onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vererek, taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsil edilmesine hükmetmiştir. Davalı idare vekili, bu karara itiraz ederek, el atmanın söz konusu olmadığını ve tazminat koşullarının oluşmadığını savunmuştur. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını usul ve esas yönünden kanuna uygun bulmuş ve istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Yargıtay, davacı vekilinin istinaf başvurusuna karşı temyiz hakkının bulunmadığına karar vermiştir. Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesi ise kabul edilmiştir. Mahkeme, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca emsal karşılaştırması yaparak taşınmazın değerinin belirlenmesini ve bedelin tahsilini uygun bulmuştur. Sonuç olarak, davacı vekilinin temyiz istemi reddedilirken, davalı idare vekilinin temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

5. Hukuk Dairesi         2024/4649 E.  ,  2024/9962 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/1518 Esas, 2024/616 Karar
    DAVA TARİHİ : 21.01.2022
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/39 Esas, 2023/32 Karar

    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
    Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
    Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davalı idare vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı idarenin istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacı vekilinin, istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır.
    Bu nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
    Davalı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Yuva Mahallesinde bulunan 43206 ada 1 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissesi bulunduğunu, dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atıldığını belirterek, belirlenecek kamulaştırmasız el atma tazminatının faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; arsa üzerinde bakanlıklarına ait tesis bulunmadığından kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, okul arsasındaki şahıs hisselerinde kamulaştırma işlemine başlanılmamış olup bedel ödenmediğini, fiilen el atmanın olmadığını, davanın usul yönünden reddine, usule ilişkin itirazlarının kabul edilmediği takdirde davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin Hazineye ve imar planlarını yapan belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, fiilen el atmanın söz konusu olmadığını, tazminat koşullarının oluşmadığını, uzlaşma gerektiğini, bedelin fazla olduğunu, yeterli emsal incelenmediğini, faizde ıslah tarihinin gözetilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Yuva Mahallesinde bulunan 43206 ada 1 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılmak suretiyle belirlenen bedelin davalı … Bakanlığından tahsiline dair mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “… Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu’nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına …” karar verilmiştir.
    4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Dava konusu Ankara ili, …. ilçesi, … Mahallesinde bulunan 43206 ada 1 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi, belirlenen bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
    3. Dava konusu taşınmaz 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ilköğretim alanında kaldığından bedeline hükmedilmiş olup, Dairemizin 2023/4854 Esas, 2023/10014 Karar sayılı dosyası ile onanmak sureti ile denetimden geçen, dava dışı hissedar tarafından açılan kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat bedelinin tahsili dosyası ile davalı idarenin dava konusu taşınmazda paydaş olduğu gözetildiğinde, Dairemizin yerleşik içtihatları gereği taşınmazda fiili el atma olgusunun varlığı kabul edildiğinden, davacı taraf lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.
    4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    A. Davacı Vekilinin Temyizi Yönünden;
    Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

    B. Davalı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden;
    Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.