onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ve tahsili konusundaki hukuki uyuşmazlıkları ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak bu karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılmıştır. Mahkeme, taşınmazın değeri ile ilgili bilirkişi raporunu dikkate alarak, bedelin yüksek hesaplandığı yönündeki itirazları reddetmiştir. Ancak, mahkemece yapılan incelemenin eksik olduğu ve taşınmazın geçmişi ile paydaşların durumu hakkında yeterli araştırma yapılmadığı belirtilmiştir.

Yargıtay, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca, taşınmazın ilk malikinden itibaren tüm tedavüllerin incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, taşınmaz üzerindeki fiili kullanımın ve paydaşların durumunun netleştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Bu durum, taşınmazın hukuki durumunun ve bedelinin belirlenmesinde daha kapsamlı bir inceleme yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/2967 E.  ,  2024/10294 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2564 Esas, 2023/2533 Karar
    DAVA TARİHİ : 02.03.2017
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/599 Esas, 2022/189 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, …, Karacaoğlan Mahallesi 843 ada 327 parsel sayılı taşınmazın üzerinden sokak ve cadde geçirilmek suretiyle taşınmaza fiili olarak davalı idareler tarafından el atıldığından tazminat bedelinin tahsilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Davalı … Belediyesi Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun usul ve esasa uygun olmadığını, bedelin çok yüksek belirlendiğini, emsal taşınmazın uygun olmadığını, dava konusu taşınmaz hisseli taşınmaz olduğundan ve tüm malikler davaya dahil olmadığından ve Mahkeme kararında yer alan “belediyemiz adına tesciline ve yol olarak terkinine ” ibaresine göre yerel mahkeme kararının infazı mümkün olmadığından kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
    2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ilk maliki Mustafa Ertay tarafından 1980’li yıllardan itibaren fiili parselasyon yapılarak satıldığını, İrfan Erbağcı yapılan bu muvazaalı satıştan sonra 2012 yılında Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/187 Esas sayılı dosyası ile aynı mahiyette bir dava açtığını ve muvazaalı durumun anlaşılması nedeniyle davasını müracaata bıraktığını, daha sonra da takip edilmediğini, dava konusu taşınmaz yine muvazaalı olarak davacılardan …’ya devredildiğini, … tarafından da taşınmazın bir kısmını diğer davacı …’a devredildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda tüm yapılaşma ve yollar (ara yollar ve ana arter yollar) tamamlandıktan 30 yıl kadar sonra işbu davayı açabilmek için muvazaalı satışlar yapıldığını, Şehitkamil Belediye Başkanlığının dava konusu taşınmazda olan hissesinin dikkate alınmadığını, bedelin yüksek hesaplandığını belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, dava konusu taşınmazın metrekare değeri 630,00 TL olarak hesaplanmasında, herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davalı … Belediyesi Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı lehine fazla vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ve bedelin sorumlu idareden tahsiline ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinini birinci fıkrası ve 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
    4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun’un) 35 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idareler vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    3. 2942 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uyarınca, imar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, … saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerle özel parselasyon sonunda malikinin muvafakatı ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler hakkında eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve karşılığı da istenemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
    4.Buna göre davalı idare tarafından da fiili parselasyon olduğu iddia edildiğnden; mahkemece, dava konusu taşınmazın ilk tesis tarihinden itibaren tüm tedavülleri getirtilerek, taşınmazın ilk malikinden itibaren hisseli satışlara konu edilip edilmediği belirlendikten sonra taşınmaz başında keşif yapılıp diğer paydaşlar da dinlenmek suretiyle taşınmazda maliklerin müstakilen kullandıkları yerler olup olmadığı, fiili taksim yapılıp yapılmadığı fiili kullanım nedeniyle halihazırdaki yolların hisseli satışlar sonrası yol olarak bırakılıp bırakılmadığı ve 2942 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Davalı idareler vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2. Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davalı idarelerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.