|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 12. maddesinin altıncı fıkrası çerçevesinde, baraj sahasına mücavir taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacıların istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve davanın yeniden görülmesi için dosyayı İlk Derece Mahkemesine göndermiştir. Yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak bu karar da istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, 2942 sayılı Kanun’un 12. maddesinin altıncı fıkrasının uygulanabilirliği açısından, davacıların Valilik Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini belirterek davanın usulden reddine karar vermiştir. Yargıtay, bu kararı değerlendirirken, davacıların taşınmazlarının baraj gölünden olumsuz etkilendiğini ve bu durumun bilirkişi raporlarıyla da desteklendiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, davanın esasının görülmesi gerektiğine ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına hükmetmiştir. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3214 E. , 2024/10262 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1044 Esas, 2023/2958 Karar
DAVA TARİHİ : 16.07.2018
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İliç Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/23 Esas, 2021/22 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin altıncı fıkrasından kaynaklanan mücavir alanda kalan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın karan veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma karan üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Erzincan ili, İliç ilçesi, Çatlı köyü civarında baraj sahası kamulaştırma işlemleri yürütüldüğünü, baraj gölü su toplama çalışmalarına başlanıldığını, ancak baraj gölünde toplanan su seviyesi yükselerek kamulaştırma alanı dışında kalan müvekkillerine ve köy tüzel kişiliğine ait saha ve yerleşim alanlarına ulaştığını, su seviyesinin yükselmesi ile taşınmazlarda kayma ve çatlamaların oluştuğunu, müvekkilleri adına kayıtlı 111 ada 25 parsel sayılı taşınmazın da olumsuz etkilendiğini neticeten el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararının hatalı olduğunu, söz konusu hasarın nedeninin baraj gölü planlaması ve hatalı hesaplamalar olduğunu, bu sebeple taşınmazların zemininde çökmeler oluştuğunu ve yapılarda hasar meydana geldiğini, bu durumun bilirkişi raporlarıyla da doğrulandığını, aynı muhitte bir okulun da bu sebeple kapatıldığını; ancak bu durumun belirtilmesine rağmen gerekli araştırmanın yapılmadığını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, gerekli araştırmaların yapılmasına ilişkin taleplerin de geri çevrildiğini, davalı vekillerinin duruşmaya katılmadığı halde ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin altıncı fıkrası, baraj sahasına mücavir taşınmazların, mal sahibinin talebi üzerine çevresinin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulmuş olması halinde, mal sahibinin taşınmazdan yararlanma imkanı kalmadığı hallerde kamulaştırma usulünü düzenlemektedir. Bu madde kapsamında kalan taşınmazlar baraj sahasına mücavir olup kamulaştırma sahası dışında kalan ve fiilen de el atılmayan taşınmazlardır. 27.03.2018 tarihli ve 30373/2 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7103 sayılı Kanun uyarınca değiştirilen 2942 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin altıncı fıkrası ve aynı Kanun’a eklenen Geçici 13 üncü maddesi uyarınca işlem yapılmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın öncelikle el atmanın önlenmesi ve tazminat talepli olduğunu, ayrıca dava açılmadan ve dava şartı getiren kanun değişikliğinden önce 27.03.2017 tarihli dilekçe ile Erzincan Valiliği, İliç Kaymakamlığı ve EPDK tarafından kamulaştırma yapılması talebinde bulunduklarını; ancak bu taleplerinin kabul edilmediğini, davaların seri olarak açıldığını, başka bir dosyada kabul kararı verildiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın 2942 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin altıncı fıkrasından kaynaklanan mücavir alanda kalan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin olup olmadığı hususundadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi ve 12 nci maddesinin altıncı fıkrası.
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın su seviyesinin yükselmesi ile taşınmazlarda kayma ve çatlamaların oluştuğunu, müvekkilleri adına kayıtlı 111 ada 25 parsel sayılı taşınmazın da olumsuz etkilendiğini neticeten el atmanın önlenmesine karar verilmesi talebi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
3. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin hatalı değerlendirmesi sonucu verdiği kararında dava konusu taşınmazda 7103 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca Valilik Komisyonuna başvuru şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiş ise de 7103 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin altıncı fıkrası, baraj sahasına mücavir taşınmazların, mal sahibinin talebi üzerine çevresinin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulmuş olması halinde, mal sahibinin taşınmazdan yararlanma imkanı kalmadığı hallerde kamulaştırma usulünü düzenlemektedir. Bu madde kapsamında kalan taşınmazlar baraj sahasına mücavir olup kamulaştırma sahası dışında kalan ve fiilen de el atılmayan taşınmazlardır.
4. Dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın kamulaştırılması için davacının Valilik komisyonuna başvurduğu, ilgili komisyonun 14.10.2014 tarihli kararı ile kamulaştırma talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla davanın esasının görülmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, müdahalenin menî ve haksız fiilden kaynaklı maddi zararın tespiti ve tazminine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince; “…Dava konusu Erzincan ili, İliç ilçesi, Çaltı köyü 111 ada 25 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde; davacıların hisseli (1/3) malik olduğu, tapu kaydına göre mülkiyeti davacıya ait çekişme konusu taşınmaza davalı ve ihbar olunan tarafından haklı ve geçerli bir neden bulunmaksızın müdahale edilip edilmediği hususunun 22/04/2019 tarihinde yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları ve dosyada mevcut Mahkememizin 2017/4 D.İş sayılı tespit dosyasından alınan bilirkişi raporları ile açıklığa kavuşturulmasının amaçlandığı, dosya kapsamı, incelenen belgeler, yapılan keşif, alınan bilirkişi kök ve ek raporları, İliç Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2017/4 D.İş sayılı tespit dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmaz üzerindeki iki katlı yapının hafif hasarlı yapı kategorisinde olduğu, dava konusu taşınmazın temelinde farklı oturmalar mevcut olduğu, bu oturmalar nedeni ile duvarda çatlamalar ve yer yer ayrışmalar olduğu, çatlakların baraj gölünden ziyade taşınmazın … kazısından ve … tipinden kaynaklandığı, dava konusu taşınmazda mevcut hasar ile baraj gölü faaliyeti arasında illiyet bağının mevcut olmadığı ve bu sebeple haksız fiilin ve el atmanın şartlarının oluşmadığı, davacıların maliki olduğu taşınmazda meydana gelen hafif hasarın baraj faaliyetini yürüten ihbar olunan şirket faaliyetleri ile arasında illiyet bağı bulunmadığından, davacının davasının ihbar olunan İçtaş Yenilenebilir Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. yönünden esastan, dava dışı EPDK tarafından Bağıştaş I HES tesisi için ihbar olunan İçtaş Yenilenebilir Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. ne üretim lisansı verildiği anlaşıldığından davalı …. yönünden usulden reddine” karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “…HMK’nın 114/2. maddesi ile 7103 sayılı yasa ile değişik 2942 sayılı yasanın 12. Maddesi dikkate alındığında, istinaf incelemesine konu davada, Kanun’da belirtilen ilgili valilik komisyonuna başvurulması usulünün uygulanması yasa koyucu tarafından dava şartı haline getirildiği, davanın bu sebeple usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden İliç Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA, kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davanın USULDEN REDDİNE” karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamından dava konusu taşınmazın kamulaştırılması için davacı tarafın Valilik Komisyonuna başvurduğu ilgili komisyonun 14.10.2014 tarihli kararı ile kamulaştırma talebinin reddine karar verildiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde değildir. Ancak dava konusu taşınmaz 7103 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında baraj sahasına mücavir taşınmazlardan olup 2942 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında değerlendirilebilecek ise de “…09.10.2019 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu ve tüm dosya kapsamından dava konusu taşınmazın hafif hasarlı yapı kategorisinde olduğu, taşınmazın temelinde farklı oturmaların olması nedeni ile duvarda çatlamalar ve yer yer ayrışmalar olduğu, çatlakların baraj gölünden kaynaklanmadığı, taşınmazın … kazısından ve … tipinden kaynaklandığı, dava konusu taşınmazda mevcut hasar ile baraj gölü faaliyeti arasında illiyet bağının mevcut olmadığı…” anlaşıldığından, 2942 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında kalan tazminat davasının ESASTAN REDDİNE karar verilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASI gerektiği düşüncesindeyim. Bu sebeple davanın esasının görülerek 2942 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında tazminat verilmesi gerektiğine ilişkin Daire Bozmasına katılmıyorum. 19.12.2024