|
ÖZET: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun mülga 17. maddesine dayanan tapu iptali ve tescili konusundadır. Davacı idare, İstanbul ili, … Mahallesi 510 parsel sayılı taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedellerinin yatırıldığını ve noter tebligatlarının yapıldığını belirterek, taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir. Davalılar ise, kamulaştırmanın üzerinden uzun yıllar geçtiğini ve davayı kabul ettiklerini ifade etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, davalıların bazıları tarafından davanın kabul edildiği dikkate alınarak, bu davalılar yönünden ret kararı verilmesinin hatalı olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, davayı kabul eden davalılar için kabul kararı verilmesi gerektiğini ve taşınmazın tescilinin takyidatlardan ari olarak yapılması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı, davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile bozulmuş ve dosya yeniden incelenmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmiştir. Bu karar, kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun yapılması ve davalıların kabul beyanlarının dikkate alınması açısından önem taşımaktadır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4391 E. , 2024/9963 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/994 Esas, 2024/256 Karar
DAVA TARİHİ : 21.05.2021
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/199 Esas, 2021/613 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, …, … Mahallesi 510 parsel sayılı taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedellerinin banka hesabına yatırılarak noter tebligatlarının yapıldığını, davalılar tarafından idare aleyhine taşınmaz malikince Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1996/145 Esas sayılı dosyasında tezyidi bedel davası açıldığını, Mahkeme kararı ile hükmedilen bedelin de ödenmesine rağmen tapu malikinin ferağ işlemini yaptırmadığını ileri sürerek, 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 inci maddesi gereğince dava konusu taşınmazın idare adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun dava konusu taşınmazın devri için herhangi bir talebinin olmadığını, kamulaştırmanın üzerinden uzun yıllar geçtiğini, davayı kabul ettiğini, aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesini talep etmiştir.
2. Davalı … cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun dava konusu taşınmazın devri için herhangi bir talebinin olmadığını, kamulaştırmanın üzerinden uzun yıllar geçtiğini, davayı kabul ettiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesini talep etmiştir.
3. Davalı … cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun dava konusu taşınmazın devri için herhangi bir talebinin olmadığını, kamulaştırmanın üzerinden uzun yıllar geçtiğini, davayı kabul ettiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesini talep etmiştir.
4. Davalı … cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun dava konusu taşınmazın devri için herhangi bir talebinin olmadığını, kamulaştırmanın üzerinden uzun yıllar geçtiğini, davayı kabul ettiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesini talep etmiştir.
5. Davalı … cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun dava konusu taşınmazın devri için herhangi bir talebinin olmadığını, kamulaştırmanın üzerinden uzun yıllar geçtiğini, davayı kabul ettiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesini talep etmiştir.
6. Davalı … cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun dava konusu taşınmazın devri için herhangi bir talebinin olmadığını, kamulaştırmanın üzerinden uzun yıllar geçtiğini, davayı kabul ettiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesini talep talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, usulüne uygun kamulaştırma işlemi yapıldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilği ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı gerekçelere göre davalılar … ve … yönünden davanın reddine dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak davalılardan …, …, …, …, …, …’ın ilk duruşmadan önce dilekçe ibraz ederek davayı kabul ettiklerini bildirdikleri hâlde, aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığı, davayı kabul eden davalılardan …, …, … ve … yönünden davanın kabulü nedeniyle kabul kararı verilmesi gerektiği hâlde, ret kararı verilmesi hatalı olduğunu, davayı kabul eden davalılar …, …, …, …, … ve … aleyhine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiği ve taşınmazın takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmesi gerektiği hâlde, yazılı şekilde tescil hükmü kurulması, doğru görülmediğinden hüküm bu hususlardan düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, usulüne uygun kamulaştırma işlemi yapıldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesi ile 24.04.2001 tarihli 4650 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ana kanuna işlenemeyen geçici 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tapu maliklerinden kök muris … mirasçıları … , … ve …’a murisleri Cihat Demirbulat‘tan isabet eden hisseleri bakımından usulüne uygun kamulaştırma noter tebligatı yapıldığı ispatlanamadığı gibi, açılmış bir tezyidi bedel dosyası bulunmadığından adı geçen Sadiye, Hakan ve … hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesince muris … adına tapuda kayıtlı olan 5/60 hissenin yalnızca davayı kabul eden mirasçıları olan … (Us), …, …, … hisseleri bakımından kabulüne karar verilmiş ise de muris … mirasçıları;…, …, …, …, … …, …’ın da haklarında açılan davayı kabul ettiklerine dair beyanda bulundukları gözetildiğinde adı geçen bu mirasçılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine;
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.