliği, derinliği veya kaynak üzerinde kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulabilir.”
8.4) “Satın alma usulü” başlıklı 8. maddesinde (Değişik: 24/4/2001 – 4650/3 md.), “İdarelerin, bu
Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamaları esastır. Kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırmayı yapacak idare, bu Kanunun 11 inci maddesindeki esaslara göre ve konuyla ilgili uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan da rapor alarak, gerektiğinde Sanayi ve Ticaret Odalarından ve mahalli emlak alım satım bürolarından alacağı bilgilerden de faydalanarak taşınmaz malın tahmini bedelini tespit etmek üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonunu görevlendirir. …”
8.5) “Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları:” başlıklı 11. maddesinde (Değişik: 24/4/2001 – 4650/6
md.), “ 15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın; a) Cins ve nevini, b) Yüzölçümünü, c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini, d) Varsa vergi beyanını, e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini, f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini, g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini, h) Yapılarda, resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını, ı) (Değişik: 19/4/2018-7139/27 md.) (İptal ibare: Anayasa
Mahkemesinin 10/4/2019 tarihli ve E.:2018/156; K.:2019/22 Sayılı kararı ile) (İptal ibare: Anayasa
Mahkemesinin 10/4/2019 tarihli ve E.:2018/156; K.:2019/22 Sayılı kararı ile) her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri, Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler. Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz. …”
8.6) “Yasak işler ve eylemler” başlıklı 31. maddesinin b bendinde; “Aşağıda yazılı işler ve eylemler
yasaktır.
b) Mahkemece 10 uncu madde uyarınca yapılan tebligat, davet veya ilanen tebliğden sonra taşınmaz malın başkasına devir ve ferağ veya temliki.”
8.7) Ek 3. maddesinde; “Mülga 6830 sayılı Kanunun 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile bu Kanunun mülga
16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil
edilen taşınmazların kamulaştırılması için kamulaştırma bedellerinin eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılması ve hak sahiplerine ödenmesi halinde, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri, kamulaştırma bedelinin ödendiği tarih itibarıyla kesinleşmiş kabul edilir. Bu hüküm, tebliği dâhil
eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen idare adına tescil edilmiş olan taşınmazlar hakkında da uygulanır.”
8.8) “Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti” başlıklı Geçici
6.maddesinde– (Ek: 18/6/2010-5999/1 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/ 21 md.); “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır….”;
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuran, 1 no.lu paragrafta yer verildiği üzere, Malaya İli, Yeşilyurt İlçesi, Mahallesi
ada-parsellerde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma işlemlerinin tamamlanarak kamulaştırma bedelinin yasal mirasçılara ödenmesini talep etmektedir.
11) Bilindiği üzere kamulaştırma, kamu yararı kararı alınmasından taşınmazın idare adına tescili ile
edinilmesine kadar birçok idari işlemi gerektirmekte olup başvuruya konu taşınmazların kamulaştırılmasına karar verildiği tarihte yürürlükte olan 6830 sayılı İstimlak Kanunu’na göre kamulaştırma işlemlerine 13.
madde gereğince yapılan tebligat ile başlanmaktadır. 6830 sayılı Kanunun “Tebligat” başlıklı 13.
maddesinde, kamulaştırılmasına karar verilen tapulu gayrimenkulün mal sahiplerinden ikametgâhı tespit edilmiş olanlara kamulaştırılacak gayrimenkulün kamulaştırma plan ve cetvelinin, kamulaştırma kararının, takdir olunan kıymetin ve kamulaştırmanın hangi idare lehine yapıldığı ve açılacak dâvalarda husumetin kime yöneltileceğinin 15 gün içinde noter marifetiyle tebliğ edileceği, köy lehine kamulaştırmalarda tebligatın ihtiyar meclisi huzurunda şahsa yapılacağı; ilanen tebliğe ilişkin olarak ise gazete çıkan mahallerdeki gazetelerden birisinde evrak örneklerinin on beş gün ara ile en az iki defa duyurulması suretiyle, köy lehine kamulaştırmalarda ise kamulaştırılması kararlaştırılan yerin umuma mahsus mahallerinden birine ve belediye dairesi veya köy odasına on beş gün müddetle asılmak suretiyle yapılacağı belirtilmiştir.
12) Bu husus madde gerekçesinde, “İstimlak muameleleri mal sahipleri hakkında o muamelelere ıttıla
tarihinden itibaren başlamış sayılır. Ittıla tebliğ ile mümkün olur. Bu itibarla tebliğ işleri hususi bir ehemmiyet arz eder. İstimlake karşı itiraz müddetleri işbu tebliğden itibaren cereyan edecektir. Mer’i istimlak kanunlarında tebliğe ayrıca bir ehemmiyet verilmiştir. … Tasarıda prensip itibariyle doğrudan doğruya ve ikametgâha noter vasıtasiyle tebliği esas kabul edilmiştir. Araştırmalara rağmen ikametgâhı bulunamıyanlara ilanen tebligat yolu uygun görülmüştür. … Köy lehine ve köylerde vaki istimlakler için noter marifetiyle tebliğ külfetli bulunduğundan köy ihtiyar meclisi huzurunda şahsa tebliğ yeterli görülmüştür. … İlan yoliyle tebliğin şekli de bu madde de gösterilmiş bulunmaktadır. Köy lehine istimlaklerde ilan keyfiyeti basite irca edilmiştir. …” şeklinde açıklanmıştır.
13) Kanunun “Müddetler ve Merci” başlıklı 14. maddesinde, kamulaştırmayı yapan idare tarafından 13.
madde gereğince ikametgâhlarında tebligat yapılmış olanların tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde bunlar haricindekilerin son ilân tarihinden itibaren 30 gün içinde kamulaştırmaya karşı Şûrayı Devlette ve takdir edilen bedel ile maddi hatalara karşı da gayrimenkulün bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde dava açabileceği düzenlenmiştir. Kanunun “Katileşen istimlâklerde idare adına tescil: Tapulu
Gayrimenkul Hakkında” başlıklı 17. maddesinde ise, kamulaştırılan gayrimenkulün takdir edilen kıymetine, yasal süreler içinde mahkemeye müracaat ile itiraz edilmediği ve tapu dairesinde rıza ile ferağ muamelesi yaptırılmadığı hallerde takdir edilen bedelin tamamının milli bankalardan birisine ve bulunmayan yerlerde ise mal sandığına yatırılarak makbuz ve ilgili evrak suretleriyle birlikte mahkemeye iletileceği, Mahkemenin iki tarafı derhal davet ederek, gelmeseler dahi gıyaplarında o gayrimenkulün, lehine kamulaştırma yapılan idare adına tescilini tapu dairesine tezkere ile bildireceği hüküm altına alınmıştır.
14) 6830 sayılı Kanun’un 17. maddesi kesinleşen kamulaştırmalarda idare adına tescilin yapılmasında
izlenecek yolu göstermekte olup madde gerekçesinde bu husus, “Bu madde istimlake tabi gayrimenkulün mal sahibinin rızasına bakılmaksızın idareye intikali kaidesinin bir neticesidir. Bu gibi gayrimenkullere ait ferağın mal sahibi tarafından verilmesi esas kaidedir. Tatbikatta bu mecburiyetin yerine getirilmediği görülmektedir. Gayrimenkul sicil vaziyetinin maliklerin arzusuna intizaren haliyle bırakılamayacağı tabiidir. İstimlakin kesinleştiği ve bedele itiraz edilmediği veya itiraz edilip de hükmün katileştiği hallerde bu madde tatbik olunacaktır. İdare bu hususa ait evrakını ve bedelin yatırıldığına dair makbuza mahkemeye tevdi ve mahkeme iki tarafı davetle diyeceklerini tesbit eder. O yolda davette zaruret vardır. İdare bedele itiraz edilmediğini ileri sürdüğü halde gayrimenkul sahibi bedel hakkında dava açtığını tevsik edebilir. Bu ahkamın gayrimenkul sahibine verilmesi yerinde görülmüştür. Bununla beraber taraflar gelmeseler dahi gıyap kararı tebliğine lüzum olmaksızın gıyaplarında tetkikat yapılarak maddede yazılı şartların tahakkuku halinde sicil kaydının idare adına tedavül ettirilmesi tapu idaresine emrolunur. Mahiyetinde de anlaşılacağı üzere bu gibi muamelelere karşı kanun yoluna gidilemez….”, şeklinde ortaya konmuştur.
15) Görüldüğü üzere 6830 sayılı Kanun’un 17. maddesi, kamulaştırmanın kesinleştiği ve bedele itiraz
edilmediği veya bedele itiraz edilip de hükmün kesinleştiği hallerde uygulanacak olup buna göre taşınmazın idare adına tescil edilebilmesi için kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak tebliğ edilerek kesinleştirilmiş olması ve kamulaştırma bedelinin mal sahibi adına bankaya yatırılmış bulunması gerekmektedir.
16) Bilindiği üzere, Anayasanın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde herkesin, meşru vasıta
ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu bağlamda usulüne uygun olarak yapılan tebligat, bireylerin Anayasada güvence altına alınmış olan iddia ve savunma haklarından tam olarak yararlanabilmelerinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden birini oluşturmaktadır. Nitekim Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş kamulaştırma işlemlerinde taşınmaz mülkiyetinin idareye geçmediği, bunun kamulaştırmasız el atma hükmünde olduğu kabul edilmekte ve kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları süre sınırı olmaksızın incelenmektedir (AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014).
17) Başvuran tarafından kamulaştırma bedelinin ödendiğinin ifade edildiği tarihten 17 yıl önce
in vefat ettiği, dolayısıyla 1986 yılında yapılan tebligatın da usulüne aykırı olduğu iddia edilmektedir. Bu bağlamda somut başvuruda, kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği ve kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edilip edilmediği hususlarının tespiti gerekmekte olup dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde;
17.1) ( oğlu) ile ( oğlu) adlı kişilerin aynı kişi olmadığına
ilişkin idareler tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve belge sunulmadığı da göz önünde bulundurulduğunda bunların aynı kişi ve başvuranın dedesi olduğunun kabulü gerektiği,
17.2) ada parsel (eski no.lu taşınmaz üzerine TEİAŞ Genel Müdürlüğüne ait EİH ile TEDAŞ
Genel Müdürlüğüne ait Malatya- ENH’nın isabet ettiği, söz konusu hattın kamulaştırma işlemlerine mülga TEK Yönetim Kurulunun 20.10.1973 tarih ve 52-9 sayılı kararı ile başlanıldığı, taşınmaz maliki oğlu kamulaştırma bedelinin 1979 yılında ETİBANK Malatya Şubesine ödendiği,
17.3) ada parsel (eski no.lu taşınmaz üzerine TEİAŞ Genel Müdürlüğüne ait EİH ile TEDAŞ
Genel Müdürlüğüne ait Malatya- ENH’nın isabet ettiği, söz konusu hattın kamulaştırma işlemlerine mülga TEK Yönetim Kurulunun 20.10.1973 tarih ve sayılı kararı ile başlanıldığı, taşınmaz malikleri oğlu ile oğlu kamulaştırma bedelinin 1979 yılında ETİBANK Malatya Şubesine ödendiği,
17.4) ada parsel (eski no.lu taşınmaz üzerine TEDAŞ Genel Müdürlüğüne ait Malatya-
ENH’nın isabet ettiği, söz konusu hattın kamulaştırma işlemlerine mülga TEK Yönetim
Kurulunun 20.10.1973 tarih ve sayılı kararı ile başlanıldığı, taşınmaz malikleri oğlu ile oğlu ’e kamulaştırma bedelinin 1979 yılında ETİBANK Malatya
Şubesine ödendiği,
17.5) Her ne kadar başvuran tarafından herhangi bir kamulaştırma bedeli ödemesi yapılmadığı iddia
edilmekte ise de yapılan ödemelerin idare tarafından Kurumumuza iletilen ödeme listesinden de teyit edildiği,
17.6) ikamet adresine çekilen tebligatın 24.12.1986 tarihinde aynı hane içerisinde
yaşayan tebliğ edildiği, anılan tebligatta, söz konusu tebligatın tebliğ tarihinden itibaren
30 gün içinde Teşekküllerine rızaen tapu muamelesi yaptırılmadığı takdirde 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanununun 16’ıncı ve 17’inci maddesi tatbik edilerek taşınmaz mala el konulacağı hususunun hak sahibine bildirildiği,
17.7) Herhangi bir itirazda bulunulmaması ve ödeme yapılmasını müteakip Türkiye Elektrik Kurumu
Genel Müdürlüğü (TEK) tarafından Malatya Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuru yapılarak irtifak hakkı tesis edilmesinin talep edildiği ve mahkemece Esas ve Karar sayılı karar ile idare lehine irtifak hakkı tesisine karar verildiği, böylece kamulaştırma sürecinin tamamlandığı,
17.8) Öte yandan başvuranın başvuru konusu taşınmazlar üzerindeki diğer hissedarların hisselerini
22.12.1994 ve 17.09.2004 tarihli satış işlemleri ile satın aldığı,
17.9) Dolayısıyla başvuranın satış işlemlerini gerçekleştirdiği sırada esasında taşınmazların kamulaştırma
süreçlerinin tamamlandığı, bu yönüyle yapılan satışların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 31.
maddesinin b bendine aykırı olduğu,
17.10) Ayrıca başvuranın satış işleminden bu zamana kadar geçen uzun süreye rağmen herhangi bir itirazda
bulunmadığı göz önüne alındığında başvuru konusu taşınmazların tapu kaydında yer alan kısıtlamaları en başından itibaren bildiğinin de kabulü gerektiği, bu kabulün tapu siciline güven ilkesinin de bir sonucu olduğu,
17.11) ada parsel (eski no.lu taşınmaz üzerine TEDAŞ Genel Müdürlüğüne ait Malatya TM-
ENH’nın isabet ettiği, söz konusu hattın kamulaştırma işlemlerine mülga TEK Yönetim
Kurulunun 14.09.1993 tarih ve sayılı kararı ile başlanıldığı ve fakat kamulaştırma işleminin tamamlanmadığı,
17.12) Dolayısıyla ada parsel sayılı taşınmaz yönünden idare tarafından da belirtildiği üzere
başvuranın usulüne uygun olarak kamulaştırma işlemlerinin gerçekleştirilmesi talebinde bulunabileceği
hususları tespit edilmiştir.
18) 6830 sayılı Kanun’un bahse konu ilgili hükümleri, dosyası kapsamında yapılan tespitler ile
birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; başvuruya konu ada parsel, ada parsel ve ada parsel sayılı taşınmazların TEK Yönetim Kurulunun 20.10.1973 tarih ve sayılı kararı ile kamulaştırılmasına karar verilerek kamulaştırma işlemlerine başlanıldığı, bu kapsamda tespit edilen kamulaştırma bedelinin 1979 yılında oğlu adına ETİBANK Malatya Şubesine yatırıldığı, öte yandan ’in ikamet adresine çekilen tebligatın 24.12.1986 tarihinde aynı hane içerisinde yaşayan tebliğ edildiği, anılan tebligatta, söz konusu tebligatın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde Teşekküllerine rızaen tapu muamelesi yaptırılmadığı takdirde 2942 sayılı
/
Kamulaştırma Kanununun 16’ıncı ve 17’inci maddesi tatbik edilerek taşınmaz mala el konulacağı hususunun hak sahibine bildirildiği, herhangi bir itirazda bulunulmaması ve ödeme yapılmasını müteaip
Türkiye Elektrik Kurumu Genel Müdürlüğü (TEK) tarafından Malatya Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuru yapılarak irtifak hakkı tesis edilmesinin talep edildiği ve mahkemece Esas ve
Karar sayılı karar ile idare lehine irtifak hakkı tesisine karar verildiği, dolayısıyla anılan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma süreçlerinin mevzuata uygun şekilde tamamlandığı, ayrıca başvuranın başvuru konusu taşınmazlar üzerindeki diğer hissedarların hisselerini 22.12.1994 ve 17.09.2004 tarihli satış işlemleri ile satın aldığı, dolayısıyla başvuranın satış işlemlerini gerçekleştirdiği sırada esasında taşınmazların kamulaştırma süreçleri tamamlanmış olduğundan yapılan satışların bu yönüyle 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanunu’nun 31. maddesinin b bendine aykırı olduğu anlaşıldığından başvuranın ada parsel, ada parsel ve ada parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kamulaştırma işlemlerinin tamamlanarak kamulaştırma bedelinin yasal mirasçılara ödenmesi talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
19) Bilindiği üzere, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683. maddesi uyarınca bir şeye malik
olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.
20) Kamu yararı amacıyla mülkiyet hakkına sınırlama getiren uygulamalardan birini oluşturan
kamulaştırma işlemlerinin yasal dayanağı incelendiğinde, Anayasanın 46. maddesinde ve 2942 sayılı
Kanunda birbirine benzer düzenlemelere yer verilerek, idarelerin kamu yararının gerektirdiği hallerde, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla veya koşulu oluştuğunda taksitle ödemek üzere kamulaştırma yapmaya yetkili olduklarının kural altına alındığı görülmektedir.
21) Anayasanın mülkiyet hakkını düzenleyen 35. maddesi ve kamulaştırma başlıklı 46. maddesi,
taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkına son veren müdahalelerin yasal olmasını zorunlu tutmaktadır. Bu çerçevede yaptığı incelemelerde Anayasa Mahkemesi; Anayasanın 46. maddesi hükmü ve 2942 sayılı
Kanun gereği asıl olanın kamulaştırma işlemi yapmak suretiyle idarenin taşınmazı iktisap etmesi olduğunu; yöntem olarak Anayasa ve yasalara uygun bir kamulaştırma işlemi yapılması söz konusu iken dayanağını
Anayasa ve yasalardan almayan, bireylerin mülkiyet hakkına son veren bir uygulama olan kamulaştırmasız el atmanın, yasalara uygun bir kamulaştırma ile aynı hukuki çerçeve içinde değerlendirilemeyeceğini, İdarelere resmi kamulaştırma kurallarının ötesine geçme imkânı sağlayan böyle bir uygulamanın, taşınmaz sahipleri için öngörülemeyen ve hukuki olmayan müdahale riskini taşıdığını; AİHM’nin de kamulaştırma yapılmaksızın taşınmaza el atılması yoluyla yapılan müdahalenin, başvurucuların mülkiyet haklarını ihlal ettiği kanaatinde olduğunu vurgulamıştır (Hayati Tunç ve diğerleri, B. No: 2014/1028, 10/3/2016, s.9).
22) Anayasa Mahkemesinin benzer nitelikteki çeşitli kararlarında da, tazminat ödenmeksizin
kamulaştırmasız el atmak suretiyle bireylerin mülkiyet haklarından yoksun bırakılmalarının Anayasa’nın 13., 35. ve 46. maddeleriyle, 2942 sayılı Kanun’da belirtilen usule uymayan bir müdahale olduğu ve mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin “kanunilik ilkesini” ihlal ettiği sonucuna varılmıştır (Celalettin
Aşçıoğlu, B. No: 2013/1436, 6/3/2014, s.61-62; Mustafa Asiler, B. No: 2013/3578, 25/2/2015, s.45-46; İbrahim Oğuz ve diğerleri, B. No: 2013/5926, 6/10/2015, s. 87-89).
23) Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalardan özetle, Anayasa’nın 46. maddesi hükmü ve 2942 sayılı
Kanun gereği asıl olan, kamulaştırma işlemi yapmak suretiyle idarenin taşınmazı elde etmesi olup
Anayasanın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı biçimde 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanunu’nda öngörülen usul izlenmeden kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazın idarenin eline geçmesi halinde, kamulaştırma yapılmaksızın taşınmaza el atılması yoluyla kişilerin mülkiyet hakları ihlal edilmektedir.
24) 2942 sayılı Kanun’un bahse konu ilgili hükümleri, dosyası kapsamında yapılan tespitler ile
birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; ada parsel (eski no.lu taşınmaz üzerine TEDAŞ
Genel Müdürlüğüne ait Malatya TM- ENH’nın isabet ettiği, söz konusu hattın kamulaştırma işlemlerine mülga TEK Yönetim Kurulunun 14.09.1993 tarih ve sayılı kararı ile başlanıldığı ve fakat kamulaştırma işleminin tamamlanmadığı hususlarının ihtilafsız olduğu da gözetilerek fiili kamulaştırmasız el atmanın mevcudiyetinin tartışmasız olduğu sonucuna varılmakla, başvuran tarafından ada parsel sayılı taşınmaza ilişkin usulüne uygun olarak yapılacak yeni bir başvuruya istinaden taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin tamamlanarak kamulaştırma bedelinin yasal mirasçılara ödenmesi talebinin yeniden gözden geçirilmesine ilişkin Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi
Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulması gerektiği değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden iyi yönetim ilkelerinden
“dürüstlük”, “makul sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı, tavsiye kararına uygun olarak iş ve işlemlere başlanılması halinde “kanunilik” ilkesine de riayet edileceği değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci
fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Malatya İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre,
Başvurunun KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
Başvuranın ada parsel, ada parsel ve ada parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kamulaştırma işlemlerinin tamamlanarak kamulaştırma bedelinin yasal mirasçılara ödenmesi talebinin REDDİNE,
Başvuran tarafından ada parsel sayılı taşınmaza ilişkin usulüne uygun olarak yapılacak yeni bir başvuruya istinaden taşınmazın kamulaştırma işlemlerinin tamamlanarak kamulaştırma bedelinin yasal mirasçılara ödenmesi talebinin yeniden gözden geçirilmesine ilişkin TÜRKİYE
ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararının BAŞVURANA VE TÜRKİYE ELEKTRİK DAĞITIM
ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi