|
ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan bir taşınmazın bedelinin tahsili ile ilgilidir. Davacı, taşınmazın kendisine ait olduğunu ve davalı idarenin yol yapımı nedeniyle kamulaştırmasız el koyduğunu iddia ederek, daha önceki davada belirlenen tazminat tutarının fazlasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vererek, saklı tutulan ek tazminatın tahsilini hükme bağlamıştır.
Davalı idare ise, taşınmaza el atmanın varlığını ve el atma tarihini tartışarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, ilk davada belirlenen tazminatın kesinleştiğini ve mevcut davanın ek tazminat talebi olduğunu belirterek, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, tarafların iddialarını ve delillerini değerlendirerek, önceki davada kesinleşen tazminat tutarının esas alınmasının yerinde olduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, temyiz itirazları reddedilerek, kararın usul ve kanuna uygun olduğu sonucuna varılmıştır. |
5. Hukuk Dairesi 2024/4426 E. , 2024/10517 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1513 Esas, 2024/434 Karar
DAVA TARİHİ : 16.02.2022
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/45 Esas, 2022/186 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu olan Bursa ili, …, Geçit Mahallesi, 6340 ada 3 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, dava konusu taşınmaza davalı idarece yol yapılmak suretiyle el atılması sonucu kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat davasının, Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/225 Esas, 2020/153 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle ödenmesi gereken tazminat tutarının 942.532,24 TL olduğu tespit edilerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak üzere 10.000,00 TL tazminat bedelinin hüküm altına alındığını ve bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi ile Yargıtay’ın denetiminden geçerek onandığını ve kesinleştiğini bu nedenle ek tazminat bedeli olan 932.532.24 TL’nin ilk dava tarihi olan 12.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle taşınmaza el atma olup olmadığının, varsa hangi idare tarafından el atıldığının ve el atma tarihinin tespiti ile müvekkili Belediye hakkındaki davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, idari yargının görev alanı içinde olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile ilk davada saklı tutulan bedelin ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, bölge itibari ile serbest alım satım değerlerinin bilirkişilerce belirlenen bedelin çok üstünde olduğunu, talepleri doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hatalı karar verildiğini, taşınmaza belediye tarafından el atıldığı yönünde hiçbir delil bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;dava konusu taşınmazla ilgili iş bu dosyanın tarafları arasında görülen Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/225 Esas, 2020/153 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde davanın kabulü ile 10.000 TL tazminata hükmedildiği, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/5216 Esas, 2022/283 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmakta olup,eldeki dava; incelenen dosya kapsamında bilirkişi heyetince belirlenen tazminattan bakiye kalan kısım için ek dava mahiyetinde açılmış olup İlk Derece Mahkemesince kesinleşen dosyaya göre bakiye bedele hükmedilmesinin isabetli olduğu belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan kısmın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna; ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2022 tarihli ve 2020/4-58 Esas, 2022/429 Karar sayılı ilâmı:“ …kısmi davada kesinleşen hükme esas alınan rapor tümüyle inceleme ve itiraz konusu yapılıp, tüm yargısal denetim yollarından geçerek toplam alacak miktarını ortaya koyacak şekilde kesinleşmiş ve taraflar yönünden yargısal denetim yolları tüketilerek usûlü kazanılmış haklar gerçekleşmişse kesin delil olarak değerlendirilmesi gerekeceği de ortadadır.“
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere kararın dayandığı gerekçelere göre; taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada tespit edilen bedel esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.
3 Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usûl ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı … Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.