|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın konusuz kaldığına karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise, imar uygulamaları sonucunda davalı idarenin taşınmaz üzerinde hukuken ya da fiilen el atmadığını belirterek, davanın konusuz kaldığına hükmetmiştir. Bu durum, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince, davanın esastan reddine yol açmıştır.
Davalı idare vekilinin temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay, ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmında düzeltme yapılması gerektiğine karar vermiştir. İlgili mevzuat uyarınca, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle, temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Sonuç olarak, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden yapılan değerlendirmeler, hukuki çerçevede yerinde bulunmuştur. |
5. Hukuk Dairesi 2024/3714 E. , 2024/9960 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/877 Esas, 2024/324 Karar
DAVA TARİHİ : 10.01.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/147 Esas, 2023/86 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili, Odunpazarı ilçesi, Gökmeydan Mahallesi, 13480 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı … Belediyesince, yol yapılarak fiilen el atıldığını, bu bölüm için Adli Yargı yerinde açtığı dava sonunda taşınmaz bedeline hak kazandığını ve taşınmazın geri kalan bölümüne fiilen el atılmasa bile mevcut imar planında park olduğundan yapılan ifraz sonucunda taşınmazın bedeli ödenmeyen ve hukuken el atılan kısmının 13480 ada 3 parsel olarak tapuya tescil edildiğinden, bu bölümün bedelinin idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine karar verilmemesi, vekâlet ücretine hükmedilecekse de maktu vekâlet ücretine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan imar uygulaması sonunda oluşan parsellere davalı idarece hukuken ya da fiilen el atılmadığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı dava açmakta haklı olduğundan davacı lehine yargılama gideri ve ıslah edilen bedel üzerinden nispi vekâlet ücretine karar verilmesinde karar usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 269 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3. 2942 sayılı Kanun’un Ek Madde 1 ve Ek Madde 4’ün üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yargılama sırasında dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan imar uygulaması sonucunda oluşan parsellere davalı idarece hukuken ya da fiilen el atılmadığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
4. Dava konusu taşınmazın, imar planında park ve yol olması sebebiyle eldeki davanın açıldığı ve yargılama sırasında yapılan imar uygulaması sonrası davanın konusuz kaldığı gözetildiğinde 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’na eklenen Ek Madde 4’ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3) İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin 4 üncü paragrafından “77.870,40 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “17.900.00 TL maktu” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.