ÖZET: Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Osmangazi Belediyesi’ne yapılan başvuruda, 2003 yılında alınan bir kararla kentsel dönüşüm planında yer alan bir taşınmaz için kamulaştırma işleminin yapılmadığı iddia edilmiştir. Başvuran, bu durum nedeniyle 2019 yılına kadar kendisine tahakkuk ettirilen emlak vergisinin haksız olduğunu belirtmiş ve bu vergilerin iade edilmesini talep etmiştir. İlgili mevzuat gereğince, kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisinin ödenmesinin durdurulması gerektiği ifade edilmiştir.

İdarelerin verdiği yanıtlarda, söz konusu taşınmazın 5 yıllık imar programında yer almadığı belirtilmiştir. Ancak, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na göre, imar planına alınan alanlarda kamulaştırma yapılmadan emlak vergisi ödenmemesi gerektiği vurgulanmıştır. Danıştay kararları da bu durumu desteklemektedir.

Sonuç olarak, şikayetçinin talebinin reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve Osmangazi Belediyesi’ne, ilgili dönemlerde tahsil edilen emlak vergilerinin düzeltilmesi için tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde önemli bir adım olarak değerlendirilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/6818-S.10384

BAŞVURU NO : 2019/3748

KARAR TARİHİ : 05/08/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

OSMANGAZİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI (Re’sen)

BAŞVURUNUN KONUSU : Emlak vergisi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 14/02/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi tarafından Kurumumuza yapılan başvuruda özetle; Bursa Büyükşehir

Belediyesi ve Osmangazi Belediyesi’nin … nolu sicilde kayıtlı bulunan … ada … parselde bulunan tarla vasfında taşınmaz hakkında 2003 yılında belediye meclisinin aldığı kararla kentsel dönüşüm planında park, okul, cami, yol gözüktüğünü, buna göre kamulaştırma yapılması gerekirken 2019 yılına gelinmesine rağmen kamulaştırmanın yapılmadığını,

1.1. 3194 sayılı İmar Kanununu 13 üncü maddesine göre, imar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesinin durdurulacağı, kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisinin, kamulaştırmayı yapacak idare tarafından ödeneceği, hükmüne yer verilmesine rağmen, tarafına 2019 yılına kadar vergi tahakkuk ettirildiğini ve haksız yere vergi tahsil edildiğini,

1.2. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun Geçici 10 uncu maddesine göre fazla ödenen vergilerin ret ve iade olunacağının belirtildiğini, ancak somut uyuşmazlık konusu hakkında iki kurumun birbirinden haberinin olmadığını, konu hakkında yazışmadıklarını ve mezkur mahaldeki hak sahiplerinden haksız yere vergi tahsil ettiklerinin ortaya çıktığını, ayrıca her iki belediyenin verdikleri cevaplarda kamulaştırma planında yer almadığından bahsedildiğini ifade ve iddia ederek,

1.3. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 13 üncü maddesine göre işlem tesis edilmesi, 1319 sayılı

Emlak Vergisi Kanunu’nun Geçici 10 uncu maddesine göre fazla ödenen vergilerin faiziyle beraber tarafına iade edilmesi, 2018 yılından itibaren tahakkuk eden vergilerin iptali ve bundan sonra vergi tahakkuk ettirilmemesi talepleriyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 13/03/2019 tarih ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden;

2.1. Osmangazi Belediye Başkanlığı’ndan alınan 21/03/2019 tarih ve … sayılı yazıda; “İlgi yazı tetkik edilmiş olup; Emlak ve İstimlak Müdürlüğümüzce bahse konu taşınmaz ile ilgili olarak kamulaştırma işlemi yapılmadığından kayıt bulunamamıştır. Söz konusu … Mahallesi

… ada, … parsel sayılı taşınmaz 15.06.2017 tarih ve … sayılı karar ile onaylanan İstanbul Yolu

Uygulama İmar Planı kapsamında kısmen ilkokul, kısmen imar yolu, kısmen park alanı, kısmen

20 kat yükseklikte konut alanı ve kısmen de 12 kat yükseklikte konut alanında kalmakta olup

Belediyemiz 2016-2020 yılları arasındaki 5 yıllık imar programında bulunmadığı görülmüştür.

Mali Hizmetler Müdürlüğümüzce bahse konu … Mahalle … ada, … parsel sayılı taşınmazın hisse maliki … …’ın e-mail yolu ile başvurusuna istinaden Bursa Büyükşehir Belediyesi

Başkanlığı Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığından almış olduğumuz yazıda söz konusu taşınmazın XI. beş yıllık İmar Programında bulunmadığı belirtilmiş olup, herhangi bir işlem yapılmamıştır.”,

2.2. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan alınan 08/04/2019 tarih ve … sayılı yazıda; “… Söz konusu Bursa İli, Osmangazi İlçesi, … Mahallesi … ada … parsel: Büyükşehir

Belediye Meclisi’nin 15.06.2017 tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan … Caddesi 1/1000

Ölçekli Uygulama İmar Planında Ticaret-Konut Alanında, Ticaret-Turizm- Konut Alanında, İlkokul Alanında, Park Alanında ve yolda kalmakladır. Ancak Emlak ve İstimlak Dairesi

Başkanlığının 20.03.2019 tarih ve … sayılı yazısında söz konusu parselin 5 yıllık kamulaştırma programında yer almadığı belirtilmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.” ,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,

5. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun;

5.1. “Mevzu” başlıklı 12 nci maddesinde; “ Türkiye sınırları içinde bulunan arazi ve arsalar bu kanun hükümlerine göre Arazi Vergisine tabidir. Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır. Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu kanuna göre arsa sayılacağı Cumhurbaşkanı kararı ile belli edilir.

Aksine hüküm olmadıkça bu kanunun diğer maddelerinde yer alan arazi tabiri arsaları da kapsar.” ; “Mükellef” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Arazi Vergisini, arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa araziye malik gibi tasarruf edenler öder. Bir araziye paylı mülkiyet halinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler

vergiden müteselsilen sorumlu olurlar. Mülkiyeti ihtilaflı bulunan arazi için mutasarrıfı bulunmıyan kişiler tarafından ödenen Arazi Vergileri ihtilafın ödeme yapan aleyhine sonuçlanması halinde ihtilafla ilgili bulunanların karar tarihinden itibaren bir yıl içerisinde başvurmaları şartiyle kendilerine ret ve iade olunur.”

5.2. “Ödeme süresi” başlıklı 30 uncu maddesinde; “ Emlak Vergisi birinci taksidi Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksidi Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenir.

Maliye Bakanlığı ödeme aylarını, bölgelerin özelliklerine göre değiştirebilir. Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina arsa ve arazinin vergisi, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunur. 9 ve 19 uncu madde hükümleri saklıdır. Kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırılma tarihini takibeden bütçe yılından itibaren emlakin vergisi, tüm vergi değeri üzerinden ödenir. Kısıtlamanın devam ettiğı sürede tecil edilen verginin 9/10 u bina, arsa veya arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanları muaccel hale gelir.

Kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumlulukları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, İmar ve İskan ve İçişleri Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunur…”

6. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.”, 116 ncı maddesinde; “Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.” hükümleri yer almaktadır. Aynı Kanunun 118 inci maddesi ise, vergilendirme hatalarının açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesinin mükellefiyette hata olduğunu ve vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasını mevzuda hata olarak nitelendirmiştir.

6.1. 213 sayılı Kanunu’nun 120 nci maddesinde; “Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek, suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.” hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 126 ncı maddesi ise, 114 üncü maddede yer alan zamanaşımı süreleri (beş yıl) dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceğini bildirmektedir.

7. 3194 sayılı İmar Kanunun “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı

10 uncu maddesinde; “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay

içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.

İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.”

7.1. 3194 sayılı Kanunun, Mülga “İmar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler” başlıklı 13 üncü maddesinde; “ İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir. Birinci fıkrada yazılı yerlerin kamulaştırma yapılmadan önce plan değişikliği ile kamulaştırmayı gerektirmeyen bir maksada ayrılması halinde ise durdurma tarihinden itibaren geçen sürenin emlak vergisini mal sahibi öder.

Onaylanmış imar planlarında, birinci fıkrada yazılı yerlerdeki arsa ve arazilerin, bu

Kanunda öngörülen düzenleme ortaklık payı oranı üzerindeki miktarlarının mal sahiplerince ilgili idarelere bedelsiz olarak terk edilmesi halinde bu terk işlemlerinden ayrıca emlak alım ve satım vergisi alınmaz.” (10/07/2019 tarihli ve 30827 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan,

7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 7

nci maddesiyle başlığı ile birlikte değiştirilmeden önceki hali)

8. Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmeliğin 2 nci maddesinde; ”İmar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır.

8.1. Bu hallerde kısıtlı olarak vergileme, imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yıl başından itibaren yapılır. Kısıtlama, ilgili arsa veya binanın bulunduğu alan imar programına alınıncaya (imar programının kesinleştiği tarihe) kadar devam eder.

8.2. Arsanın imar planında kısıtlılığı gerektiren amaçlara tahsis edildiğinin bu yönetmeliğin 5 inci maddesindeki bildirim mecburiyeti hükümlerine göre tespit edilmemiş olması halinde, arsa veya bina sahibi tarafından yazılı müracaatta bulunularak kısıtlamayı koyan idareden alınacak kısıtlılık durumunu gösteren belge verginin tarhına yetkili daireye ibraz edildiğinde kısıtlılık aynı esaslar dairesinde uygulanır.”

8.3. Aynı Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde, “İmar planlarında bulunup da imar programına dahil olmaması nedeniyle üzerinde muvakkat inşaat yapılmasına izin verilen ve tapuya bu konuda şerh konulan arsaların da tasarrufu, muvakkat inşaata şumulü olmamak kaydı ile kısıtlanmış kabul edilir. Ancak, kısıtlama, imar tatbikatı yapılsın yapılmasın, tapuya verilen şerh tarihinden itibaren on yıldan fazla olamaz. Bu halde inşa edilen muvakkat binanın vergisi bina değeri üzerinden alınmakla beraber, arsa için kısıtlı vergileme, tapuya verilen şerh tarihini izleyen yılın başından itibaren yapılır ve süre buna göre hesaplanır.” hüküm ve açıklamalara yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden

10. Uyuşmazlık konusu; şikâyetçi, Bursa İli, Osmangazi İlçesi, … Mahallesi … ada … parsel sayılı taşınmaz hakkında 2003 yılından belediye meclisinin aldığı kararla kentsel dönüşüm planında park, okul, cami, yol gözüktüğünü, buna göre kamulaştırma yapılması gerekirken

2019 yılına gelinmesine rağmen kamulaştırmanın yapılmadığını bu nedenle emlak vergisinden

muaf olması gerektiğini iddia ederek adına tahakkuk eden emlak vergisi tutarının faiziyle birlikte tarafına iade edilmesi talebine ilişkindir.

11. 3194 sayılı İmar Kanununun 10 uncu maddesinde; belediyelerin imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlayacakları; aynı Kanunun, 10/07/2019 tarihli ve 30827 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair

Kanun’un 7 nci maddesiyle başlığı ile birlikte değiştirilmeden önceki 13 üncü maddesinde; resmi yapılara, tesislere ve okul, cami yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılan alanlarda inşaata ve mevcut bina varsa esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği, ancak imar programına alınıncaya kadar mevcut kullanma şeklinin devam edeceği, imar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödemesinin durdurulacağı, kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisinin, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödeneceği hükme bağlanmıştır.

12. Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmeliğin 2 nci maddesinde; imar planında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufunun kısıtlanmış sayılacağı bu hallerde kısıtlı vergilemenin, imar planının kesinleştiği tarihi izleyen yılbaşından itibaren başlayacağı, kısıtlamanın ilgili arsa veya binanın bulunduğu alanın imar programına alınıncaya kadar devam edeceği, anılan yönetmeliğin 3 üncü maddesinde imar planlarında bulunup da imar programına dahil olmaması nedeniyle üzerinde muvakkat inşaat yapılmasına izin verilen ve tapuya bu konuda şerh konulan arsaların da tasarrufunun muvakkat inşaatı şumulü olmamak kaydıyla sınırlanmış kabul edileceği öngörülmüştür.

13. Anılan hükümlerin değerlendirilmesinden imar planına alınan yerlerin tasarrufu kısıtlı yerlerden sayılacağı, imar programına alınan yerlerin kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödemesinin durdurulacağı, kamulaştırma yapılınca, durdurma ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek emlak vergilerinin kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödeneceği, ancak imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarının hazırlanması gerektiğinin kurala bağlandığı, bu hükümlerle kanun koyucunun taşınmaz sahiplerinin haklarının sürüncemede bırakılan imar planlarıyla zarara uğramasının önüne geçmeyi ve özel mülk statüsünden çıkması planlanan ve bu niteliği itibarıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar için haksız mali yükümlülüklerin devamına engel olmayı amaçladığı, bu nedenle imar planına alınan yerler için, plan tarihinden itibaren en geç üç ay içinde imar programının hazırlanması gerektiğini öngördüğü anlaşılmaktadır.

14. İncelenmekte olunan şikayete konu olaya emsal teşkil eden Danıştay Dokuzuncu Daire

Başkanlığının 16/09/2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan E. 2007/1783, K. 2007/2143 sayılı kararında; “… Olayda, imar planına alınmakla birlikte henüz imar programına alınmayan davacılara ait taşınmaz için planda olduğu döneme ilişkin olmak üzere 2001-2005 yıllarında ödenen emlak vergisinin iadesine yönelik düzeltme ve şikayet başvurusunun, taşınmazların henüz imar programına alınan yerlerden olmadığı gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.

14.1. Bu durumda imar planına alınan ve yasa uyarınca plana alındığı tarihten itibaren en geç üç ay içerisinde imar programına alınması gereken söz konusu taşınmazın, süresinde imar programına alınmamış olması emlak vergisi ödemesinin durmasına engel teşkil etmeyeceğinden ve tahsil edilen dava konusu emlak vergilerinin, Vergi Usul Kanununu 118. ve devamı maddelerinde hükme bağlanan vergi hataları kapsamı içinde değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekeceğinden, yukarıda açıklanan gerekçe ile aksi yönde verilen Bölge

İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

14.2. Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcısı tarafından yapılan temyiz isteminin kabulüne ve İzmir Bölge İdare Mahkemesinin 1.11.2006 tarih ve E:2006/2196, K:2006/3680 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. maddesi uyarınca Kanun yararına ve hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulmasına, kararın bir örneğinin Maliye Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığı’na gönderilmesine ve Resmî Gazete’de yayımlanmasına 31.5.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.” yönünde karar verilmiştir.

15. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51 nci maddesinde, “İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden

Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir. 2. Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz. 3. Bozma kararının bir örneği ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmi Gazete’de yayımlanır.” hükmüne yer verilmiş olup, bu kapsamda söz konusu kararların ilgili bakanlığa gönderilmesi ve Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla, kanunları yorumlaması ve yargı mercileri arasında içtihat birliğini sağlanmasının yanı sıra verilen kararların emsal teşkil ederek uygulama birliği sağlanmasının amaçlandığı değerlendirilmiştir.

16. Dosya münderecatı kapsamında; şikayetçinin mezkur taşınmaz hakkındaki iddia ve talebine ilişkin olarak; Osmangazi Belediye Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda; “Söz konusu … Mahallesi … ada, … parsel sayılı taşınmaz 15.06.2017 tarih ve … sayılı karar ile onaylanan İstanbul Yolu Uygulama İmar Planı kapsamında kısmen ilkokul, kısmen imar yolu, kısmen park alanı, kısmen 20 kat yükseklikte konut alanı ve kısmen de 12 kat yükseklikte konut alanında kalmakta olup Belediyemiz 2016-2020 yılları arasındaki 5 yıllık imar programında bulunmadığı görülmüştür”, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda “… Ancak Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığının 20.03.2019 tarih ve … sayılı yazısında söz konusu parselin 5 yıllık kamulaştırma programında yer almadığı belirtilmektedir.” açıklamalarına yer verildiği tespit edilmiştir.

17. Somut olayda, ilgili idarelerin yukarıda yer verilen açıklamaları ile birlikte Danıştay

Dokuzuncu Daire Başkanlığının 2007/1783, K. 2007/2143 sayılı kararı birlikte dikkate alındığında; şikayete konu taşınmazın bulunduğu bölgenin imar planı kapsamında olmasına karşın imar programında bulunmaması hususunun, 3194 sayılı Kanunun Mülga 13 üncü maddesinde yer verilen “ İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur.” hükmü kapsamında ilgili dönemlere ilişkin emlak vergisin durmasına engel teşkil etmeyeceği tespit edilmiştir.

18. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, Danıştay içtihadı, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mezkur taşınmaz hakkında ilgili dönemlerde ‘emlak vergisi ödenmesinin durdurulması’ gerekirken, şikayetçinin bu yöndeki talebinin reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka ve hakkaniyet ilkelerine uygunluk tespit edilememiş, bu nedenle şikayetçiden ilgili dönemlerde tahsil edilen emlak vergilerine ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuran tarafından şikayet konusu hakkında Kurumumuza yapılan başvurunun incelenmesi amacıyla ilgili idarelerden istenilen cevabi yazının Kurumumuza süresi içinde gönderildiği bu bağlamda makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranıldığı değerlendirilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu “Tavsiye Kararı”nın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Bursa

Vergi Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN KABULÜNE;

Mezkur taşınmaz hakkında ilgili dönemlerde ‘emlak vergisi ödenmesinin durdurulması’ gerekirken, şikayetçinin bu yöndeki talebinin reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka ve hakkaniyet ilkelerine uygunluk tespit edilememiş, bu nedenle şikayetçiden ilgili dönemlerde tahsil edilen emlak vergilerine ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması için OSMANGAZİ BELEDİYE

BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve OSMANGAZİ BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Osmangazi Belediye

Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi