onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Yargıtay, taşınmazın arsa olarak kabul edilebilmesi için belirli şartların sağlanması gerektiğini vurgulamaktadır. İlgili taşınmazın imar planı kapsamında olmaması ve belediye hizmetlerinden yararlanmaması nedeniyle arsa niteliğinde değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu durum, 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca taşınmazın değerinin net gelirine göre tespit edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın niteliği ve değer düşüklüğü oranını dikkate alarak irtifak hakkı bedelini belirlemiş, ancak Yargıtay, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen bilirkişi raporunun geçersiz olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin kararının bozulması gerektiğine hükmedilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacı idare vekilinin temyiz itirazlarını kısmen kabul ederek, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için geri gönderilmesine karar vermiştir. Bu karar, kamulaştırma süreçlerinde taşınmazın niteliğinin belirlenmesinin önemini vurgulamaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/4393 E.  ,  2024/10126 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1606 Esas, 2024/376 Karar
    DAVA TARİHİ : 09.08.2021
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/367 Esas, 2022/116 Karar

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacı idare vekili ve davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kırklareli ili, …, Tatarköy köyü, 1798 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı … vd. cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin mahkemeye sunduğu dilekçesindeki iddialarının asılsız olduğu, taşınmazın tarla vasfında olduğunun belirtildiğini, ancak ilgili parselin 800 m²lik bölümünün komşu 1797 parselden sonra son parsel olarak köy yerleşim alanı içinde yer aldığının Kırklareli İl Özel İdaresi kayıtlarında belirli olduğunu, taraflarınca cins değişikliği yaptırılmadığı için tapu kayıtlarında tamamı tarla olarak görüldüğünü, ilgili kurumdan taşınmaza ait bilgilerin talep edildiğini mahkemeye sunulacağını beyan etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve dahili davalı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arazi vasfında olduğunu, arsa olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun kanun ve içtihatlara aykırı hazırlandığını, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, enerji nakil hattı nedeniyle değer kaybının yüksek alındığını, müvekkili idareye vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini, takyidatların bedele yansıtılmadığını ileri sürmüştür.
    2. Davalı … istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz hazırlandığını, rapora itirazların dikkate alınmadığını, enerji nakil hattı nedeniyle değer kaybının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun’un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davanın niteliği gereğince davacı idareye vekâlet ücreti verilmemesinin yerinde olduğu, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından, davacı idare vekilinin ve davalı …’un istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B.Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    3. Yargıtay tarafından benimsenen Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 tarihli ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca taşınmazın arsa sayılabilmesi için imar planı içerisinde iskan sahası olarak ayrılmış bulunması, imar planı dışında ise belediye mücavir alan sınırları içinde kalıp meskun yerler arasında bulunması ve belediye hizmetlerinden yararlanması gerekmektedir.
    4. Dosyadaki bilgi ve belgelerden Lüleburgaz Belediye Başkanlığının müzekkere cevabına göre; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla 1/1000 ölçekli Uygulama ve 1/5000 ölçekli … Planı kapsamında olmadığı, belediyenin hizmetlerinden faydalanmadığı anlaşıldığından arsa niteliğinde kabulü mümkün değildir.
    5. Bu durumda, arazi niteliğindeki davaya konu taşınmazın 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelirine göre değerinin tespit edilmesi gerekirken taşınmazı arsa niteliğinde kabul edip emsal karşılaştırması yapmak suretiyle değer biçen geçersiz rapora göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    3. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.