TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/803-S.1224

BAŞVURU NO : 2018/11373

KARAR TARİHİ : 12/04/2019

TAVSİYE KARARI

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

ERZURUM VALİLİĞİ

BAŞVURUNUN KONUSU : Taşınmazına ilişkin kamu yararı karan alındığı ancak kamulaştırma işlemlerine devam edilmeyerek mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle mağduriyetin giderilmesi talebinde bulunmuştur.

BAŞVURU TARİHİ : 22/09/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan (T.C Kimlik No: )

özetle; Kars İli, Sarıkamış İlçesi, Kara Kurt Nahiyesinde, Aras nehri üzerinde yapılmakta olan Kara

Kurt Barajı havzasında kalan, Erzurum/Horasan ilçesine bağlı Pir Ali Köyünde istimlak kapsamındaki topraklarının dekarına düşük bedel verilmesi nedeniyle yapılan görüşmede söz konusu bedeli kabul etmediklerini ve mahkemeye vermek istediklerini ancak Kanunda dava açma yetkisinin sadece yüklenici firmaya verilerek vatandaşın mahkemeye başvurmasının engellendiğini, uzlaşmaya varılmadığı halde Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş’ nin her türlü zorluğu çıkararak ve yasal süreye uymayarak yatırması gereken mahkeme harçlarını yatırmayarak ve insanların fakirliği ve çaresizliğinden de faydalanarak yok pahasına toprakları almaya çalıştığını, 19/02/2018 tarihinde uzlaşmazlık zaptı tutulduğu halde Milli Emlak Muhakemat birimine yatırması gereken mahkeme harçlarını yatırmayarak hukukun tecelli etmesini önlediğini ve 7 aydır açması gereken davayı açmayarak mağduriyetine neden olduğunu belirterek; ivedilikle davaların açılması ve mağduriyetin giderilmesi için Kamulaştırma işlemini yapacak kurumların ihtar edilerek gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 10/10/2018 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Hidroelektrik Enerji Dairesi

Başkanlığı tarafından gönderilen 12/11/2018 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamındaki özel sektör HES Projelerinde kamulaştırma

işlemlerinin, lisans sahibi şirketin talebi üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Hazine ve

Maliye Bakanlığı tarafından yürütüldüğü belirtilmiştir.

3. Kurumumuzun 16/11/2018 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Kamulaştırma Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 04/12/2018 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

3.1 Karakurt Barajı ve HES projesi için gerekli olan taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin 6446

sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19 uncu maddesi ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun ilgili hükümlerine göre yürütüldüğü,

3.2 Bu kapsamda Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından 23/01/2014 tarihli ve 4848-21 sayılı

kamu yararı kararı alındığı ve devamı işlemlerin yürütülmesi amacıyla dosyanın, Çevre ve Şehircilik

Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğüne iletildiği, 10/05/2014 tarihli ve 28996 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan 2014/6249 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bahse konu taşınmazların acele kamulaştırma yöntemine göre kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırılacak taşınmazların bedelinin tespiti ve taşınmazların Maliye Hazinesi adına tescilinin sağlanması amacıyla, 2942 sayılı

Kamulaştırma Kanunu’nun 10 uncu maddesine göre ilgili idare olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün yetkili olduğu belirtilmiştir.

4. Kurumumuzun 27/11/2018 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 04/01/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

4.1 Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 06/02/2014 tarihli ve sayılı, 17/02/2014 tarihli ve

sayılı yazıları gereği üretim lisansı alan şirketler lehine talep edilen taşınmazlar için Mülga

Maliye Bakanlığınca 21/03/2014 tarihinde kamulaştırma kararı alındığı, yine talep konusu muhtelif taşınmazların acele kamulaştırılması için de Mülga Başbakanlıkça 07/04/2014 tarihli ve 2014/6249 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı alındığı ve bunun üzerine illere gerekli talimatların verildiği ifade edilmiştir.

5. Kurumumuzun 28/01/2019 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Erzurum Valiliğinden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Horasan

Kaymakamlığı Milli Emlak Servis Şefliği tarafından gönderilen 07/02/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

5.1 Başvuranın taşınmazlarının Pirali Köyünde bulunan ada parsel, ada parsel

olmak üzere dört adet olduğu, taşınmazlar için başvuru sahibinin 19/02/2018 tarihinde uzlaşmaya davet edildiği, ancak uzlaşma sağlanamadığı ve anlaşamama tutanağı düzenlendiği, uzlaşma sağlanamayan taşınmazlar için dava açılması kapsamında Erzurum Valiliği Defterdarlık Muhakemat

Müdürlüğüne 11/07/2018 tarihli ve sayılı yazı yazıldığı belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

6. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının;

6.1 “II. Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve

hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,

6.2 “IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması” başlıklı 15. maddesinde;

“Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin 2

kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir”,

6.3 “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras hakkına sahiptir. Bu

haklar kamu yararı amacı ile kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,

6.4 “Kamulaştırma” başlıklı 46. maddesinde; “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının

gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir. Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir.

Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.”,

6.5 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü

ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 7. Birleşmiş Milletler İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal

Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensipleri’ nde; “…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler… Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar…”, 8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun;

8.1 “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili

şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 9. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek Protokol No. 1’in “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1.

maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.”, 10. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683. maddesinde; “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. ”, 11. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun;

11.1 “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde; “…Özel kanunlarına dayanılarak gerçek ve özel

hukuk tüzelkişileri adına yapılacak kamulaştırmalarda da, bu Kanun hükümleri uygulanır.”,

11.2 “Kamulaştırma şartları” başlıklı 3. maddesinde; “İdareler, kanunlarla yapmak

yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler… İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.”,

11.3 “Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili” başlıklı 10.

maddesinde; “Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister. …”, 12. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun;

12.1 “Denetim” başlıklı 15. maddesinde; “11 inci maddenin onuncu fıkrası uyarınca Borsa İstanbul

Anonim Şirketi tarafından işletilecek olan piyasalara ilişkin Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklı olmak üzere, dağıtım şirketleri hariç elektrik piyasası faaliyetleri ile lisanssız faaliyet gösteren kişilerin bu Kanun kapsamındaki inceleme ve denetimi Kurum tarafından yapılır. Bu Kanun kapsamında tanımlanan elektrik dağıtım şirketlerinin denetimi ise Bakanlık tarafından yapılır.

Bakanlık, elektrik dağıtım şirketlerinin denetimini, bu konuda ihtisas sahibi olan kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte yapabilir veya bu kuruluşlara yetki devretmek suretiyle yaptırabilir. Bakanlığın ihtisas sahibi kamu kurum ve kuruluşlarından bu konuya ilişkin olarak yapacağı talepler süresinde karşılanır. Bakanlık tarafından düzenlenen veya karara bağlanan denetim raporları Kuruma bildirilir.

Denetim raporu sonucuna göre gerekli yaptırım ve işlemler Kurul tarafından karara bağlanır…”,

12.2 “Kamulaştırma” başlıklı 19. maddesinde; “Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım

faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir. Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti ve/veya üzerindeki sınırlı ayni haklar, üretim veya dağıtım tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşuna, bunların bulunmaması hâlinde ise

Hazineye ait olur. Kamulaştırma bedeli önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişisi tarafından ödenerek tapuda Hazine adına tescil edilen veya niteliği gereği tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde Maliye Bakanlığınca kamulaştırma bedelini ödeyen önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri lehine bedelsiz irtifak hakkı tesis edilir ve/veya kullanma izni verilir. İrtifak hakkının ve/veya kullanma izninin süresi önlisans veya lisansın geçerlilik süresi ile sınırlıdır. Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişilerce yeni dağıtım tesisleriyle ilgili yapılan kamulaştırmaların gerektirdiği kamulaştırma bedelleri ile diğer giderler tarifeler yoluyla geri ödenir.” düzenlemeleri mevcuttur.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

13. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurularında; taşınmazına ilişkin kamu yararı kararı alındığı ancak kamulaştırma işlemlerine devam edilmeyerek mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden bahisle mağduriyetinin giderilmesi talebinde bulunmuştur.

4

15. Başvuru konusuna ilişkin mevzuat hükümleri incelendiğinde, 6446 sayılı Elektrik Piyasası

Kanunun “Kamulaştırma” başlıklı 19. maddesinde, elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan ön lisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, ön lisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma taleplerinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunu tarafından değerlendirileceği ve uygun görülmesi hâlinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından kamu yararı kararı verileceği, kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderlerin kamulaştırma talebinde bulunan ön lisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödeneceği düzenleme altına alınmıştır.

16. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 3. maddesi gereğince; özel kanunlarına dayanılarak gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri adına yapılacak kamulaştırmalarda da, 2942 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı dikkate alındığında; idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malların, kaynakların ve irtifak haklarının ancak yeterli ödenek temin edildikten sonra kamulaştırabileceği anlaşılmıştır.

17. Somut olayda;

17.1 Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından 24/02/2011 tarihli ve sayılı karar ile

Enerji Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi’ne, Kars İlinde kurulacak olan Karakurt HES Üretim tesisinde 24/02/2011 tarihinden itibaren 49 yıl süreyle üretim faaliyeti göstermek üzere üretim lisansı verildiği,

17.2 Lisans sahibi Anonim Şirketin, tesislerin kurulabilmesi için, faaliyet alanı kapsamında kalacak

bir takım taşınmazların 6446 sayılı Kanunun 19. Maddesi kapsamında kamulaştırılması talebi üzerine, Enerji piyasası Düzenleme Kurulunun 23/01/2014 tarihli ve sayılı Kararı ile kamu yararı kararı verildiği ve 07/02/2014 tarihinde söz konusu kamu yararı kararının onaylandığı ve Kars İli, Sarıkamış İlçesi, Karakurt Nahiyesinde, Aras Nehri üzerinde yapılmakta olan Karakurt Barajı havzasında kalan, Erzurum/Horasan İlçesine bağlı Pirali Köyünde 167 adet taşınmaz ile Tavşancık

Köyünde ise 136 adet taşınmaz için kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderlerin lisans sahibi özel hukuk tüzel kişisi tarafından ödenmesi suretiyle 10/05/2014 tarihli ve 28996 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2014/6249 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bahse konu taşınmazların acele kamulaştırma yöntemine göre kamulaştırılmasına karar verildiği,

17.3 Başvuranın bu kapsamda bulunan taşınmazlarının ise Pirali Köyünde bulunan ada

parsel, ada parsel olmak üzere dört adet olduğu,

17.4 Taşınmazlar için başvuru sahibinin 19/02/2018 tarihinde uzlaşmaya davet edildiği ancak uzlaşma

sağlanamadığı ve tutanak düzenlendiği,

17.5 Uzlaşma sağlanamayan taşınmazlar için dava açılması kapsamında Horasan Kaymakamlığı

tarafından Erzurum Valiliği Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğüne 11/07/2018 tarihli ve sayılı yazı yazıldığı,

17.6 Bunun üzerine, yapılacak kamulaştırma işlemlerinde Hazine tarafından bir harcama yapılmasının

söz konusu olmaması nedeniyle, Erzurum Valiliği Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü tarafından 01/08/2018 tarihli ve sayılı yazı ile lehine kamulaştırma yapılacak olan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişisinden, açılacak bedel tespit ve tescil davası için tüm evrak ve gider avanslarının talep edildiği, söz konusu masraflar gönderildiğinde gerekli yasal işlemlerin başlatılacağı anlaşılmıştır.

18. Başvuranın “Kanunda dava açma yetkisinin sadece yüklenici firmaya verilerek vatandaşın mahkemeye başvurmasının engellendiği” iddiasına ilişkin olarak;

18.1 Kanun koyucu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesinde; kamulaştırmanın

satın alma usulü ile yapılamaması halinde idarenin, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat ederek, taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin

ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini isteyeceğini düzenleme altına almıştır. Söz konusu madde hükmü 24/04/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanunla getirilmiştir.

18.2 Söz konusu maddenin değişiklik gerekçesine baktığımızda özetle; kanunun uygulanması

sırasında ortaya çıkan sorunların en aza indirilmesi amacıyla kamulaştırma işleminin tek davayla ve hızlı bir şekilde çözümlenmesi, kamulaştırmayı yapacak olan Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinin doğrudan mahkemeye başvurarak, maliklerin davet edilmesi, ilanların yapılması, kamulaştırılacak taşınmaz malın gerçek kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedel karşılığında kamulaştırma yapılmasına ve taşınmaz malın kamulaştırma yapan idare adına tesciline karar verilmesinin sağlanması, tapuya kayıtlı taşınmaz mallarla ilgili kamulaştırmalarda yapılan bu yenilikle kamulaştırma bedellerinin tespitinin mahkemelere bırakılarak, idarelerce yanlış yapılan tebligat ve ilanların mahkemelerce usulüne uygun şekilde yapılması, kamulaştırma sebebiyle ilgililerce açılması muhtemel olan ve çok uzun zaman alan idare açısından kamulaştırmaları, yatırımları ve işlemleri sürüncemede bırakan, vatandaşlar açısından şikayetlere konu edilen ve taşınmaz malların bedellerini geç almalarına sebep olan bedel artırımı, ya da idarece açılabilecek bedel indirimi taşınmaz malın idare adına tecili davalarını ortadan kaldırarak kamulaştırmanın tek dava ile ve süratle çözülmesi amaçlanmıştır.

18.3 Madde metninden de görüleceği üzere dava açma yetkisi burada kanun koyucu tarafından

başvuranın belirttiği gibi lehine kamulaştırma yapılacak lisans sahibi özel hukuk tüzel kişisine değil tamamen kamu gücü karşısında, vatandaşın haklarının koruması amacıyla idareye tanınmıştır. Başvuranı yanılgıya düşüren husus ise kamulaştırma giderlerinin lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenmesini düzenleyen Elektrik Piyasası Kanunun 19. Maddesi düzenlemesidir.

19. Başvuranın CİMER aracılığıyla yapmış olduğu 06/10/2018 tarihli ve sayılı başvurusu üzerine; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Kamulaştırma Dairesi Başkanlığı tarafından 11/10/2018 tarihinde lisans sahibi özel hukuk tüzel kişisinden başvuranın iddialarına ilişkin hukuki ve maddi gerekçeleri de içerecek açıklayıcı bir yanıt istenmiş bunun üzerine, Söz konusu lisans sahibi şirket tarafından gönderilen 12/10/2018 tarihli yanıtta özetle; anlaşma sağlanamayan parsel maliklerinin davaların açılması için gerekli hazırlıkların tamamlanmak üzere olduğu ve en kısa zamanda davaların açılacağının belirtildiği ifade edilmiştir.

20. Günümüzde devam eden küreselleşme sürecinde mülkiyet hakkının her şeyden öte öncelikli olarak bir insan hakkı olduğu, sadece bir eşya hukuku meselesi olarak değerlendirilemeyeceği, yadsınamaz bir gerçektir. (GEMALMAZ, Burak, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Açısından Mülkiyet Hakkının

Sınırlanmasında Adil Denge İlkesi”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt 69, Sayı 1, Y. 2011, s. 650) Temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması esnasında uyulması gereken genel ilkeler

Anayasanın 13 üncü maddesi ile teminat altına alınmış bulunmaktadır. Bu doğrultuda, Anayasanın 35 inci maddesinde temel bir insan hakkı olarak değerlendirilen mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceği öngörülmektedir. (Bkz: Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 2017/6399 Başvuru Numaralı ve 16/11/2017 tarihli Tavsiye Kararı)

21. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri gereğince, her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı olduğu, bir kimsenin, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği düzenlenmiş olup, söz konusu uluslararası metne uygun bir biçimde Anayasanın 35 inci maddesinde de, herkesin sahip olduğu mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacı ile kanunla sınırlanabileceği öngörülmüş iken, Anayasanın 13 üncü maddesinde temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına ilişkin genel hüküm getirilmiş, buna göre temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği ve bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı, Anayasanın 15 inci maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabilmesinin mümkün olduğu olağanüstü hallerde dahi milletlerarası hukuktan 6

doğan yükümlülüklerin ihlâl edilmemesi ve kısıtlamanın durumun gerektirdiği ölçüde olması zorunluğunun öngörüldüğü görülmektedir. (Bkz: Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 2017/6341

Başvuru Numaralı ve 14/11/2017 tarihli Tavsiye Kararı)

22. Anayasanın 46 ncı maddesine göre, kamulaştırma, Devlet ve kamu tüzelkişilerinin, kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılığını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz bir malın tamamına veya bir kısmına, kanunda gösterilen esas ve usullere göre zorla el atması işlemidir.

Kamulaştırmasız el atma ise, Anayasa Mahkemesinin 2013/9381 Başvuru No’lu ve 03.03.2016 tarihli Bireysel Başvuruya İlişkin Kararında belirtildiği üzere, kamulaştırma yapmaya yetkili olan

Devlet, kamu tüzelkişileri, kamu kurumları ve kamu yararı bulunması halinde yararlarına kamulaştırma yapılabilecek gerçek ve özel hukuk kişileri tarafından, Anayasanın 46 ncı maddesi ve

2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa aykırı şekilde, özel mülkiyete konu taşınmazlara kısmen veya

tamamen, fiilen veya hukuken el konulması işlemidir.

23. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar başvuranın taşınmazlarına ilişkin fiili bir el atmanın hali hazırda bulunmadığı belirtilse de; taşınmazların Kars

İlinde kurulması planlanan Karakurt Hes üretim tesisinin kamulaştırma planı kapsamında bulunduğu ve başvuranın mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin 2014 yılından itibaren içinde bulunulan 2019 yılına kadar devam etmesinin, başvuranı mülkiyetinin geleceği konusunda belirsizliğe itmekte olduğu, bu durumun başvuranın mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanması önünde engel teşkil ettiği, arazinin satış şansı da dahil olmak üzere sonucu itibariyle taşınmazın değerini hatırı sayılır ölçüde azaltmakta olduğu ve kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengenin şikayetçi aleyhine bozulmuş olduğu ve başvuranın mülkiyet hakkının ihlal edildiği anlaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Erzurum İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile;

2942 sayılı Kanun gereğince öngörülen usul izlenmek suretiyle kamulaştırma işlemlerinin

ivedilikle tamamlanması yönünde işlem tesisi hususunda ERZURUM VALİLİĞİNE, Lisans sahibi Enerji Üretim ve Ticaret Anonim Şirketinin 6446 sayılı Elektrik Piyasası

Kanununda düzenlenen yükümlülüklerini yerine getirmesinin temini için, sürecin takibinin yapılması hususunda ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMUNA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

Erzurum Valiliği ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Tavsiye Kararının BAŞVURANA, ERZURUM VALİLİĞİNE ve ENERJİ PİYASASI

DÜZENLEME KURUMUNA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi 8