TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/15546-S.21.24861
BAŞVURU NO : 2021/10984
KARAR TARİHİ : 28/10/2021
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın kamulaştırma talebinin reddine ilişkin idari işlemin iptal
BAŞVURUNUN KONUSU :
edilmesi talebi hakkında
BAŞVURU TARİHİ : 17/06/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Samsun Vezirköprü mahallesini de kapsayan Boyabat elektrik firmasına ait baraj
nedeni ile yapılan kamulaştırma sonucunda arazilerinin istimlak edildiğini, söz konusu kamulaştırma nedeni ile köyünde herhangi bir tarım ya da hayvancılık faaliyeti için ekip dikebileceği bir arazileri kalmadığını, komşu parselde ( ve ) yer alan arazinin kamulaştırıldığını ancak kendilerinin olan arazinin kamulaştırılmadığını, bu nedenle kamulaştırma talebi ile İdareye başvuruda bulunduğunu fakat talebinin reddedildiğini iddia etmektedir. Başvuran, kendi taşınmazının da kamulaştırılması talebiyle
Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 24/06/2021 tarih ve sayılı “bilgi ve belge talebi” konulu yazısına istinaden
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 28/07/2021 tarihinde Kurumumuza gönderilen sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1) Boyabat Barajı ve Hidroelektrik santrali üretim tesisi için gerekli olan taşınmazların kamulaştırılması
hususuna ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesinde esas alınan mevzuatın; 4628 sayılı Elektrik Piyasası
Kanunu (eski kanun), 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu (yeni kanun), 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarafından Yürütülen Taşınmaz Temini İşlemlerine İlişkin Usul ve
Esaslar olduğu,
2.2) Başvuru konusu işlemin ilgili yasal mevzuat hükümleri gereğince gerekçelerinin aşağıdaki şekilde
olduğu:
03.03.2001 tarihli ve 24335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun
mülga 15/c maddesinde; “Elektrik piyasasında üretim ve/veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerIendirilir ve uygun görülmesi hâlinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde Kurumca kamulaştırma yapılır.
Bu konuda Kurulca verilecek olan kamulaştırma kararları kamu yararı kararı yerine geçer. Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti, üretim veya dağıtım tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşuna, bunların bulunmaması hâlinde ise Hazineye ait olur” hükmünün yer aldığı, 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19 uncu maddesinde; ‘Elektrik piyasasında üretim faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak üretim faaliyetinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin önlisans veya lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı
Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri Kurum tarafından değerIendirilir ve uygun görülmesi halinde Kurul tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir.
Kamulaştırma ve/veya devir yoluyla elde edilen taşınmazların mülkiyeti ve/veya üzerindeki sınırlı ayni haklar üretim tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşu adına, bunların bulunmaması halinde ise Hazine adına tescil edilir” hükmünün yer aldığı, anılan hükümler çerçevesinde, elektrik piyasası faaliyetlerini düzenleyen Kanun hükümlerinde zaman içerisinde değişiklikler yapılmış olmasına rağmen elektrik üretim tesisleri için gerekli olan taşınmazların kamulaştırılması İşlemlerinin, elektrik üretimi yapmak üzere ön lisans veya lisans verilen özel hukuk tüzel kişilerinin talebi üzerine, Enerji
Piyasası Düzenleme Kurulunca alınan kamulaştırma kararları kapsamında yapılacağı, alınan kararların kamu yararı kararı yerine geçeceği ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescil edileceği esasının halen yürürlükte olduğu, buna göre; Boyabat Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketine Boyabat Barajı ve Hidroelektrik santrali üretim tesisinde elektrik üretim faaliyeti göstermek üzere 13/11/2007 tarihli ve numaralı üretim lisansının verilmiş olup, mezkur şirketin talebi üzerine Enerji Piyasası
Düzenleme Kurulunca alınan 17/02/2011 tarihli ve sayılı Kamulaştırma Kararı kapsamında, sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri çerçevesinde kamulaştırma işlemlerinin yürütülmekte olduğu,
2.3) Kamulaştırma yapıldığı iddia edilen ve parsel numaralı komşu taşınmazların
kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı hususunda; başvuru konusu Samsun ili ilçesi köyünde bulunan (eski parsel numaralı taşınmazın, kamulaştırma sınırının üstünde yer alması nedeniyle kamulaştırılmadığı, söz konusu taşınmazın yakınında bulunan , 1 , ve parsel numaralı taşınmazların ise kamulaştırma sınırının altında kalmaları nedeniyle kamulaştırılarak Hazine adına tescillerinin tamamlandığı ayrıca, ve parsel numaralı taşınmazların kadastro yenilemesi sonucu parsel numaralı taşınmaz olarak tescil edilerek kamulaştırmasız el atma davası kapsamında bir kısmının kamulaştırılmasına karar verildiğinin tespit edildiği,
2.4) Başvuranın taşınmazının ekip dikmek için kullanılamaz hale geldiği iddiası hakkında; Kurumumuzca
herhangi bir tespit yapılması mümkün olmayıp Boyabat Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi ile yapılan yazışmalar kapsamında, söz konusu taşınmazın baraj göl alanından daha yüksek bir kotta olması nedeniyle herhangi bir zarar-ziyan oluşmadığı bilgisi edinildiği,
2.5) Kurumlarınca yapılan teknik inceleme sonucunda, başvuru konusu taşınmazın maksimum su kotundan
geçen kamulaştırma sınırının üzerinde kaldığını gösteren görüntüler elde edilmiş olup yazıları ekinde iletilmekte olduğu, öte yandan; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarafından Yürütülen Taşınmaz
Temini İşlemlerine İlişkin Usul ve Esasların 17/6 maddesinde yer alan “Hidrolik enerjiye dayalı elektrik üretim tesislerine ait kamulaştırma planlarında; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen maksimum su kotu ve kuyruk suyu kotu esas alınır” hükmü gereğince, Boyabat Barajı ve HES İçin gerekli olan taşınmazların kamulaştırılması amacıyla hazırlanan ve ilgili kadastro müdürlüğünce onaylanan
kamulaştırma planlarında, DSİ Genel Müdürlüğünce belirlenen maksimum su kotu (330 m) kamulaştırma sınırı olarak belirlendiği ve bu sınırın altında kalan taşınmazlar hakkında kamulaştırma kararı alındığı, başvuru konusu Samsun ili ilçesi köyünde bulunan parsel numaralı taşınmazın, Boyabat Barajı ve HES için 330 m olarak belirlenen kamulaştırma sınırının üstünde yer aldığı ve bu nedenle kamulaştırma kararı kapsamına alınmadığının tespit edildiği,
2.6) Boyabat Barajı ve HES için gerekli olan taşınmazların kamulaştırılmasına yönelik olarak
yetkilendirilen vekil avukat tarafından yapılan değerlendirmenin söz konusu taşınmazın kamulaştırılmasına gerek olmadığı yönünde olduğu, Kurumları Kamulaştırma Dairesi Başkanlığı’nın görüşünün de bu şekilde olduğu, ancak Boyabat Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketinin söz konusu taşınmazın kamulaştırılması talebi olduğu takdirde 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesi kapsamında değerlendirebileceği,
2.7) Şikayete konu husus hakkında Hukuk İşleri biriminden alınan görüşün şu şekilde olduğu;
Konuya ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; başvuru konusu Samsun ili ilçesi köyünde bulunan parsel numaralı taşınmazın, Boyabat Barajı ve HES için 330 m olarak belirlenen kamulaştırma sınırının üstünde yer aldığı ve bu nedenle kamulaştırma kararı kapsamına alınmadığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarafından Yürütülen Taşınmaz Temini İşlemlerine İlişkin
Usul ve Esasların 17/6 maddesinde yer alan “Hidrolik enerjiye dayalı elektrik üretim tesislerine ait kamulaştırma planlarında; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen maksimum su kotu ve kuyruk suyu kotu esas alınır ” hükmü, bu hüküm gereğince Boyabat Barajı ve HES için gerekli olan taşınmazların kamulaştırılması amacıyla hazırlanan ve ilgili kadastro müdürlüğünce onaylanan kamulaştırma planlarında DSİ Genel Müdürlüğünce belirlenen maksimum su kotunun (330 m)
kamulaştırma sınırı olarak belirlenmesi ve bu sınırın altında kalan taşınmazlar hakkında kamulaştırma kararı alınması, başvuru konusu taşınmazın da 330 m olarak belirlenen kamulaştırma sınırının üstünde yer alması nedeniyle kamulaştırma kararı kapsamına alınmadığı hususları göz önüne alındığında; ilgili taşınmazın kamulaştırma kapsamına alınmamasının anılan mevzuat hükümleri uyarınca hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun değerlendirildiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 13/1 1/2007 tarihli ve 1374-3 sayılı Kararı ile Boyabat Elektrik
Üretim ve Ticaret Anonim Şirketine Sinop, Samsun ve Çorum İllerinde kurulması planlanan Boyabat Barajı ve Hidroelektrik santrali üretim tesisinde 13/11/2007 tarihinden İtibaren 49 yıl süreyle üretim faaliyeti göstermek üzere ilgili mevzuat uyarınca, 13/11/2007 tarihli ve numaralı üretim lisansı verildiği, söz konusu üretim lisansı kapsamında Boyabat Barajı ve Hidroelektrik santrali üretim tesisinin kurulabilmesi için gerekli olan taşınmazların kamulaştırılması amacıyla, Enerji Piyasası Düzenleme
Kurulunca 17/02/2011 tarihli ve sayılı Kamulaştırma Kararı alındığı, Belirtilmiştir.
3) Kurumumuzun 20/09/2021 tarih ve – sayılı “bilirkişi görevlendirme talebi” konulu yazısı ile
Samsun Kadastro Müdürlüğü’nden, şikâyet konusu hakkında, yerinde ve dosya üzerinde inceleme yapmak üzere uzman bir bilirkişinin görevlendirilmesi ve görevlendirilen bilirkişinin Kurumumuza bildirilmesi talep edilmiş olup, anılan yazıya istinaden verilen 21/09/2021 tarih ve sayılı cevabi yazı ile tarafımıza İlçesi Mahallesindeki muhtelif parsellerde yapılacak olan incelemede
Müdürlükleri Vezirköprü Kadastro Birimi Teknikeri .’nın görevlendirildiği bilgisinin verildiği,
4) Üst paragrafta bahsi geçen görevlendirmeye istinaden Kurumumuza gönderilen 13/10/2021 tarih ve
sayılı yazı ekinde yer alan raporda;
4.1) Kamu Denetçiliği Kurumunun 20.09.2021 tarih ve sayılı yazısına istinaden Samsun İli
İlçesi Mahallesi ada ve nolu parsellerin baraj kotu olan 330 m kotu sınırları
/
içinde kalıp kalmadığının araştırılması için 22.09.2021 tarihinde Kurumlarının taşıtı ile taşınmazların bulunduğu yere gelindiği, Yanında getirmiş olduğu cors cihazı ile ada ve nolu taşınmazları dış sınırlarında bulunan duvar üstüne tel çit çekilerek kullanılan alanı ölçerek ve zemin kotunu belirlemek için gerekli ölçümler yaparak gerekli notları aldığı, Yapılan ölçümleri bilgisayar ortamında sayısal, pafta ve fotoğrametrik paftalar üzerinde değerlendirilmesi sonucunda; -Dilekçe sahihi tarafından kullanılan ada ve nolu parselleri ekli krokide sarı renk ile belirttiği, -Zeminde kullanmakta olduğu alanı mavi renkle belirttiği, -Baraj kotu olan 330 m kotunu ekli krokide kırmızı renkle gösterdiği, – ada ve nolu parsellerin kamulaştırma kotu olan 330 m sınırının üstünde kaldığı, – ada ve nolu parsellere herhangi bir ulaşım yolu olmayıp başvuran tarafından dere yatağından yapılan yolun yine başvuran tarafından yol olarak kullanılmakta olduğu, – ada ve nolu parsellerin komşuları olan ada ve nolu parsellerin hiçbirinde kamulaştırma işlemi yapılmadığı, Tespitleri yapılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5) Anayasamızın “Kamulaştırma” başlıklı 46’ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet ve kamu
tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.”,
5.1) “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin
birinci fıkrasında; Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, Denilmektedir.
7) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “Amaç ve kapsam” başlıklı birinci maddesinde; “Bu Kanun;
kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.”
8) Aynı Kanunun ek birinci maddesinde; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî
kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili
idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır.”,
9) 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun mülga 15/c maddesinde; “Elektrik piyasasında üretim
ve/veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin kamulaştırma talepleri
Kurum tarafından değerIendirilir ve uygun görülmesi hâlinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde Kurumca kamulaştırma yapılır. Bu konuda Kurulca verilecek olan kamulaştırma kararları kamu yararı kararı yerine geçer. Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti, üretim veya dağıtım tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşuna, bunların bulunmaması hâlinde ise
Hazineye ait olur.”,
10) 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19 uncu maddesinde; “Üretim faaliyetinde bulunan
önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin önlisans veya lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde Kurul tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir. Kamulaştırma ve/veya devir yoluyla elde edilen taşınmazların mülkiyeti ve/veya üzerindeki sınırlı ayni haklar üretim tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşu adına, bunların bulunmaması halinde ise Hazine adına tescil edilir. Hazine adına tescil edilen veya niteliği gereği tapuda terkin edilen taşınmazlar üzerinde
Hazine taşınmazlarının idaresiyle sorumlu ve görevli olan kamu kurumu tarafından, lisansın geçerlilik süresi ile sınırlı olmak üzere, lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri lehine bedelsiz irtifak hakkı tesis edilir ve/veya kullanma izni verilir.”,
11) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarafından Yürütülen Taşınmaz Temini İşlemlerine İlişkin
Usul ve Esasların “Çeşitli hükümler” başlıklı 15’inci maddesinin 6’ncı fıkrasında: “Hidrolik enerjiye dayalı elektrik üretim tesislerine ait kamulaştırma planlarında; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen maksimum su kotu ve kuyruk suyu kotu esas alınır.”, Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
12) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
13) Başvuran; 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, Samsun mahallesini de kapsayan
Boyabat elektrik firmasına ait baraj nedeni ile yapılan kamulaştırma sonucunda arazilerinin istimlak edildiğini, söz konusu kamulaştırma nedeni ile köyünde herhangi bir tarım ya da hayvancılık faaliyeti için ekip dikebileceği bir arazileri kalmadığını, komşu parselde ( ve ) yer alan arazinin kamulaştırıldığını ancak kendilerinin olan arazinin kamulaştırılmadığını, bu nedenle kamulaştırma talebi ile İdareye başvuruda bulunduğunu fakat talebinin reddedildiğini iddia etmektedir. Başvuran, kendi taşınmazının da kamulaştırılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
14) Başvuranın söz konusu talebinin; başvuru konusu taşınmazın Boyabat Barajı ve HES için gerekli olan
taşınmazların kamulaştırılması amacıyla hazırlanan ve ilgili kadastro müdürlüğünce onaylanan kamulaştırma planlarında 330 m olarak belirlenen maksimum su kotu sınırının üstünde yer alması nedeniyle reddedildiği görülmektedir.
15)Burada, başvuranın talebinin İdare tarafından reddedilmesinin yasal dayanağı bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
16) Söz konusu hususun açıklığa kavuşturulması için yukarıda bahsedilen Anayasamız, 2942 sayılı
Kamulaştırma Kanunu, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu (eski kanun), 6446 sayılı Elektrik Piyasası
Kanunu (yeni kanun), 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarafından
Yürütülen Taşınmaz Temini İşlemlerine İlişkin Usul ve Esaslar çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
17) Anayasamıza göre; Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek
karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.
18) Kamulaştırma Kanununun amaç ve kapsamının; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel
hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzel kişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenlemek olduğu görülmektedir.
19) Kamu yararı kavramında değişmez nitelik taşıyan özellik, kamu yararının bir şekilde diğer yararlardan
üstün nitelikte bir yarar olması gerektiği yönündeki kanıdır. Gerek Anayasamız gerek Kamulaştırma
Kanununa göre; devlet kamu yararı gerektirdiği hallerde kamulaştırma yapmaya yetkilidir yani kamu yararı dar anlamda kullanılırsa mülkiyet hakkının sınırlanmasında ve özüne yapılacak müdahalelerde ölçüdür.
Geniş anlamda bütün toplumsal değerleri kucaklayan bir nitelik ve kapsam kazanabilir. Kamu yararı kavramı yanında, toplum yararı, ortak iyilik, toplumsal refah, genel yarar gibi çoğu birbirinin yerine kullanılan çeşitli kavramlar bulunmaktadır. Bu kavramların ortak noktası, tümünün “bireysel çıkar”dan farklı, onun üstünde veya dışında bir yarar/çıkarı ifade etmesidir. Dolayısıyla gerçek ayrım, kamu yararı ile toplum yararı arasında değil, kamu yararı ile bireysel çıkar arasındadır.( Akıllıoğlu, a.g.m., s.14-15)
20) Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı
zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni özelliği taşımaktadır.
21) Anayasa Mahkemesine göre kamu yararının ya da haklı bir nedenin varlığı halinde farklı düzenlemelere
gidilmesi ya da farklı uygulamalarda bulunulması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmayacaktır. Yine Yüksek
Mahkemeye göre eşitliğe aykırılığı ortadan kaldırması için yapılan düzenlemenin ya da uygulamanın taşıması gereken kamu yararının veya dayanması gereken haklı nedenin anlaşılabilir, amaçla ilgili, makul ve adil olma özelliklerini taşıması gerekmektedir. (İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 5
Sayı : 2021/15546-S.21.248611 Yıl 2014)
22) Elektrik Piyasası Kanunu’na bakıldığında; Üretim faaliyetinde bulunan önlisans veya lisans sahibi
özel hukuk tüzel kişilerinin önlisans veya lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemlerin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Enerji Piyasası
Düzenleme Kurumu tarafından yürütüldüğü görülmektedir.
23) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarafından Yürütülen Taşınmaz Temini İşlemlerine İlişkin
Usul ve Esaslar incelendiğinde ise, hidrolik enerjiye dayalı elektrik üretim tesislerine ait kamulaştırma planlarında; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen maksimum su kotu ve kuyruk suyu kotu esas alınacağı ifade edilmiştir.
24) Başvuru konusu somut olay incelendiğinde;
24.1) Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 13/1 1/2007 tarihli ve sayılı Kararı ile Boyabat Elektrik
Üretim ve Ticaret Anonim Şirketine Sinop, Samsun ve Çorum İllerinde kurulması planlanan Boyabat Barajı ve Hidroelektrik santrali üretim tesisinde 13/11/2007 tarihinden İtibaren 49 yıl süreyle üretim faaliyeti göstermek üzere ilgili mevzuat uyarınca, 13/11/2007 tarihli ve numaralı üretim lisansı verildiği, söz konusu üretim lisansı kapsamında Boyabat Barajı ve Hidroelektrik santrali üretim tesisinin kurulabilmesi için gerekli olan taşınmazların kamulaştırılması amacıyla, Enerji Piyasası Düzenleme
Kurulunca 17/02/2011 tarihli ve sayılı Kamulaştırma Kararı alındığı,
24.2) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarafından Yürütülen Taşınmaz Temini İşlemlerine İlişkin Usul
ve Esasların 17/6 maddesinde yer alan “Hidrolik enerjiye dayalı elektrik üretim tesislerine ait kamulaştırma planlarında; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen maksimum su kotu ve kuyruk suyu kotu esas alınır ” hükmü gereğince Boyabat Barajı ve HES için gerekli olan taşınmazların kamulaştırılması amacıyla hazırlanan ve ilgili kadastro müdürlüğünce onaylanan kamulaştırma planlarında DSİ Genel
Müdürlüğünce belirlenen maksimum su kotunun (330 m) kamulaştırma sınırı olarak belirlenmesi ve bu sınırın altında kalan taşınmazlar hakkında kamulaştırma kararı alınması, başvuru konusu taşınmazın da 330 m olarak belirlenen kamulaştırma sınırının üstünde yer alması nedeniyle kamulaştırma kararı kapsamına alınmadığı, Tespitleri yapılmıştır.
25) Söz konusu hususta yerinde bilirkişi incelemesine gidilmiş olup, bilirkişinin tarafımıza sunduğu teknik
raporda; -Başvurana ait parsellerin kamulaştırma kotu olan 330 m sınırının üstünde kaldığı, -Başvurana ait parsellere herhangi bir ulaşım yolu olmayıp başvuran tarafından dere yatağından yapılan yolun yine başvuran tarafından yol olarak kullanılmakta olduğu, -Başvurana ait parsellerin komşuları olan parsellerin hiçbirinde kamulaştırma işlemi yapılmadığı, Tespitlerine yer verilmiştir.
26) Buna göre; Kurumumuzca yapılan yerinde bilirkişi incelemesi neticesinde başvuranın
kamulaştırılmasını istediği yerin kamulaştırma kotu olan 330m sınırının üstünde kaldığı; bununla birlikte başvurana ait parsellerin komşuları olan ada ve nolu parsellerin hiçbirinde kamulaştırma işlemi yapılmadığı tespiti yapılmıştır. Dolayısıyla başvuranın, arazisini ekip dikmek için kullanım imkânı kalmadığı iddiası doğrulanamamıştır.
27) Başvuranın iddia ettiği komşu parsel olarak nitelendirdiği 2 parsellerin kamulaştırıldığı hususu
ile ilgili olarak; İdareden alınan cevabi yazıdan, ve parsel numaralı taşınmazların kadastro yenilemesi sonucu parsel numaralı taşınmaz olarak tescil edilerek kamulaştırmasız el atma davası kapsamında bir kısmının kamulaştırılmasına karar verildiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır. Kısmi olarak kamulaştırmaya karar verilen söz konusu davada ise su kotu sınırı olan 330m’ye göre bilirkişi incelemesi neticesinde böyle bir karar verildiği görülmüştür.
28) Başvuranın, taşınmazına gitmek için yolunu değiştirmek durumunda kalacağı iddiası ile ilgili olarak
ise; başvuranın parseline giden herhangi bir ulaşım yolunun bulunmadığı, bilirkişi raporundan da sabit olduğu üzere başvuranın kullandığı yolun aslında dere yatağı olduğu anlaşılmıştır.
29) Yukarıda yer verilen mevzuat, yapılan tespitler ve açıklamalar ışığında, Gerek Anayasamız gerek
Kamulaştırma Kanununa göre; devletin kamulaştırma yapmaya yetkili olduğu, bunun ancak kamu yararı gerektirdiği hallerde mümkün olduğu, somut olayda yetkili kurumun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, anılan İdarenin bunu, DSİ Genel Müdürlüğünce kamulaştırma sınırı olarak belirlenen maksimum su kotuna (330 m) göre yaptığı incelenmiştir.
/
30) Dosya kapsamında Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
Kamulaştırmada, kamu yararı gerektirmesi koşulunun aranmakta olduğu, kamu yararının diğer yararlardan üstün olduğu ve bireysel çıkarın kamu yararının üstünde olamayacağı, Anayasa Mahkemesine göre kamu yararının ya da haklı bir nedenin varlığı halinde farklı düzenlemelere gidilmesi ya da farklı uygulamalarda bulunulması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmayacağı hususları da dikkate alındığında başvuranın talebinin reddine ilişkin idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
31) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Söz konusu hususta yapılan değerlendirme neticesinde; ilgili İdareden gönderilen yazının makul süre içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği incelenmiş olup, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
32) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Samsun İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvurunun REDDİNE, Kararın başvurana ve ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU BAŞKANLIĞI’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi